'Alice'...
Geçtiğimiz şubat ayından yaz başına kadar 27 kez sahnelendi.
60 bin kişi seyretti.
Gösteri başına 2.200 kişi.
Sahnelendiği Zorlu PSM'nin koltuk kapasitesinin 2.200 kişi olduğunu göz önünde bulunduracak olursak her gösterisi kapalı gişe.

Geçtiğimiz sezon, sahne sanatlarında farkındalık yarattı.
Peki 'Alice'i bu kadar etkin kılan nedir?
* Dünyanın en bilindik hikâyelerinden birinin Türkiye'ye ilk kez uyarlanması mı?
* Serenay Sarıkaya, Ezgi Mola, Enis Arıkan, İbrahim Selim, Merve Dizdar ve Şükrü Özyıldız'dan oluşan kadrosu mu?
* Projeyi oluşturup sahneye koyanların CV'si mi?

Alice Liddell, dünyanın en fazla bilinen hikâyesine ilham kaynağı olan küçük kız.
Hikâyenin sahibi de asıl adı Charles Lutwidge Dodgson olan İngiliz yazar, matematikçi ve fotoğrafçı Lewis Caroll.
Lewis Caroll, matematik dersi verdiği okulun dekanı olan Henry Liddell'in çocuklarına 1862'de gittiği piknikte bir hikâye anlattı.
O hikâye, Alice Liddell'ın çok hoşuna gidince Lewis Caroll, anlattıklarını 'Alice's Adventures' (Alice ve Yeraltı Maceraları) adını verdiği roman haline getirdi.
Hikâyenin baş kahramanını da Alice yaptı.
Ne var ki Lewis Caroll, 'Yeraltı' kelimesinin ürkütücü olduğuna karar vererek 1865'te yayımladığı romanın adını 'Alice in Wonderland' olarak değiştirdi.
* Çocuk fotoğraflarıyla da ünlü olan Lewis Caroll, Alice Liddell'i dilenci kılığında da çekti.

Alice Liddell (1852 -1934)

Alice, beyaz bir tavşanı takip ederek kendini yer altında bulur.
Orada bir sürü hayvan vardır, bir de şirret kraliçe...
Yerin altı da üstü gibidir.
Topraklara ve duygulara hakim bir hükümdar ve ondan korkan ahali...
Anlatılmak istenen şudur; yetişkinlerin dünyası, saf bir çocuğun gözünden çok saçma.

Lewis Caroll, hikâyesindeki kraliçeyi, Viktorya döneminin politik çekişmelerini hicvetmek için betimledi.
Söylentiye göre roman Kraliçe Victoria'nın takdirini kazandı.
Lewis Caroll'a da bir sonraki kitabı kendisine ithaf etmesini istedi.
Gelin görün ki Lewis Caroll'ın bir sonraki kitabı matematik üzerineydi.

Lewis Caroll (1832 -1898)

'Alice Harikalar Diyarında' sadece Britanya'da değil, bütün Avrupa'da, ABD'de ve Uzak Doğu'da da büyük ilgi görünce Lewis Caroll, romanın devamını 'Aynanın İçinden' adıyla yazdı.
İlk roman, 1903'te 'Alice Harikalar Ülkesinde' adıyla Cecil Hepworth tarafından sessiz filme uyarlandı.
İlk sinema uyarlaması öylesine ilgi gördü ki Walt Disney, 'Alice'i 1910, 1915,1931, 1933, 1949, 1951'de film, 1966'da ise animasyon olarak beyazperdeye taşıdı.

Tim Burton, 2010'da 'Alice Harikalar Diyarı'nı yeni yorumla yeniden yorumladı.
Mia Wasikowska'nın 'Alice', Michael Sheen'in 'Beyaz Tavşan' ve Johnny Depp'in 'Şapkacı' olduğu film ne kadar para kazandı dersiniz?

Lewis Caroll'un kurduğu hayali Alice Liddell'dan ilham alarak roman haline getirmesiyle 'Alice'in harikalar diyarı, 154 yıl boyunca edebiyat ve görsel sanatlara büyük kazanımlarda bulundu.
'Alice Harikalar Diyarında', ilk yayımlandığı günden bugüne geçen 154 yılda 174 dile çevrildi.
'Alice', birçok ülkede film, TV dizisi, tiyatro oyunu, müzikal, opera ve bale gösterisi olarak sahnelendi.
Her ülke, hikâyeyi kendi kültürüne ve sosyolojisine göre gözler önüne serdi.

