Eskiden her yıl 11 gün eksikti ve 13 ay vardı! Zamanı gökyüzünde aramak: İlk takvim neden ayla ölçülüyordu?
Binlerce yıl önce, kol saatleri veya dijital ekranlar yokken, atalarımız zamanı takip etmek için başlarını yukarı kaldırmak zorundaydı. Karanlık gökyüzünde her gece şekil değiştiren Ay, insanlığın zamanı dilimlere ayırma konusundaki ilk ve en sadık rehberi oldu. Peki, Güneş gibi istikrarlı bir kaynak varken neden ilk takvimler Ay'ın hareketlerine göre düzenlendi?
ABONE OLMedeniyetin şafağında zamanı ölçmek, sadece günleri saymak değil, hayatta kalmak demekti. Hasat zamanını kestirmek ve mevsim döngülerini anlamak isteyen eski toplumlar, karmaşık matematiksel hesaplar yerine gökyüzündeki en belirgin değişimi, yani Ay'ı referans aldı. İşte insanlığın zamanla olan mücadelesi ve ilk takvimin ortaya çıkış hikayesinin detayları!
İnsanlık tarihi boyunca zamanı kontrol etme arzusu, medeniyetlerin en büyük itici güçlerinden biri olmuştur. Bugün kullandığımız takvimlerin temelleri atılırken, gökyüzündeki en parlak nesne olan Güneş yerine Ay'ın tercih edilmesi ilk bakışta şaşırtıcı görünebilir. Ancak antik dünyanın şartlarına bakıldığında, bu tercihin son derece pratik ve kaçınılmaz nedenleri bulunuyor.
İlk insanların zamanı ölçmek için Ay'ı seçmelerinin en temel nedeni, Ay'ın değişimlerinin Güneş'e göre çok daha dramatik ve izlenebilir olmasıydı. Güneş her gün doğup batarak günü belirlese de, yıllık döngüsü içindeki değişimi fark etmek aylar sürer ve ciddi bir gözlem gerektirir.