Fatih Altaylı, Habertürk TV'de Hande Sarıoğlu'nun moderatörlüğünde Serkan Reçber ve Emin Çağlar'ın da yorumlarıyla katıldığı Spor Saati adlı programda açıklamalar yaptı. Fatih Altaylı ve Serkan Reçber'in yorumları şöyle:

MHK'NİN VAR AÇIKLAMASI

Serkan Reçber: Bence VAR ilk andan itibaren doğru anlatılmadı. Çok iyi hazırlanılmadan acele bir şekilde ligimize girdi. Gerek hakemlerimizin eğitimleri gerek teknisyenlerin çizgi çekmeleri, kamera açılarına bir takım statların uygun olmayışı gibi nedenlerle hazır olunmadan başlatıldığını düşünüyorum. İlave olarak futbolumuzu yöneten, özellikle teknik direktör ve futbolcuların, VAR'ın ne zaman devreye girmesi gerektiğini bilmediğini düşünüyorum. Bir taç oluyor, VAR niye devreye girmedi deniyor. Hakemlerimiz de yanlış kullandı, gitmemeleri gereken pozisyonlara gittiler, gitmeleri gerekenlerde gitmediler. Her pozisyonda VAR beklendi. O kadar enteresan algı oluştu ki her düdük sorgulanır hale geldi. Çok faydası olduğuna inandığım VAR sistemi, tartışılır hale geldi. Bu açıklamanın kimseyi tatmin ettiğini düşünmüyorum. İçinde daha donanımlı argümanların olması ve somutlaştırılması gerektiğini düşünüyorum. Kağıtta problem yok, teori ve pratikteki farklılık, en çok eleştirdiğimiz durum. Teori ve pratik arasındaki uyumsuzluk ortada doğan güvensizliği oluşturdu. Bunu ortadan kaldıracak da VAR değil, VAR'ı uygulayanlar. TFF'nin ciddi maliyetle getirdiği sistemi kötü kullanmak ve bunu istikrar haline getirmek de özel bir meziyet ister.

Emin Çağlar: Açıklama beni tatmin etmedi. Sene başından beri konuştuğumuz sözlerdi. Ben de maç maç, futbolcu bazında örnekler verilerek somutlaştırılmasını isterdim. Suat Arslanboğa'nın hakemliğini bitiren pozisyon vardı, Ljajic'le ilgili. Aynısını dün akşam Kayserispor-Fenerbahçe maçında gördük. MHK ya da TFF ya da hangi mecradır bilmiyorum, bununla ilgili karar alınacak mı takipçisi olacağım. Serdar Aziz'in pozisyonuyla ilgili konuşuyorum. Emre Belözoğlu'nunkisi alışık olduğumuz şeylerden biri.

