Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Fevzi ÇAKIR - GAZETE HABERTÜRK

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 275 sanıklı Ergenekon davasında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen mahkûmiyet kararlarını usulden ve esastan bozdu. Adil yargılama ilkelerine ve usule aykırı işlemler yapıldığına, iddiaların delillendirilemediğine hükmeden mahkeme, İlker Başbuğ için “Yüce Divan’da yargılanmalıydı” dedi. Ergenekon için “Örgütün varlığı sabit değildir” değerlendirmesi yapıldı. 

İstanbul Ümraniye’deki bir gecekonduda 12 Haziran 2007’de ele geçirilen 27 el bombasıyla başlayan ve Türkiye’nin gündemine oturan Ergenekon davasında sona gelindi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 275 sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararlarıyla ilgili temyiz incelemesini tamamladı. Yargıtay Konferans Salonu’nda yapılan duruşmaya, bazı sanıklar ve avukatları katıldı. Mahkeme Başkanı Eyüp Yeşil, 231 sayfalık kararın UYAP’a yüklenmeye başladığını söyledi.

ÖRGÜTÜN VARLIĞI SABİT DEĞİL’ DENİLDİ

Daire, sanıklara İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen mahkûmiyet kararlarını, ‘yargılama sürecindeki usule aykırı işlemleri’ gerekçe göstererek bozdu. Dosyada Ergenekon terör örgütünün kim tarafından, nerede, ne zaman, nasıl kurulduğunun belli olmadığına hükmeden Yargıtay, “Örgütün varlığı sabit değildir” dedi.

Mahkemenin oluşumu ve müzakere yönteminin hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Yargıtay, bu gerekçeyle mahkûmiyet kararlarını bozarken, beraat kararlarını ise onamadı. Daire, müebbet hapse mahkûm edilen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un Yüce Divan’da yargılanması itirazını haklı buldu.

Danıştay saldırısıyla ilgili dosyanın ana davadan ayrılması gerektiğine hükmeden Yargıtay, Osman Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 3 kişiye Danıştay cinayeti kapsamında verilen beraat kararını bozdu.

‘BİR KUZUDAN ÜÇ POST ÇIKARMIŞLAR’

Osman Yıldırım’ın davada hem sanık hem tanık hem de gizli tanık olarak yer aldığını; gizli tanık olarak dinlenmesinin bozma nedeni olduğunu dile getiren Başkan Eyüp Yeşil, “Bir kuzudan üç post çıkarmışlar” değerlendirmesinde bulundu. Dosya, yeniden yargılama yapmak üzere İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilecek.

HER ŞEY BU EVDE BAŞLADI

Ergenekon davası, İstanbul Ümraniye’de 12 Haziran 2007’de bir gecekonduda bulunduğu ileri sürülen 27 el bombasıyla başladı. Davaya konu olan gecekondu zaman içinde yıkıldı ve daha sonra bulunduğu yere bir kebapçı dükkanı açıldı.

'ÖRGÜTÜ NEREDE, NE ZAMAN, KİM KURDU BELİRSİZ; SUÇLAR ORTAYA KONULMAMIŞ'

Daire, sanıklar hakkında Ergenekon terör örgütü kapsamında hüküm kurulmasını da bozma nedeni saydı. Genelkurmay Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı yazılarında örgütün varlığına ilişkin bilgilerin bulunmadığını, MİT’in örgüte ilişkin bilgilerinin ise ihbar ve açık duyumlara dayandığını, tanık eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün MİT’in sunumunu ciddi bulmadığını ve daha önce örgüte ilişkin bilgisinin bulunmadığını beyan ettiğini belirten Mahkeme Başkanı Eyüp Yeşil, Emniyet Genel Müdürlüğü’nce gönderilen bilgilerin de ilk defa bu soruşturmada ortaya çıktığını söyledi.

