Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Tarık Bey, 15 Temmuz Derneği olarak son 1 yılda ne yaptınız? Şehitlerin ve gazilerin hayatında somut değişiklikler sağlayabildiniz mi?

15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra, bu işin bir de sivil ayağının olması gerektiğini düşünüp derneğimizi kurduk. Şehit ailelerimizle ve gazilerimizle kardeşlik hukuku kurmaya ve evlerine gidip “Bir emriniz var mı?” diye sormaya çalışıyoruz.

Toplam kaç aile var ilgilendiğiniz?

250 şehidimiz, 2 bin 194 gazimiz var. 230 şehit ailesini ve 2 bin 50 gazimizi ziyaret ettik. Evlere gittiğimizde, “Sizden çok memnunuz çünkü sıkıntıya düştüğümüzde kapısını çalacak bir yerimiz var” cümlesini duymak bizim için çok anlamlı.

Ailelerden ne tür talepler geliyor?

Şehit ailelerimizin milli ve manevi hassasiyeti son derece yüksek; o evdeki manevi havayı hissediyorsunuz. Hiçbiri, “Benim şu eksiğim var” demiyor ama ziyaret etmeden emin olamayız. Örneğin bir şehidimizin kızı müthiş yetenekli, kalemi kuvvetli bir kız ama kendisi kapatmış; “Kimseyle görüşmek istemiyorum” noktasına gelmiş. Onun babasına yazdığı mektubun klibini çekip sosyal medya hesaplarımızda paylaştık. Çok mutlu oldu.

O GECE ERKEN DOĞUM YAPAN KADINLAR, TRAVMA YAŞAYAN ÇOCUKLAR VAR’

En çok çocuklar mı etkilendi?

Bir sıralama yaparsak; çocuklar, eşler, anne-babalar... Eşler acıyı biraz daha yoğun yaşıyor. Çok genç yaşta dul kalanlar var. Kıyaslamak, yarıştırmak gibi bir durum asla söz konusu olamaz ama düşünün, aynı evde yaşadığınız biri ertesi gün eve gelmiyor.

Onlar için ne yaptınız?

Ziyaretlerimizi 5 psikoloğumuzla birlikte yapıyoruz. Psikolojik anlamda kimin neye ihtiyacı olduğunu saptıyorlar. Bir de kayıtlara girmeyenler var. O gece alçak uçuş yapıldı. Bu yüzden erken doğumlar gerçekleşti. Odasında tek başına yatamayan, travma yaşayan çocuklar var. Bu gibi vakalar için de RUHSAK Derneği ile beraber özel çalışma yapıyoruz. Çocukların tuttuğu takımlar, sevdiği futbolcular var. Özellikle isteyenleri alıp maçlara götürüp şeref tribününde oturtuyoruz.

Bir de köşesine çekilip gazi maaşına başvurmayan, “Devletten bunu almama gerek yok” diyenler varmış. Böyle vakalarla da karşılaştınız mı?

Doğru, köşesine çekilenler ve hatta imza istediğimiz halde atmayanlar var. 4 ay önce Fatih’te gazilerimizle yaptığımız bir toplantıda içlerinden biri, “Ben bir şey yapmadım, o gün orada kim olsa bunu yapacaktı ama o kurşun bana denk geldi” dedi.

Bir de sahte gaziler çıkmış.

Bizim rastladığımız yok ama öyle haberler çıktı. Toplumda ne varsa her yere yansıyor.

HERKESİ DAVALARA GELİP İZLEMEYE DAVET EDİYORUZ’

15 Temmuz Derneği olarak ana davaya müdahil oldunuz. Süreç doğru işliyor mu?

15 Temmuz Derneği olarak, davalar nerede görülüyorsa resmi olarak müdahil oluyoruz. Halk hareketi olarak da protesto gösterileri düzenleyip sosyal medyayı da kullanarak herkesi davalara gelip izlemeye davet ediyoruz. Muğla’ya, Sincan’a, Silivri’ye gittik. Şu an 10’a yakın çatı ve ana dava var. Hepsinin ilk sanığının da Amerika’daki mukim zat olduğunu söylemek gerekiyor.

Etkili bir yargılama olduğunu düşünüyor musunuz?