Fatih Altaylı: VAR'ın Türk futboluna hiçbir şey kazandırmayacağını, Türk futbolunun sahtekar hakemlik müessesesi üzerine kurulduğunu, VAR'ın sadece tartışmaların şeklini değiştireceğini başından söylemiştim. Olacak olanları önceden söylüyorum ben. 'Eşek buradan giderse duvara çarpacak' diyorum ve eşek de gidiyor çarpıyor. Eşekte de problem var, eşeği oraya yollayanda da atayanda da problem var. İyi niyet olmadığı için MHK'nin açıklaması, fırıldağa kılıf uydurmak. Fırıldağa kılıf uyduramazsınız. Kimse ahmak, kör, aptal değil. Herkes olan biteni görüyor. MHK olarak güveni sıfır olmuş, TFF olarak yönetim anlayışı herkesçe komedi unsuruna dönüşmüş ve çok kısa süre içerisinde yıpranmış bana sorarsanız Türk spor tarihinin en kötü TFF ile bunun bir yere varması mümkün değil. Bu açıklama 'Evet biz bir sürü rezalete imza atıyoruz ama niye atıyoruz, bir sorun' minvalinde bir açıklama. Dün Fenerbahçe kalecisi, rakip oyuncunun apış arasına dizini dan diye vuruyor. Bunu yüzde 80 görme engelli birisinin bile göreceği vaziyette. Hiçbir şey yok! Hakem görmez tam VAR'ın göreceği bir şey bu. O genç çocuk da belli ki terbiyesini kaleci antrenörü yapılandan almaya başlamış. 21 yaşında bu kadar ahlaki erozyona uğramaması lazım bir sporcunun. Orada bir bozukluk var. Artık Emre'den mi eski kaleciden mi öğreniyor sportmenliği bilmiyorum. Hakem bunu görmüyor peki de VAR nerede? MHK'ye diyorum ki 'Biz aptal değiliz. Milyonlarca izleyici aptal değil. Sen karşındaki akıllı insanları aptal zannediyorsan sana benzemedikleri için aptal olan sensindir. Kimsenin kimseyi aptal yerine koyma hakkı yok. VAR, Türkiye'deki hakemlerin rezilliğini farklı boyuta çevirme mekanizması haline getirildi. İşine geldiği gibi... İşine geldiğinde 10 pozisyon önceden oyunu kesiyor işine gelmezse devam ediyor. Galatasaray maçında bir penaltı pozisyonu oluyor, vermemek için orta sahada yapılan faule geliyor. Hiç itirazım yok, olabilir. Aynı Galatasaray aynı VAR sistemi içerisinde geçen sene Fenerbahçeli futbolcunun faul yaparak aldığı topla gol yiyor, buna hiç kimse bir şey demiyor. Aptal mıyız biz? Bunu yapanlar büyük bir sahtekarlık yapıyor mu? Ama kim hesap soracak? Kim ne diyecek? Gık diyene ceza!

VAR SİSTEMİ DOĞRU KULLANILIYOR MU?

Fatih Altaylı: Fatih Terim'e sarı kart gösterdi hakem dimi... Baksınlar, hangi teknik direktör kaç kez nereye geçmiş! Ayıptır artık! Sahaya giren teknik direktör gördük daha geçen hafta! Fransa Ligi'nde hakem VAR kulübesine tekme atıp devirdi! Futbola bundan daha büyük darbe olan bir şey yok! Futbolda hata olurdu biterdi. Türkiye'de hakemlerin istedikleri takımları yakma mekanizması olarak kullanılıyor. Futbola bir üçkağıt unsuru olarak sokuldu VAR Türkiye'de!

EMRE BELÖZOĞLU'NUN KÜFÜRÜ

Fatih Altaylı: Emre Belözoğlu diye Türk sporunda bir felaket vakası var. Dünyanın medeniyetin, adaletin a'sının insan haklarının i'sinin olduğu bir ülkesinde Emre Belözoğlu değil futbol oynamak sahanın kenarından geçemez! Irkçı! Küfür ediyor, ırkçılık yapıyor saha içerisinde hiç kimsenin bir şey dediği yok. Yerde yatan futbolcuya sövüyor! Yayıncı kuruluş da diyor ki 'Doğru, küfür etti, yayın kurallarımız gereği yayınlayamıyoruz' Adam yerde yatıyor bu da eğilmiş sövüyor. O zaman futbol kurallarına adının harfleri Emre Belözoğlu şeklinde dizilmiş olan futbolcuların sahada canlarını ne isterse yapıp hakemler dahil herkese ana avrat küfür edebilirler desinler biz de rahatlayalım! Emre'nin de değeri ona göre belirlensin. Canı ne isterse yapabilir çünkü o FIFA tarafından ayrıcalık verilmiş futbolcudur. Başka bir yerde var mı? Yok. 39 yaşında emekli oluncaya kadar istediğini yapacak! Böyle bir şey olur mu? MHK diyor ki 'Algı yaratmayın' Algıyı biz yaratmıyoruz, siz yaratıyorsunuz! Ben Galatasaray olsam seneye Emre'yi 15-20 milyon verip transfer ederim çünkü istediğini yapma özgürlüğüne sahip bir başka futbolcu yok. Messi'yi Ronaldo'yu alsan hakeme küfür etme özgürlükleri yok! Emre bunu yapınca takımda da özgüven oluşuyor. Emre'yi gören Serdar Aziz de aynısını yapıyor. TFF, MHK, Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu, TFF altında toplanan acayip grup diyor ki 'Emre istediğini yapar, karışamazsınız' Sonra da diyorlar ki 'Adil lig yönetmeye çalışıyoruz. Siz ne kötü niyetli heriflersiniz' Gidip beni sağa sola şikayet ediyorlar. Hadi lan! İstediğiniz yere gidin! Emre Belözoğlu'nun futboluna şapka çıkarıyorum o başka bir şey ama uyulması gereken kurallar var. Hakemi ittir kaktır, ona küfret, bunu aşağıla, ırkçı söylemlerde bulun! Geçen sene de bunları söylüyordum. Dünyanın başka yerinde Emre'yi sahada 5 dakika tutmazlar ya! Şimdiye kadar futbol hayatı 15 kez bitmişti! Buna Emre'nin kabahati demiyorum, bu TFF'nin MHK'nin kabahati. 

