Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden (AB) çıkma kararı (Brexit) sonrası Türkiye'nin AB ile ilişkileri de merak konusu oldu.
Ada'dan gelen, hiç kimsenin beklemediği, bu referandum sonucu aslında birçok yönüyle Türkiye için ilginç senaryolara da gebe bir sürecin başlangıcı olabilecek. İngiltere'de Türkiye'nin AB üyelik sürecini kara propaganda malzemesi olarak kullanan Brexit cephesinin zaferi Avrupa Birliği içerisindeki Türkiye düşmanlarını tetikler ve üyelik süreci AB kanadından sekteye uğrar mı?

Ya da tam tersi bir etki yaratır ve Avrupa Birliği'nden çıkan dev Birleşik Krallık'ın yerine AB'ye üye olabilecek, ona en yakın ekonomik büyüklüğe ve nüfus büyüklüğüne sahip Türkiye'ye katı tutum yumuşar mı?

Ya da tüm bunların ötesinde Birleşik Krallık gibi bir devi kaybetmiş olan AB'ye bundan sonra Türkiye tam üye olmak ister mi?

Kararın Türkiye'ye olası etkilerini değerlendiren Avrupa Birliği Uzmanı Can Baydarol, "Türkiye için daha esnek bir Avrupa olacaktır. Dolayısıyla kısmen katılmak da mümkün olacaktır" dedi. Emekli Büyükelçi Uluç Özülker de "Türkiye'nin de acele etmesine gerek yok, yeni AB modelinin nereye gittiğini gördükten sonra kararını vermesi gerekir. İstikbalimizi karartmayalım" ifadelerini kullandı.

Birleşik Krallık'ta düzenlenen referanduma katılanların yüzde 51,9'u Avrupa Birliği'nden ayrılma yönünde karar vermesinin ardından, Türkiye'nin AB ile ilişkileri de farklı bir boyuta taşındı.

CAN BAYDAROL: ARTIK AVRUPA TÜRKİYE İÇİN DAHA ESNEK BİR AVRUPA OLACAKTIR

Avrupa Birliği Uzmanı Can Baydarol HABERTURK.COM'a yaptığı değerlendirmede, sandıktan çıkan ayrılık kararının Türkiye'nin üyelik sürecini olumlu etkileyebileceğini dile getirdi. Baydarol, "Avrupa'nın en büyük korkusu aşırı sağın yükselmesi. Aşırı sağdan gelecek popülist yaklaşımların önüne geçebilmek için tam üyelik duymak isteyecekleri son şey olacaktır. Bu anlamda olumsuz beklenti oldu. Ancak bu Avrupa da eskisi gibi federal, sert bir Avrupa olmayacaktır. Türkiye için daha esnek bir Avrupa olacaktır. Dolayısıyla kısmen katılmak da mümkün olacaktır. Ortaya iki tane parametre çıkmış oluyor. Yakın vadede de Türkiye'nin yenilenecek olan Gümrük Birliği anlaşmasının da ekonomik entegrasyonu da gündemde olacak diye düşünüyorum" diye konuştu.


"DIŞ POLİTİKADA DAHA GERÇEKÇİ OLUNMALI"
Baydarol, Avrupa Birliği'ne üyelik süreci çerçevesinde Türkiye'nin dış politikada daha gerçekçi bir politika izlemesi gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Avrupa Birliği üyeliği için "referanduma gideriz" yönündeki sözlerini gerçekçi bulmadığını belirten Can Baydarol şunları söyledi:
"Referandum abesle iştigal. Referandumda soru nettir; evet ve hayırdır. Avrupa Birliği, Türkiye'yi almak isterse, Türkiye'de katılalım mı, katılmayalım mı diye bir referandum söz konusu olamaz. Halkın bilgisi olmadığı konularda bilgisine başvurmak tehlikelidir. İngiltere'de tabloid gazetelerin yaptığı kampanyayla bu sonuç çıktı. Türkiye dış politikasını farklı yöne çekmesi gerekiyor. Dış politikada duygular yoktur, daha gerçekçi yapıya geçilmeli. Türkiye ise AB için istikrar kapısı. Ekonomik ve askeri ilişkilerin yanı sıra bir hukuk ilişkisiyle konuya yaklaşmak lazım."
Can Baydarol ayrıca, Türkiye'nin NATO'nun en büyük ikinci üyesi olmasına dikkat çekerek, "Avrupa Birliği'nin askeri bir gücü yok. Bir dönem yapmaya çalıştılar beceremediler. Dolayısıyla Avrupa'nın temel askeri, güvenlik gücü NATO çerçevesinde yürüyor. Türkiye de NATO'nun en büyük ikinci ülkesidir" dedi.

