Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
Esra Boğazlıyan

Birkaç gün önce, İstanbul Emirgan sahilinde yaşanan kepazeliği gündeme taşımıştım. Boğaz’ın en güzel noktasına, Emirgan’a hakim olan curcuna akıl alır gibi değil. Sarıyer Belediyesi’nin denize girilmesi için platform ve merdiven yapmasının ardından yürüme yolu plaja dönmüş halde. Sahilde bırakın yürümeyi kıpırdayacak yer yok. İç çamaşırıyla denize girenler, betonun üstünde sere serpe güneşlenenler bir yana sahile çekilen arabalardan ve motosikletlerden yükselen bangır bangır müzik, şarkılar türküler de cabası. Tabii bir de masa kurup gece yarılarına kadar içki içen, sarhoş olup taşkınlık yapanlar, kavga çıkaranlar var ki güzelim Emirgan’ı tımarhaneye çeviriyorlar.

Sahil yolu zapt edilmiş halde, hem yoldan geçenler hem çevre sakinleri rahatsız ne var ki belediyenin umurunda değil. Anladık bu görüntü kirliliğine, gürültüye patırtıya karşı duyarsızsınız da burada birinin canı yandığında bunun vebalini nasıl ödeyeceksiniz? Sahile denize girilmesi için merdiven koyan belediye güvenlik önlemlerini neden almıyor? Oraya merdiveni koyduğunuz andan itibaren çoluğun çocuğun akıntının yoğun olduğu Boğaz’da denize gireceği aşikar ki nitekim öyle oluyor. Yüzme bilen de bilmeyen de kendini Boğaz’ın sularına bırakıyor. Gerisi Allah’a kalmış! Can kurtaran yok! Birisi akıntıya kapılsa kim kurtaracak!

Üstelik çoluk çocuk genç yaşlı demeden onlarca kişi aynı anda denize atlıyor, kontrolsüz bir şekilde Boğaz’da yüzüyorlar. Tekneler, motorlar o güzergâhta vızır vızır. Ya bu çocukların üzerinden bir motor geçse bunun hesabını kim verecek! Boğaz’ın en tehlikeli noktasında yüzülsün diye platform ve merdiven koyan Sarıyer Belediyesi acaba bu sorularıma yanıt verebilir mi, bir zahmet!