Serkan Reçber: Fazla oluyor ama Emre özelinde Türkiye'de birçok olayın yaşandığı aşikar. Emre'nin en büyük zaaflarından biri bu. Farklı farklı anlamlar yüklenebilir ama anlatıldığında anlaşılmayan durumlar da olabilir. 

FENERBAHÇE LİDERLİK ŞANSINI TEPTİ

Serkan Reçber: Maçın geneline baktığında kazanması gereken takımın Fenerbahçe olduğu aşikar. Önce kazanan takımı tebrik ederim. Bülent Uygun'la birlikte değişen enerjinin sahaya yansımasıyla olumlu bir Kayserispor gördük. Sevgili başkanı da tebrik ederim. Ödemeler mutlaka ki motivasyon aracıdır. Rakibin Fenerbahçe olması da motivasyonu artırmıştır. Fenerbahçe açısından da oynamaları gerektiği gibi oynadıklarını düşünüyorum. Baskı uyguladılar, pozisyona girdiler. Önde oynamaya çalıştılar. Bu top ayaktayken olan kısımları. Top rakipteyken ise Zanka ve Rami transferlerinde şunu ifade etmiştim 'Fenerbahçe önde oynayan bir takım, savunma arkasına atılan toplarda zafiyet yaşayabilir' Dün de atılan toplarda Zanka başta olmak üzere savunmanın dağınık olma sebebiyle pozisyonlar gördük. Audi Cup sonrasında paniğe kapılarak yapılan transferler olarak görüyorum.

Fatih Altaylı: Fenerbahçe'yle ilgili olarak Galatasaray maçından sonra da Anadolu takımlarına çok puan kaybedecek demiştim. Yenebilirdi ama Kayseri'ye yenilmesi de sürpriz değil. Abartıldığı kadar iyi bir futbol oynamıyor Fenerbahçe. Kötü oynuyor demiyorum. Fenerbahçe'yle ilgili 'Muazzam oynuyor' diyenler, geçen seneyle karşılaştırıyorlar. Geçen seneyle kıyaslarsan tabii ki iyi oynuyor. Ölüyle yaşayan arasındaki fark gibi, bu sene nefes alıyor. Şiir gibi oynuyor diyemeyiz ki Fenerbahçe'ye. Daha çok kaybedecek böyle. Ligin en kötü top oynayan takımı Galatasaray, en iyi oynayan takımı değişmekle beraber Alanyaspor, Trabzonspor diyorum. Fenerbahçe de vasat oynayan, camiasının gücüyle üçüncü sırada olan bir takım. Abartılacak bir şey yok. Kayserispor Kayserispor çıkıp gol atacağına inansa, vakit geçirmektense oyun oynamak istese 5 olurdu. Fenerbahçe 5 yerdi! Fenerbahçe zaten bu pozisyonları buldu, pozisyonları girmedi. Kayserispor rahat kontrataklar yaptı biraz beceriksizlikten biraz inançsızlıktan harcadılar.

