“Ben kendi müşahedemi size şöyle anlatayım. Çok sevdiğim bir
arkadaşım ve kadın da alabildiğine mütedeyyin olduğu için, evime
misafir gelsin de Allah’ı hoşnut edeyim; böyle coşan bir kadın
olduğu için, içim yanıyordu. Ashab-ı Bedr’in adını götürdüm. Ben
çok kerametlerini görmüşüm Bedir ashabının. Dedim, bunu onun
yanına koyalım, belki Ashab-ı Bedir, Hz. Hamza bir görünüverir
bu cinlere. Ben merdivenlerden daha çıkarken kadın bağırmaya
başladı yukarıda. Diyorlarmış ki hoca geliyor, onun da iflahını
keseceğiz. Ben daha girmedim eve. Tamam dedim, tuttu bizim iş.
Ben Ashab-ı Bedr’in adını götürdüm. O trans halinde kendinden
geçmiş, hekimler bunu çok iyi bilirler. Arkadaşım gitti. Böyle diyor
onu şuradan göğsüne bırakıverdim. Başladı konuşmaya, duyuyoruz
biz sesini: Niye kaçıyorsunuz? Hz. Hamza geldi diye kaçıyorsunuz
değil mi? Ashab-ı Bedir geldi diye kaçıyorsunuz. Nasıl izah