Adalet Bakanı Gürlek: Şahin’in araç sözleri soruşturma kayıtlarıyla örtüşmediğini söyledi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gündeme gelen eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e tahsis edilen araçla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Gürlek, Şahin'in aracı kiraya verdiği yönündeki ifadelerinin dosyadaki kayıtlarla örtüşmediğini belirterek, aracın uzun süredir örgütle bağlantılı bir kişi tarafından kullanıldığını ifade etti
Adalet Bakanı Akın Gürlek, bir televizyon kanalında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Gürlek, Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Soruşturma kapsamında üçüncü dalga operasyon gerçekleştirildiğini belirten Gürlek, 54 şüphelinin gözaltına alındığını, 11 şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyum olarak atandığını, 4 dernek hakkında da kayyum kararı verildiğini hatırlattı.
Gürlek, soruşturmanın herhangi bir dini grup veya yapılanmaya yönelik olmadığını vurgulayarak, "Biz kesinlikle bir dini grup ya da bir dini yapılanmaya yönelik bir operasyon yapmadık. Bu tamamen suç örgütünün yapılanmasına ilişkin mali bir operasyon" dedi.
"ŞAHİN'İN AÇIKLAMALARI KAYITLARLA ÖRTÜŞMÜYOR"
Bakan Gürlek, soruşturma kapsamında eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsis edilen aracın örgütle bağlantılı kişiler tarafından kullanıldığı iddiasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Gürlek, söz konusu araçla ilgili Şahin’in "Aracı kiraya verdim, sadece İstanbul’a geldiğim zaman kullanıyorum, otoparkta duruyor" şeklindeki ifadelerinin dosyadaki kayıtlarla örtüşmediğini savundu.
Aracın bir kiralama şirketi aracılığıyla verilmediğini belirten Gürlek, "Söz konusu şirket bir kiralama şirketi değil. Burada tamamen şahsa özgü bir araç verilmiş" ifadelerini kullandı.
Gürlek, aracın uzun süredir Mehmet Özmen tarafından kullanıldığını belirterek, Şahin ile Özmen arasında daha önceden bir tanışıklık bulunduğunu söyledi.
"ÇAKARLI ARAÇLAR KAÇIŞ İÇİN KULLANILDI" İDDİASI
Soruşturmada firari şüphelilerin eski Bakan İdris Naim Şahin adına tahsisli araçla Muğla’ya götürüldüğünün tespit edildiğini belirten Gürlek, iki farklı aracın daha incelemeye alındığını aktardı.
Gürlek, söz konusu araçların dikkat çekmemek amacıyla kullanıldığının değerlendirildiğini belirterek, bazı kişilerin operasyon öncesinde yurt dışına çıktığını söyledi.
ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASI DERİNLEŞİYOR
Alihan Kuriş’in genç yaşta yapılanmanın başına geçtiğini ifade eden Gürlek, 2016 yılında Arif Ahmet Denizolgun’un ölümü sonrası yapıda değişiklikler yaşandığını belirtti.
Soruşturmanın örgüt kurma, yönetme, para aklama ve kamu kurumları aleyhine dolandırıcılık iddiaları kapsamında sürdüğünü aktaran Gürlek, dosyanın yeni itirafçı beyanları ve mağdur başvuruları doğrultusunda derinleşebileceğini söyledi.
Gürlek, Kuriş ve ailesinin üzerinde çok sayıda değerli taşınmaz bulunduğuna dikkat çekerek, örgüt yönetiminin tabandaki kişilerin dini duygularını kullanarak kendilerine farklı bir yaşam oluşturduklarının değerlendirildiğini ifade etti.
DENİZOLGUN’UN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN RAPOR BEKLENİYOR
Bakan Gürlek, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmaya da değindi.
Fethi kabir işlemi yapıldığını ve örneklerin alındığını belirten Gürlek, dosyada tanık ve itirafçı beyanlarının bulunduğunu aktardı.
Adli Tıp Kurumu raporunun soruşturmanın seyrini etkileyebileceğini belirten Gürlek, "İlk gelen bulgulara göre burada bir şüpheli ölüm olduğu konusunda ciddi emareler var" dedi.
"İTİRAFÇI BEYANLARI TEK BAŞINA DELİL DEĞİL"
Soruşturmaların yalnızca itirafçı ifadelerine dayandırıldığı yönündeki iddialara da yanıt veren Gürlek, suç isnatlarının HTS kayıtları ve MASAK raporlarıyla desteklendiğini söyledi.
Gürlek, "Tek başına tanık beyanı ya da itirafçı beyanına göre bir eylem isnadı yapılmadı. Bunların hepsi HTS kayıtları, MASAK kayıtlarıyla çakıştırıldı" ifadelerini kullandı.