Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

ALTIN SAÇLI KIZ

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, padişahların yaşadığı çok eski zamanlarda, güzel bir bahçenin ortasındaki beyaz evde, saçları altın sarısı renginde güzeller güzeli Bella adında bir genç kız annesi ile birlikte yaşıyormuş. Annesi, Bella’nın saçlarını babannesinden kalma kemik tarak ile her sabah bıkmadan, usanmadan saatlerce tararmış.

Tarağın dişleri arasında kalan ve dökülen saçlarını tek tek toplar, bir mendilin içine koyar ve saklarmış. Beyaz evlerinin olduğu bahçedeki çiçekler mis gibi kokar, herkes onlara hayranlıkla bakarmış. Genç kızın annesi çiçeklerle her gün ilgilenir, onları sular ve onlara sevgisini gösteren sözler söylermiş. Çiçeklerle uğraşmak o kadarda kolay değilmiş. İlgi göstermez ve bakılmazlarsa hemen boyunlarını büker, küserlermiş.

Genç kızın annesiher gün karanlık çöktüğünde, çiçeklerin içerisinden birinin üzerine, genç kızın sarı saçlarından bir tel koyar ertesi sabahta o çiçek onlara bir altın verirmiş. Bu anne ve kızın arasında bir sırmış. Böylelikle kimseye muhtaç olmadan yaşayıp gidiyorlarmış.

Günlerden bir gün, evlerinin köşesinde tesadüfen duran kadının biri, genç kızın annesini çiçekten altın alırken görmüş. Hayretler içerisinde kalarak:

"Gördüklerim doğrumu acaba!?" demiş. Birkaç gün üst üste aynı saatte evin köşesinden gelip bakmış ki gerçekten de çiçek altın veriyormuş. Bu işin sırrını öğrenmek için hemen plan yapmış. Üzerine eski, yırtık ve kirli bir elbise giyerek Bella ve annesinin yaşadığı eve gelmiş. Kapıyı çalmış. Genç kızın annesi kapıyı açtığında:

"Çok zor durumdayım, kalacak bir evim yiyecek hiç bir şeyim yok. Birkaç gün sizde kalabilir miyim?" demiş ve oracıkta yere yığılmış. Kadının bu halini gören Bella ve annesi haline çok acıyıp onu eve almışlar. Kadın gözlerini açtığında bir bardak su istemiş. Bella’nın getirdiği suyu içtikten sonra:

"Sizi korkuttum galiba ama karnım o kadar açtı ki daha fazla dayanamadım bayıldım" demiş. Genç kız ve annesi hemen kadına çorba yapıp bir güzel karnını doyurmuşlar. Kadın karnı doyduktan sonra ellerini açıp onlara dualar etmiş.

Kadının bu halini görünce Bella ve annesi çok üzülmüşler ve kadına evlerinde istediği kadar kalabileceğini söylemişler.

Kadın içinden gülmüş, planı istediği gibi gidiyormuş.

"Olur kalırım" demiş. Ve artık birlikte yaşamaya başlamışlar. Aradan günler, haftalar geçmiş. Kötü niyetli kadın artık kendisini iyice sevdirmiş. Artık her gün Bella’nın saçlarını kendisi tarıyor kimseye göstermeden de dökülen saçlarından bir kısmını saklıyormuş. Gece çiçeklerin üzerine kimseden habersiz aldığı saç tellerini koyup sabah olduğunda gidip altınları alıyormuş.

Bu böyle haftalarca devam etmiş. Artık kadın bu durumdan sıkılmaya, ona zor gelmeye başlamış. Bir gece Bella uyurken makası eline almış ve bütün saçlarını kesivermiş. İşte o an kestiği bütün saçlar birer yılan olup kadının üzerine saldırmış. Bella uyanıp "Durun!" demese yılanlar oracıkta kadını zehirleyeceklermiş. Kadın korkudan konuşamıyor, oradan oraya koşturup duruyormuş. Birden can havliyle evin kapısını açmış ve arkasına bile bakmadan uzaklaşmış.Öyle ki haftalarca sakladığı altınları yanına almak bile aklına gelmemiş.

Kötü kalpli kadın, açgözlü olmanın, yalan söylemenin, kötü düşüncelere sahip olmanın cezasını böylelikle çekmiş olmuş. Bella ve annesi de yabancılara gözü kapalı güvenmemeleri gerektiğinin , bazen her şeyin göründüğü gibi olmadığının ve her zaman tedbirli olmak gerektiğini öğrenmişler.

Zamanla Bella’nın saçları tekrar uzamış, güzel çiçeklerin olduğu beyaz evlerinde annesi ile birlikte uzuuuuun yıllar mutlu olarak yaşamışlar..

Onlar ermiş muratlarına, biz çıkalım tahtına, güller döşeyelim onların yollarına, gökten üç nar düştü, biri benim, biri bu masalı okuyanın, biri de tüm dinleyenlerin başına..

Hoşçakalın çocuklar..

ÖNEMLİ NOT:

Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar (Koruncuk) Vakfı yararına düzenlenen ve Deniz Şen koordinatörlüğünde gerçekleştirilen “Yıldızlardan Masallar" projesine sinema ve sanat camiasından birçok ünlü isim okudukları masallarla destek veriyor. “Yıldızlardan Masallar” kanal adıyla Youtube’da yayınlanan masallardan elde edilen gelirler de yine Koruncak Vakfı’na bağışlanıyor.