FENERBAHÇE'NİN AÇIKLAMASI: "SAVCILARIMIZI VE TFF'Yİ GÖREVE DAVET EDİYORUZ"

Fatih Altaylı: O zaman savcılık Yüksek Divan Kurulu Toplantısını kim organize ettiyse onu içeri alsın. Net söylüyorum. Çünkü Türkiye'de futbol ve futbol dışında güçlü kim varsa orada. Federasyon Başkanı, Spor Bakanı, TFF'de kim varsa, rakip takımın Galatasaraylı başkanı falan... Aklına kim geliyorsa orada. Bu bence Fenerbahçe adına zararlı bir tabloydu. Savcı bence 'Kardeşim sen ne yapıyorsun, Fenerbahçe'yi sıkıntıya mı sokmak istiyorsun' diye yakasına yapışsın.

Emin Çağlar: Açıklamada orta hakem mevzusu var. Türkiye Gazetesi'nde Ömer Faruk Ünal bu konunun konuşulduğunu öğrenmiş ve örnekleriyle açıklamış: Sadece Fenerbahçe için geçerli değil diyor. 8. hafta kazananlar, 9. haftada maç yönetmemişler.

Serkan Reçber: Ama bu bir hafta, Fenerbahçe'nin 5 maçı var. Bunun bir tesadüf olmadığını düşünüyorum. Bir mesaj olduğunu düşüyorum, hakemlere. Fenerbahçe'nin açıklamasının içerisinde söylenen özneye katılıyorum. 

Fatih Altaylı: Süper Lig'in en şaibeli lig başlangıcı demiştim, öyle görünüyor. Hem yaparsın hem bağırırsın var ya... Rıdvan Dilmen'le birkaç sene önce oturuyorduk, 'Futbol artık güvenilir olmaktan çıktı. Bahis paralarının olduğu yerde futbolun temizliğinden bahsedilemez' demişti. Türkiye'de de böyle bakmak lazım hele hele canlı bahis işin içine girdiğinde olayın nereye gidebileceği... Ben adaletten yanayım. O zaman mesela Galatasaray yönetimi de Ali Koç hakkında savcılığa şikayette bulunsun. Çünkü geçen sene Rize maçından sonra 'Bu ligde kurgu var' dedi. Arşivlerde duruyor. Bunu demek savcılık suçu gerektiriyorsa Ali Koç hakkında suç duyurusunda bulunulsun çünkü geçen sene söyledi bunu.

SERGEN YALÇIN'IN KIRMIZI KART GÖRMESİ

Serkan Reçber: Quaresma'nın bir pozisyonu var, Bifouma'nın müdahalesi var, VAR devreye girmediği, Yeni Malatya lehine de onlar için de var ama Halis Özkahya'nın Sergen hocaya davranış biçimine çok üzüldüm. Beden dili ve söylediği şey hiçbir hocaya yakışmaz. Sergen Yalçın gibi başarılı bir teknik adamın sadece hakemin yaptığı bir hatadan dolayı ceza alması da doğru değil. Sarı kartı gösterdin, dön arkanı git. Kart gösterdikten sonra gözünün içine bakarak tahrik edersen ikinci hareketi de yapar. Sen o kelimeyi kullanamazsın! El hareti hiçbir kişiye yapılmaması gereken hareket.

Fatih Altaylı: Benim tanıdığım Sergen yalancı bir çocuk değildir. Yeni Malatyaspor dünden beri 'Defol' dendiğini söylüyor. Ben Sergen'in yalan söylediğini görmedim. Malatyaspor kulübü bu yönde bir açıklama yapıyorsa hakem 'Defol' demiştir.

GALATASARAY NASIL YÖNETİLİYOR?

Fatih Altaylı: Fatih Terim'in haklı olduğu bazı şeyler var. Kiralık oyuncularla hep oynarsan teknik direktör bir süre sonra sıkıntıya girer. Bir omurga oluşturamıyor. Geçen sene bir oyun sistemi kötü de olsa oluşturmaya çalışıyorsun ve o sistemin en iyi adamları gidiyor yerlerine başkaları geliyor. Ben biliyorum ki Fatih Terim'in kendi aldırdığı bir Steven Nzonzi var. Fatih Terim şeyi istiyordu, Trezeguet'yi.

1881 -
1938