İD İletişim'in basın danışmanı Gülbahar Karakuş arayıp "Alice'in provasını seyretmek ister misin?" deyince "Neden? Zaten geçen sezon seyretmiştim" dedim.
Meğer müzikalde bazı değişiklikler yapılmış.
Kulis ziyareti sırasında oyuncularla yaptığım sohbetin merkezinde 'Alice, neden sadece İstanbul'da sahneleniyor, neden turneye çıkmıyor?' sorusu vardı. 
Oyuncular cevap verdi; 'Çok isteriz ama teknik olarak pek mümkün değil.'

Habertürk'ten Mehmet Çalışkan, 'Alice'in izlenimini yazdı.

Çünkü 'Alice', Türkiye'de özel şirketler tarafından tasarlanıp sahnelenen en büyük prodüksiyon.
'Alice'i sahneleyebilecek kadar büyük ve geniş kapsamlı tekniğe sahip salon pek yok.

Görünen o ki 'Alice'in bir Türkiye turnesine çıkması zor.
Ne var ki müzikali başka bir formatta aynı anda her yere götürmek mümkün.

'Alice', sahnede film formatında çekilip sinema salonlarında gösterime çıkarılabilir.
Hele ki 'Alice'nin ortaklarından birinin sinema ve sahne sanatları konusunda uzman şirket BKM'nin olduğu düşünülürse, müzikalin film formatına uygun çekilip gösterime çıkarılması pekala mümkün.
Cem Yılmaz'ın 2013'te 3.842.535 kişinin izlediği sahne gösterisi 'CM101MMXI Fundamentals'ı sinema salonlarında gösterime çıkarması gibi...

Serenay Sarıkaya, Ezgi Mola, Enis Arıkan, Merve Dizdar, İbrahim Selim ve Şükrü Özyıldız, yeni sezonun ilk oyunu öncesinde heyecandan duygularını kelimelendirmekte zorlandı.
Seyirciler arasındaki en üstat kişi olan Yılmaz Erdoğan'ın müzikali ayakta alkışlaması, oyuncuların duygularına tercüman oldu.

Ezgi Mola
Canlandırdığı karakter üzerine tek başına bir hikâye yazılması gerektiği hissiyatı oluşturdu.

Enis Arıkan
Son yılların neden yükselen yıldızı olduğunu cevapladı.

İbrahim Selim
Sahne hakimiyeti hayran bıraktı, esprileri ayrı bir keyif verdi.

Merve Dizdar
'Alice'ten önce keşfetmemiş olmamın burukluğunu yaşattı.

Şükrü Özyıldız
Yıldızlığına 'Öz' ekledi.

Ve Serenay Sarıkaya
Oyunculuğuyla şarkı söyleme kabiliyetini tek vücut haline getirdi.
Alice Liddell, geçmişten gelerek Serenay Sarıkaya'yı kariyerinde uçuşa geçirdi.

'ALICE'İN YAPIMCILARI NE DEDİ?

Zümrüt Arol Bekçe (BKM CEO)
* 'Alice'i sahne üzerinde görsek nasıl olur?' fikrini ilk defa Ayşe Barım'la sadece söz olarak dile getirdiğimizde günlerden 2 Ağustos'tu. Oyunun seyirciyle buluştuğu ilk gün ise 7 Şubat. 7 ayda ortaya çıkanın dünyada da eşi benzeri azdır diye düşünüyorum. Bu kadar kısa sürede bu büyüklükte bir müzikal çok inanan bir ekibin eseri oldu. İlk sezonda gelen 60 bin seyirci de hepimizin bu rüyasına ortak oldu.

* 'Alice'in rakamsal başarısının yanı sıra, içinde bulunduğumuz konjonktürde 3 nesli bir araya getirip tiyatroya çeken çok moralli bir iş oldu. 2'nci sezon herkes tarafından iple çekildi. Sahne arkasındaki uyum da en az sahnedeki kadar kuvvetli olduğu için oyuncuların, dansçıların ve ekibin enerji ve heyecanı seyirciye de çok güzel geçti. 'Alice'nin geçen sezon olduğu gibi bu sezon da 7'den 70'e seyircide karşılığını bulacağına inanıyorum. Kısacası, yapımcısından dansçısına, oyuncusundan ekibine ve seyirciye 'Alice hepimize çok çok iyi geldi'.

