‘Afrikalı ve Hintli hacı adayları kural tanımıyor’
Hacda bulunan gazeteci Nevzat Çiçek, facianın nedenlerini ve çözümünü HABERTÜRK'e anlattı
ABONE OL“Burada sizi önce sıcak, sonra karmaşa bekliyor. Hac demek Arafat vakfesi demek. Arafat vakfesine duran Müslümanlar eğer bir organizasyonla gelmişlerse genellikle bir düzen içerisinde hareket ediliyor. Sokaklarda pet şişeler ve dağıtılan yardım malzemelerinin oluşturduğu kirlilikse aşılamıyor. Özellikle Hindistan’dan ve Afrika’dan gelenlerin bir kısmı sokakta kalıyor ve bu da düzeni bozuyor. Suud’da çalışan Bangladeş, Pakistan, Hindistanlılar ve diğer ülkelerden hacı olmak için gelenler, Arafat’ta rastgele yerlerde kalıyor. Su ve tuvalet ihtiyacını her yerde rahat karşıladıkları için kendilerine ait bir düzen kuruyorlar...
Arafat’a, Arafat’tan Müzdelife’ye, oradan Kâbe’ye ulaşım genellikle yaya yapılıyor ve bu 20 kilometre yürümek demek. En büyük sorun işte bu yol güzergâhlarında tavaf ve şeytan taşlamada çıkıyor. Organizasyonla gelmeyenler kendi kurallarını oluşturuyor ve bu kurallar ne yazık ki diğer insanların hayatına mal oluyor. Gerek Kâbe, gerekse Mina’da şeytan taşlamada kural tanımayan, sokaklarda yatan, tavaf esnasında kol kola girerek kalabalıkları önünde sürükleyen özellikle Afrikalı ve Hintli Müslümanlar ezilmelere çok ciddi davetiye çıkarıyor.