ULUÇ ÖZÜLKER: TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ KENDİ ELİNDE
Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, Habertürk TV'ye İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma kararını yorumladı. Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecini değerlendiren Özülker, "Türkiye de acele etmesine gerek de yok, yeni AB modelinin nereye gittiğini gördükten sonra kararını vermesi gerekir. İstikbalimizi karartmayalım" dedi.

Özülker, Avrupa Birliği'nin yeni reformlara ihtiyaç duyduğunu belirterek, İngiltere'nin Türkiye'nin üyelik sürecine desteğine vurgu yaptı. Özülker şunları söyledi:

"Avrupa Birliği aklını başına toplayıp kendine gelmezse bu şekilde devam edemeyeceğini o da görmeli. AB çekici bir nokta olmaktan uzaklaşmaktadır. Yunanistan iflas halinde 3 gün sonra atacaklar. Türkiye'nin de yolunu açabilir. İngiltere Türkiye'yi desteklemiş bir ülke olarak ortaya çıkmıştır. İngiltere bizi niye AB'de görmek ister? Oraya girmiş bir Türkiye için sulandırılmış bir AB normları ortaya çıkacaktır. Bu da İngiltere'nin işine gelir. AB, bu çerçeve içinde hem kendi geleceği için genişleme dahil her şeyi değerlendirecektir, AB geleceğini sağlam temele oturtacak reformlar yapacaktır, İngiltere de kaçıncı halkanın üyesi olacağına karar vermeye bundan sonda karar verecektir."

"Türkiye de acele etmesine gerek de yok, yeni AB modelinin nereye gittiğini gördükten sonra kararını vermesi gerekir"

"TÜRKİYE'NİN ACELE ETMESİNE GEREK YOK, İSTİKBALİMİZİ KARARTMAYALIM"
Özülker, Türkiye'nin bundan sonra neler olduğunu görüp ona göre karar vermesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
"Türkiye'yi, İngiltere kendi menfaatleri doğrultusunda desteklemiştir. Bu çuvaldız ile iğne meselesi. AB, Kopenhag kriterlerini koymuştur. Demokrasi, insan hak ve özgürlükleri olmazsa olmazdır. Türkiye bunları sağlayınca doğal aday olarak devam eder. Biz o normlardan uzaklaştığımız imajı karşı tarafta yerleştiği için sıkıntılarımız artmaya başladı. Tam demokratik ülke müzakerelere devam eder. Türkiye'nin geleceği kendi elindedir. AB yeni reformlar yapacaksa, bunu yapmadıkça AB de devam edemez. Bütün bunları aşabilecek adımları AB atacaktır. O zaman Türkiye de acele etmesine gerek de yok, yeni AB modelinin nereye gittiğini gördükten sonra kararını vermesi gerekir. İstikbalimizi karartmayalım. Çaresiz olmayan bir hastalığa yakalanmamak gerek. Ağır ağır bunu da aşacaktır."

İLTER TURAN: TÜRKİYE'NİN AB İÇİNDE YER ALMASI KOLAYLAŞABİLİR
Habertürk TV'ye değerlendirmelerde bulunan Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. İlter Turan da, Türkiye'nin bundan sonraki AB ile ilişkilerine yönelik tespitlerde bulundu.

İngiltere'nin geçmişte Türkiye'nin AB üyeliğini desteklediğini ama referandumdan farklı bir sonuç çıkması durumunda, bu desteğin süreceğini söylemenin zor olduğunu kaydeden Turan, "Türkiye'nin yeni şekillenecek Avrupa içinde yer alması kolaylaşabilir. Daha çok iktisadi işbirliği ve vize serbestisi öngörülecektir. Türkiye'nin, böyle formüllerin gelişmesi dahilinde AB'nin ikinci veya üçüncü çerçevesine eklenmesi daha kolay gelecektir."