Murat Abbas (Zorlu Performans Sanatları Merkezi Genel Müdürü)
* Açıldığımız ilk günden bu yana müzikallerin adresi olduk ve dünyaca ünlü pek çok müzikale ev sahipliği yaptık. Geçtiğimiz sezon prömiyerini yaptığımız BKM ve İD İletişim iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz ve tamamen kendi prodüksiyonumuz olan 'Alice' ile öz kaynaklarımızdan ciddi bir değer yarattığımızı düşünüyorum. Bunca yıldır, dünyaca ünlü prodüksiyonlara ev sahipliği yapan bir sanat merkezi olarak, bu defa yerli bir yapıma imza atmak bizim için çok heyecan verici oldu. Gerek kadrosu, gerekse prodüksiyonu ile emsal bir iş ortaya çıktı. İlk sezonu boyunca sahnelendiği 27 temsilde 60 bin bilet satışı gerçekleştirildi. Genel olarak, müzikal seyircisi bizleri hiç yalnız bırakmadı. İlginin de genel olarak çok yoğun olduğunu gözlemledik. Özellikle 'Alice'e gösterilen ilgi inanılmazdı. Biletler satışa çıkar çıkmaz tüm sezonun biletleri çok kısa süre içinde tükendi. 23'üncü Afife Jale Tiyatro Ödülleri'nde 'Haldun Dormen Özel Ödülü'nün sahibi olmak bizi ayrıca sevindirdi.

* Bu sezon için hepimiz çok heyecanlanıyoruz tabii ki. 'Alice' vesilesiyle Türkiye'nin en önemli yıldızlarını bir araya getirebildiğimiz, bu kadar özgün bir işin içinde bulunduğumuz için Zorlu PSM olarak hem çok gurur duyuyoruz, hem de birçok konuda onlardan ilham alıyoruz. Üstelik ilk sezonunda çok iyi bir başarı yakalaması, biletlerinin çok hızlı tükenmesi, bizleri yeni sezon için çok daha fazla heyecanlandırdığını söyleyebilirim. Öncelikle, böyle bir işin her yaştan seyirciyle buluştuğunu ve ikinci sezonunda da ilginin yüksek olduğunu görmek mutluluk verici. Benzeri birçok yapıma ilham olacağımızı ve örnek teşkil edeceğini düşünüyoruz.

Ayşe Barım (İD İletişim - Menajer / Yapımcı)
* 'Alice' projesi, geçtiğimiz yıl 2018 ağustos başında konuşulmaya başlandı. Provalara çıkışımız ekim sonunu buldu. Çok kısa sürede, daha önce Türkiye'de yapılmaya cesaret edilememiş yüksek bütçeli bir sahne şovu gerçekleştirildi. İnanılmaz bir hızda, harika bir ekip ruhu yakalandı. 27 Aralık'ta bir teaser video ile ilk duyurumuzu yaptık. 3 saatte 7 Şubat'taki ilk oyunumuzun tüm biletleri tükendi, kapalı gişe oynadık. Bu bütün ekip için büyük bir motivasyon oldu. Muhteşem bir birinci sezon geçirdik, tüm seyircimize teşekkür ederiz.

* Sezon sonunda tüm kreatif ekip ve oyuncularımızla genel bir toplantı yaptık. İkinci sezonumuz için gerçekleştireceğimiz değişiklikleri ve yenilikleri bu toplantıda konuştuk. Yönetmenimiz ve kreatif ekip, yaz boyunca 25 Ağustos'ta başladığımız yeni sezon provalarına hazırlandı. 5 Eylül'deki yenilenmiş ilk oyunumuzda seyirciden aldığımız tepkilerle heyecanımız daha da arttı. Ben yeni sezonumuzun da harika geçeceğine inanıyorum, bu da bilet satışlarımızdan belli zaten. Hepimizin ortak görüşü; iyi ki bu projeyi gerçekleştirdik.

Ana kadroya eşlik eden 23 kişilik dans ekibi ve küçük Ecrin Su Çoban'ın performansı 'Alice'in fark yaratmasında pay sahibi olurken bu sezon  akışında yapılan değişikliklerden biri geçtiğimiz sezon eleştirilere maruz kalan final bölümündeydi. 
Finale eklenen Kerem Güneşli, Onur Okur, Hasan Polat, Melih Cihad Sel, Hüseyin Yalçın ve Emre Saraç'tan oluşan akrobasi takımının HarlemGlobetrotters kıvamındaki şovu da 'Alice'in görselliğine ek katkıda bulunuyor.

Serdar Biliş'in yönettiği 'Alice'in müziklerini Tuluğ Tırpan yaparken koreografisi Beyhan Murphy'e ait.
Nil Karaibrahimgil ise 'Alice' için özel olarak 'Kuzey Yıldızı' ile 'Duy Beni' adlı şarkıları yaptı.