Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Barış Erkaya
HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ
berkaya@haberturk.com

Türkiye yüzde 100 yerli yapım bir otomobil markasını yaratmayı halen tartışıyor. Hatta bunun için yüzde 100 yerli uçak üretimi başlangıç noktası olarak değerlendirmeye alanlar bile var.
Başlangıçta ne alaka diye sorabilirsiniz. Ama Japonların Subaru hikayesini okuyunca insanı bir heyecan da almıyor değil.

Japon Fuji Heavy Industries, aslında 1917 yılında Nakajima Hava Araştırmaları Laboratuarları adıyla kuruldu. Japonya’ya savaş uçağı geliştirmek için kurulan şirket sıcak savaş döneminin bitmesinin ve Japonların silah üretiminin yasaklanmasının ardından 1950 yılında tam 12 ayrı parçaya bölündü. Bu parçalardan biri de ilk ürettiği otomobil Subaru 1500 olan ama özellikle performans otomobili meraklılarının gönlüne Impreza efsanesiyle taht kurmuş olan Subaru’ydu.



Subaru’nun 1500 modeliyle başlayan yüzde 100 Japon yerli otomobil macerası bugün giderek çeşitlenen ve her segmentte iddialı yeni modellerle boyut kazanıyor. Sürekli geliştirdiği motor teknolojisi ise kendi segmentinde sonuna kadar iddialı modelleri dünya piyasalarına hükmediyor.

İşte bunlardan biri. Subaru Forester 2.0 XT CV modelini test ettiğimiz Subaru Forester için yapılabilecek en iyi tanımlama sanırım “çift kişilikli” bir otomobil olacaktır.

Üst segment özelliklere sahip bir crossover SUV olarak pazara sürülen Forester, aslında arazi aracı olarak satın aldıysanız size ilk şoku “X” modunda yaşatıyor. Subaru’nun yeni AWD kontrol sistemi olan “X Mode” özellikle arazide ve ıslak zeminlerde Subaru Forester’ın güvenilirlik ve sağlamlık özelliğini ön plana çıkartıyor. Forester’ın 4 çekerinin 4’ü de arazide çok güçlü bir şekilde hissediliyor.

Subaru’lara özel Boxer motoruyla tam anlamıyla çok güçlü bir dağ keçisine dönüşen Forester, yağmur ve çamurun içinden çıktığında ise bir anda lineartronic şanzımanıyla biraz önceki dağ keçisi karakterinden sıyrılarak performans otomobillerini anımsatan iri gövdeli bir spor otomobile dönüşüyor.
İşte Subaru’nun çift karakteri bundan kaynaklanıyor.
Japon mühendislerin 2013 yılında tamamen bir yenilik olarak getirdiği düşük yakıt tüketimi ise yıllardır Subaru otomobillere yöneltilen en büyük eleştirilerin önünü almış gibi.



Bizim test süremizde özellikle İstanbul’un yoğun trafiğinin yaşandığı günlerde ortalama  11.6 litrelik yakıt tüketimi gösteren Subaru’nun yol bilgisayarı, özellikle trafiksiz şehirlerarası yolda ise bu rakamı 6.7 litreye kadar düşürdü. Yani 100 km’de 8.5 litrelik bir ortalama yakıt tüketimi, bu motor hacmine ve bu ağırlığa, aracın hızlı özellikleri de eklendiğinde hiç de hafife alınacak bir rakam değil. Yüksek performanslı bir SUV için bu rakamlar özellikle de İstanbul gibi trafiğin artık rutinleştiği bir şehirde oldukça tatmin edici kabul edilebilir.

O’dan 100 km’ye 10 saniyeden kısa bir sürede ulaşan Subaru Forester’ın en çarpıcı özelliği ise düşük devirlerde ortaya çıkıyor. Genellikle yeni nesil motorların belli bir devrin üzerinde yükselen torku, Subaru Forester’da biraz aceleci davranmış gibi. Sanki şehir trafiğinde bulunan ilk hız mesafesini sürücüsüne değerlendirtmek istermiş gibi dizayn edilen yeni nesil Subaru, düşük devirde sarsıcı bir torka ulaşarak özellikle kalkıştan hemen sonra aracı bir performans otomobiline dönüştürüyor.

Direkt enjeksiyonlu turbo motor teknolojisinin düşük motor hızında da güçlü tepki yaratan özelliği Subaru Forester'ın yine önceki modellerindeki gibi vazgeçilmezlerinden biri.

Fakat Subaru'nun teknik özelliklerinin dışında özellikle kabin konforuyla ilgili söylenecek oldukça fazla şey var.
Bir defa herşeyden önce kabine girdiğinizde bir derinlik ve genişlik izlenimi verilmeye çalışılmış. Kullanılan malzemelerden panelin dizaynına veya sürücü için görüş açısına kadar tüm tasarım mühendisliği, bu izlenimi yaratmak üzerine kurgulanmış.
Yani aslında özeti, sürücü veya yolcu aracın içine girdiğinde ruhunu daratlmayacak bir dizayn yaratılması hedeflenmiş. Başarılı olunmuş mu derseniz, yanıt evet.

Bilhassa kabinde koltuk pozisyonları da bir önceki modele göre arka koltukta oturanlar için daha iyi bir görüş açısı sunar hale getirilmiş.

Ön konsolda ise 2013'ten sonra tüm otomobil markalarının atılım gerçekleştirdiği yüksek fonksiyonellik özellikleri Forester'a da yansımış. Ön camın üst kısmına yerleştirilen sensörler sayesinde yolculuk sırasında yolu tarayan ve tehlikeleri uyaran sistem çarpıcı özelliklerden biri.

Forester'ın dış dizaynında en çok dikkat çeken farklılık ise hatların daha da yuvarlaklaşması.

Şimdi gelelim Forester'ın eleştirilen taraflarına.

Eğer evladiyelik kullanım bir SUV almayı planlıyorsanız emsalleriyle yarışacak hatta daha üstün özellikleri bile bulunan bir SUV var karşınızda.

Fakat "aracı alayım, değeri düşmeden de satayım, yüksek vergisi de olmasın" diyenler için aynen rakibi marka ve modellerde olduğu gibi Forester da doğru bir tercih değil.
Bugüne kadar Subaru Forester'a en fazla getirilen eleştirilerden biri olan yüksek yakıt tüketimi ve çevre düşmanı motor konusundaki soru işaretleri 2014 verisyonunda oldukça önemli bir gelişme kaydetmiş durumda.
Sonuç olarak eğer off-road'ta tüm ihtiyacı fazlasıyla karşılayan, otobanda ise spor otomobil modunda kullanılacak bir SUV'sa sözkonusu Subaru Forester'la bu segmente büyük bir rekabet getirmiş durumda.