Yeşil, örgüt dokümanları olarak kabul edilen belgelerdeki örgüt yapılanması ile mahkemenin kabul ettiği örgüt yapılanmasının tamamen farklı olduğunu ifade etti. Örgütün nerede, ne zaman, kim ya da kimler tarafından kurulduğunun ortaya konulamadığı gibi daha önce işlenmiş suçların da ortaya konulamadığını belirten Yeşil, şöyle devam etti: “Atılı suçlara ilişkin somut delillere dayalı sanıkların eylemi ortaya konulduktan sonra varsa iştirak iradesini aşan, hiyerarşik yapılanmasının bulunup bulunmadığı, yapılanmanın bir veya birden fazla oluşum, örgüt niteliğinde olup olmadığını, varsa örgütün niteliğini dosya kapsamına ve somut delillere göre ortaya konularak sanıkların hukuki durumlarının bu doğrultuda tayin edilmesi gerekirken, bunlara riayet edilmeyerek örgüt kabulünde isabet bulunmadığından, bu nedenle hüküm bozulmuştur.”

DANIŞTAY DAVASI ERGENEKON’DAN AYRILACAK

Daire, Ergenekon davasıyla birleştirilen Danıştay saldırısı davasının da ayrı görülmesi gerektiğine karar verdi. Danıştay cinayeti ile Ergenekon davası sanıkları arasında hukuki ve fiili bağlantının varlığının somut delillerle ispat edilemediği, zayıf delil ve iddialarla davanın Ergenekon davasıyla birleştirilmesinin adil yargılama ve makul sürede davanın sonuçlandırılması ilkesine aykırı olduğu kaydedildi.

Yargıtay, örgüt olsa da olmasa da Danıştay saldırganı Alparslan Arslan’ın öldürme ve öldürmeye teşebbüs eylemine yardım ettikleri anlaşılan sanıklar Osman Yıldırım, Erhan Timuroğlu ve İsmail Sağır hakkında verilen beraat kararlarını bozdu. AYM’nin ihlal kararı sonrası sadece başka bir suçtan kesinleşmiş hapis cezası bulunan Danıştay saldırganı Alparslan Aslan tahliye edilmemişti.

ERUYGUR’A DURDURMA İSTENDİ

Daire, müebbet hapse mahkûm edilen eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur hakkındaki kararı da bozdu. Kararda, Eruygur’un yargılama aşamasında nörolojik rahatsızlık geçirdiği, savunmasının sağlıklı bir şekilde alınamadığı, hakkında ceza ehliyeti araştırılıyormuş gibi rapor düzenlenerek savunmasının alındığı kaydedildi. Kararda, Eruygur’un savunma yapabilecek konuma geldiği takdirde yargılanmasına devam edilmesi, aksi takdirde davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği ifade edildi.

BAŞBUĞ İÇİN ADRES GÖSTERDİ

Başkan Yeşil, müebbet hapse mahkûm edilen eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un, yargılama ve temyiz aşamasında ileri sürdüğü Yüce Divan itirazını da haklı buldu. Karar uyarınca Başbuğ da yeniden yargılanacak. Yerel mahkeme, Başbuğ’a isnat edilen suçların görevi kapsamında olduğuna karar verirse, dosyayı ayırarak önce Başbakan’dan izin isteyecek. İzin verilirse Başbuğ Yüce Divan’da yargılanacak. Mahkeme, Başbuğ hakkında dosyayı ayırmadan beraat kararı da verebilecek.

 


BAŞBUĞ'UN İTİRAZI HAKLI BULUNDU

Yargıtay, “Hukuksuz” olarak değerlendirilen Ergenekon yargı sürecinde müebbete mahkûm edilen eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un yargılama ve temyiz aşamasındaki Yüce Divan itirazını da haklı buldu, bozma gerekçesi saydı. Başbuğ yeniden yargılanacak. Yerel mahkeme, Başbuğ’un dosyasını ayırıp Başbakan’dan izin alırsa, Başbuğ Yüce Divan’da yargılanacak. Mahkeme, Başbuğ hakkında dosyayı ayırmadan beraat kararı da verebilecek.

KİM İÇİN NE CEZA İSTENMİŞTİ?

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET: Tuncay Özkan, Alparslan Arslan (2 kez),Durmuş Ali Özoğlu, Dursun Çiçek, Hasan Ataman Yıldırım, Kemal Kerinçsiz, Mehmet Fikri Karadağ, Muzaffer Tekin (2 kez),Veli Küçük (2 kez),Doğu Perinçek.

MÜEBBET HAPİS: İlker Başbuğ, Hurşit Tolon, Fuat Selvi, Hasan Iğsız, Hüseyin Nusret Taşdeler, Mehmet Eröz, Mehmet Şener Eruygur, Mustafa Özbek, Sevgi Erenerol.

