Dragos’ta bir antik saray
Kartal Belediyesi'nin Dragos'ta başlattığı arkeolojik kazılarda 4. ve 6. yüzyıla ait izlere rastlandı. Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait hamam, kilise ve mezarların bulunduğu kazının en büyük keşfi de Briyas Sarayı oldu. İstanbul'un orta yerindeki bu arkeolojik kazı alanını ziyaret ettik, çalışmaları yürüten ekibin başkanı Adem Uçar'la konuştuk...
Nagihan ALAN / GAZETE HABERTÜRK
SARAY, hamam, kilise, Bizans ve Roma’daki günlük yaşamın izlerine dair eşyalar... Hepsi Kartal Belediyesi Dragos kazı alanında yapılan hummalı çalışmalar sonucunda ortaya çıkarıldı. Geçmiş yaşamlara dair bir dolu iz barındıran Dragos’u keşif için Adem Uçar ile kazı alanında konuştuk...
Kazılara ilk olarak ne zaman başlandı?
Dragos arkeolojik kazı çalışmaları, belediyemiz ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü arasında 2010 yılında işbirliği protokolü ile başlatıldı. Öncesinde yani 1974-1977 yılları arasında ise Tekel Sigara Fabrikasına ait kamp alanında yapılan kazı çalışmalarında, Geç Roma, Erken Bizans dönemine ait hamam kalıntısı tespit edildi. Hamamın 6. yüzyılda yapılıp 14. yüzyıla kadar kullanıldığı biliniyor. Eski dönem kazılarından sonraki çalışmaları biz yaptık. Kazılara ilk olarak hamam kalıntısından başladık daha sonra güneyindeki kilise ve batısındaki bir yapı kalıntısı ile devam ettik. 1. derecede arkeolojik sit alanı olan alandaki buluntular aslında yapının sadece bir bölümü...
Yani aslında hamamın da kilisenin de devamı var...
Evet ama maalesef şu an sadece bir kısmını çıkarabildik. Kuzeydeki 236 No’lu parselde arkeo-jeofizik uygulamaları ve kazılara başladık ve yoğun mimari buluntular tespit ettik ve çalışmalara 236 ve 207 No’lu parsellerde devam ettik. Arazi çalışmaları sonucunda ortaya çıkardığımız küçük buluntuları atölyede etütlük ve envanterlik olarak tasnif ettik ve koruma amaçlı konservasyon ve restorasyon çalışmalarını da bizzat gerçekleştirdik. Ama kazı ruhsatımız diğer parselleri açmamıza yetmedi. Yeni bir ruhsat için başvurup kazıya devam etmek ve yapının tamamına ulaşmak istiyoruz. Çünkü kayıp olduğu düşünülen Briyas Sarayı aslında burası.
Kalıntıların Briyas Sarayı’na ait olduğunu nasıl anladınız?
Tarihçiler, milattan sonra 7. yüzyılda yazılmış olan bir kitaptan bahseder ve derler ki, Dragos’un güney eteğinde Briyas adında bir saray var ve bu sarayın içinde soğuk su bölmesi olan bir hamam, 3 apsisli kilise gibi pavyonlar var. Biz kazı çalışmalarına devam ederken o kiliseyi bulunca aklımıza Biriyas Sarayı ihtimali geldi. Sonra parçaları birleştirdik. Hamamın Osmanlı’ya ait olma ihtimali yoktu. Çünkü Osmanlı hamamlarında soğuk su havuzu yoktu ve o dönemde 3 apsisli kilise de yok denecek kadar azdı. İhtimallerimizi sanat tarihçisi Prof. Dr. Semavi Eyice hocamıza sorduk ki o da Küçükyalı’da bulunan harabelerin kayıp olan Briyas Sarayı’na ait olduğunu düşünüyor. Ki yerleşim alanı o dönemde de deniz kenarında. Hamamın da deniz kenarında olması, yapıya girişin ilk etabının hamam olması, denizcilerin, ticaretle uğraşan insanların, öncelikle bu hamama girip temizlendikten sonra saraya girebilmesi fikrimizi güçlendirdi. Şu an için aksi ispat edilmediği müddetçe burası kayıp Briyas Sarayı’dır...
Peki alanın ne kadarını açabildiniz?
Yüzde 50’si bile açılmadı. Çünkü alanın güney yönünde devam ettiğini biliyoruz. Georadar (yeraltı röntgeni) çektik ve baktık. Sadece kazmak da değil korumak çok önemli. O yüzden acilen ruhsat verilmesi ve kazı çalışmalarına başlanması lazım. Günlük sergilenebilir kalıntılar depoda olduğu için sıkıntı yok. Asıl sıkıntı burada mimarinin korunması. Kazı çalışması başladığında özel bir çatı projesi yapılacak. Özel projelerle yapıları korumaya çalışıyoruz. Proje bittiğinde burada yürüme parkuru yapılacak ve gelip ziyaret edebilecek. “1974 yılındaki kazı çalışmalarında mendirek kalıntılarına rastlanmıştı. Yani alan, güneyde denize kuzeyde de tekel alanına kadar gider ve hatta kurulması planlanan Şehir Üniversitesi’ni de içine alır. Ruhsat çıkarsa alanın tamamına ulaşır, Briyas’ın tümünü ortaya çıkarabiliriz.” Ruhsat alınırsa Briyas ortaya çıkacak sal izler taşıyan alanı, kazı ekibinin başkanı ve aynı zamanda Kartal Belediyesi Kültür Müdürü olan Adem Uçar’la adım adım keşfe çıktık...