SÜRELİ CEZALAR: Adil Serdar Saçan 14 yıl 5 ay 10 gün, Arif Doğan 47 yıl, Mustafa Balbay 34 yıl 8 ay, İbrahim Şahin 48 yıl, Prof. Dr. Yalçın Küçük 22 yıl 6 ay, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek 34 yıl 4 ay, Sinan Aygün 13 yıl 6 ay, Mustafa Özbek 2 yıl 2 ay 20 gün, Kemal Gürüz 14 yıl.

HUKUKSUZ DELİLSİZ ADİL YARGILAMA İLKELERİNE AYKIRI 

Yargıtay, soruşturma ve kovuşturma aşamasında usule aykırı işlemlerden bazılarını şöyle sıraladı: n Bir kısım sanık ifadelerinin, kesintisiz, uzun süreli, gece ve sağlıksız koşulda alınması.

Sanıkların savcılık görüşüne karşı savunma haklarının 1-2 saat, 15 dakika gibi sürelerle kısıtlanması. n Bazı sanıklar hakkında iddianamede olmayan suçlardan hüküm kurulması.

MİT mensuplarının MİT Müsteşarlığı’ndan izin alınmadan tanık olarak dinlenmesi.

Devlet sırrı niteliğindeki belgelerin kolluk tarafından incelenmesi.

Avukatlık büroları ile askeri mahallerdeki aramaların kanuna aykırı yapılması.

Ele geçirilen dijital delillere ekleme, çıkarma yapıldığı iddialarının araştırılmaması.

CMK’daki emredici hükümlerin gerekçeli kararda eleştirisinin yapılarak, “Ben bu hükümleri uygulamıyorum” denilmesi.

‘DAVA ŞARTI YOK’

Kararda, ağır ceza mahkemelerinin bir başkan ve 2 üyeden oluştuğu, ancak karar müzakerelerine 6 hâkimin katıldığının anlaşılması nedeniyle dava şartı oluşmadığından kararın bozulduğu belirtildi. Başkan Yeşil, bu nedenle mahkûmiyetlerin bozulmasının yanında 23 kişi yönünden verilen beraat kararlarının da onanmadığını kaydetti.

DAVA SÜRECİNDE ÖLDÜLER

Sanıklar Arif Doğan, Emcet Olcaytu, Fatih Derdiyok, Hüseyin Görüm, Mehmet Koralp, Muzaffer Tekin, Münir Kemal Yavuz, Salih Kurter, Ünal İnanç ve Sami Hoştan, dava sürecinde hayatını kaybetti.



KARAR İÇİN NE DEDİLER?

Yargıtay’ın ‘bozma kararı’ salonda sevinçle karşılandı. İzleyiciler kararı alkışladı. Duruşmadan çıkan sanıklar ve avukatları, Yargıtay önünde kararı şöyle değerlendirdi:

DURSUN ÇİÇEK: TARİHİ GÜN

Yargılama adı altında yıllarca masum insanlara işkence yapılmıştır. Bu örgütü yaratanları, Türk milleti ve Türk adaleti yargılayacak ve cezalarını verecektir. Bize yaptıkları zulmün, işkencenin bedelini de ödeyeceklerdir. Bu, tarihi bir gündür.

‘TÜRKİYE’Yİ BÖLME TERTİBİ HENDEKLERE GÖMÜLDÜ’

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK: Ergenekon davası, Türkiye’yi bölmek için okyanus ötesinin bir tertibi, ürünüydü. Şimdi Yargıtay Türkiye’yi bölme tertibini hendeklere gömmüştür. Mükemmel bir karardır. Türkiye’nin ufku, önü açılmaktadır.

‘YETMEZ AMA EVET’

Avukat Celal ÜLGEN: Geldiğimiz noktada hukuki bir hatadan Yargıtay kararıyla geri dönülüyor ama bu bizim için yetmez. Bizim için en önemli şey, bu çetenin bire bir ortaya çıkarılmasıdır. Beklentimiz Ergenekon, Odatv ve Balyoz davalarının kumpasını kuranların teker teker ortaya çıkarılması, deşifre edilmesi ve yargılanmasıdır.

90 BİN SAYFA İÇİN 15 DAKİKADA SAVUNMA’

Avukat İlkay SEZER (İlker Başbuğ’un avukatı): Bugün hukuk arayanlar, bunun için feryat edenler, bize 90 bin sayfa bilirkişi raporunu verip 15 dakikada bu rapora karşı beyanda bulunmamız için süre veriyorlardı. Bunların hukuka aykırı olduğunu, hukuka uygun olmadığını hepimiz içeride duyduk. Burada pek çok kişiye kumpas kuruldu. Senaryosu önceden yazılmış, özellikle dijital delilleri uydurulmuş, onuruyla mücadele eden ve yaşayan insanların toplum önünde karalanmaya çalışıldığı bir yargılama yapıldı ve millet olarak hepimiz bunu seyrettik.

‘BU DAVA ÇÖKMÜŞTÜR’

Avukat Prof. Dr. Fatih MAHMUTOĞLU (İlker Başbuğ’un avukatı): Yargıtay kararının ardından, İlker Başbuğ yönünden artık görevli mahkeme Anayasa Mahkemesi’dir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Başbuğ’la ilgili Başbakanlık’tan izin alınması gerekir. Bozma gerekçeleri karşısında böyle bir iznin verilebileceği kanaatini taşımıyorum. Şunu söyleyebiliriz ki artık bu dava çökmüştür. Süreç bizim için sıkıntılı olmuştur, yargılanmamız bakımından çok ibret verici, üzüntü verici, hatta utanç vericidir.

YENİDEN YARGILAMA YAPILAN DAVALAR

BALYOZ

Taraf Gazetesi muhabiri Mehmet Baransu’nun 30 Ocak 2010’da bir bavul içerisinde Beşiktaş Adliyesi’ne teslim ettiği belgeler üzerine açılan soruşturmayla başladı. Mahkeme, 21 Eylül 2012’de kararını açıkladı. Aralarında Çetin Doğan, Özden Örnek, İbrahim Fırtına, Bilgin Balanlı, Engin Alan, Şükrü Sarıışık, Ergin Saygun ve Dursun Çiçek’in de bulunduğu sanıklar, toplam 3 bin 904 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkûmiyet kararları Yargıtay’da onanan sanıklar, Anayasa Mahkemesi’ne gitti. AYM, 18 Haziran 2014’te ‘hak ihlali’ kararı verdi. Yeniden yargılamada tanık olarak dinlenen dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, “Balyoz diye bir planı hiç duymadık” dedi. Yeni bilirkişi heyeti de davadaki dijital verilerin ‘sahte’ olduğu yönünde rapor hazırladı. Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Mart 2015’te tüm sanıkların beraatine karar verdi.

ASKERİ CASUSLUK

İzmir Emniyet Müdürlüğü’ne 2010’da gönderilen bir ihbar mail’i üzerine başlatılan ve 3 yıl süren soruşturma sonunda, 49’u muvazzaf asker 93 kişi tutuklandı. Toplam 357 sanıklı dava, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 Nisan 2013’te görülmeye başlandı. Mahkemenin talebi üzerine hazırlanan bilirkişi raporunda, davaya konu dijital verilerin delil niteliği taşımadığı, aralarında tutarsızlıklar bulunduğu, ekleme ve çıkarmalar yapıldığı vurgulandı. Bu tespitin ardından dava 26 Şubat 2016’da beraatle sonuçlandı.

POYRAZKÖY

Ergenekon kapsamında Gölcük Donanma Komutanlığı’ndaki aramalarda elde edilen belgelerden yola çıkılarak 2009’da İstanbul Poyrazköy’de yapılan kazıların ardından silah bulunduğu ileri sürüldü. Yöneticileri hakkında “Ergenekoncu” iddiaları ortaya atılan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Çağdaş Eğitim Vafkı merkezlerinde aramalar yapıldı. Kafes Eylem Planı’yla da Ergenekon örgütünün Hrant Dink cinayetinin de aralarında olduğu gayrimüslimlere suikast planlarını hazırladığı öne sürüldü. Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Ekim 2015’te 83 sanığın beraatine karar verdi.

ŞİKE

3 Temmuz 2011’de başlayan soruşturma sonrasında şike iddiaları üzerine dava açıldı. Dava sürecinde 1 yıl cezaevinde kalan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, ‘şike yapmak ve örgüt kurmak’ suçundan 6 yıl 3 ay ceza aldı. Yeniden yapılan yargılama sonucu İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Ekim 2015’te tüm sanıkları beraat ettirdi. Beraat kararının ardından ilgili polisler hakkında soruşturma başlatıldı.