Evet, kesinlikle öyle olduğunu düşünüyorum. Hatta şehit aileleri haklı olarak bazen tepki gösteriyorlar. “Duruşmalara takım elbiseyle geliyorlar. Devlete kurşun sıktılar ama devlet tarafından bakılıyorlar” diye isyan ediyorlar, rencide oluyorlar. O yüzden, şehit ailelerimizle konuşurken infiale kapılmamamız gerektiğini söylüyorum. Biz millet olarak gerekeni 15 Temmuz’da yaptık. Ama adil yargılama için sanıklar özgürce konuşmalı ve şu anda korunmalılar. Bu sistem zaten güzel işliyor ama burada bir çığırtkanlık başlatıp “Bunlar yargılanmasın, bunları hemen asalım. Cezaları verilsin” diyerek insanları galeyana getirmek isteyenler var. Bu mahkemelerde yabancı muhabirler de var. Orada birisi bir sanığa darpta bulunsa, bunu dışarıya kimbilir nasıl pazarlayacaklar? Ya da bir sanık ifadesini özgürce veremese, “Burada hukuk yok” diyecekler.

İddianamenin kapsamının fazla geniş tutulduğunu, kurunun yanında yaşın da yandığını düşünenler de var. Mesela, bazı erlerin aileleri, “Çocuğum emir kuluydu, komutanı emrettiği için yaptı” diyor. Siz ne düşünüyorsunuz?

Askere giden birisi, içte ve dışta ülkemize yönelik bir tehdit varsa onu engellemek için oradadır. “Eğitime gidiyoruz” emrini dinlemeleri anlaşılabilir, ama orada “Ateş et” diyor. Darbe olduğunu televizyondan öğrenen askerin görüntüsünü hatırlıyorsunuzdur. Bu asker ile komutanın “Sıkın” emrine uyan asker bir mi?

Bunları ayırt edebilecekler mi?

Yüz binlerce belge, on binlerce dijital belge var. Bunların hepsinin ayrıştırılıp tasnif edilmesi gerekiyor. Bir senede muazzam bir yere gelinmiş. Evet, kurunun yanında yaş da yandı. İftira atılan durumlar da var ama bu gibi durumların çözümü için de OHAL Komisyonu kuruldu.

81 VİLAYETİN MEYDANLARINDA NÖBETLER TUTULACAK’

15 Temmuz’un yıldönümünde neler yapacaksınız?

15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde açılışı yapılacak bir anıtımız var. Avrupa’dan Anadolu’ya geçerken, eskiden gişelerin olduğu yeri geçtiğinizde sağda rampada bir anıt yapılıyor. Anıtın ismi Şehitler Makamı, mimarı da Hilmi Şener. Orada 250 tane ağaç ve şehitlerimizin mermere işlenmiş isimleri yer alacak. Program akşam saat 21.00’de başlayacak. Cumhurbaşkanı konuşmasını bitirdikten sonra, 81 vilayetin meydanlarında nöbetler tutulacak ve sabah namazıyla bitecek. Bu arada meydanlarda fotoğraf sergileri de olacak. Bunun dışında seminerler ve paneller gerçekleştirilecek. Ayrıca, Washington’da Bahçeşehir Üniversitesi ile beraber açılışını Başbakan’ımızın yapacağı 15 Temmuz Sempozyumu yapıyoruz. Darphane Genel Müdürlüğü de bir hatıra parası bastı. Bu paranın tasarımını da biz yaptık. Bir de 15 Temmuz strateji belgesini hazırlıyoruz. Şu anki Cumhurbaşkanı darbenin birebir muhatabı oldu ama 20 yıl sonraki Cumhurbaşkanı da 15 Temmuz konusunda aynı hassasiyeti sonuna kadar taşımalı ve toplum olarak her 15 Temmuz’da bu ve bunun gibi programları devam ettirmelidir.

15 TEMMUZ MÜZESİ AÇACAĞIZ’

“15 Temmuz müzesi açacağız. Kültür Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile bunun çalıştayını yaptık. Cumhurbaşkanı’mız ile de görüşüp inşallah bu sene İstanbul’da açmayı planlıyoruz. Yeri henüz belli olmadı. Türkiye’de müze konusunda tecrübeli olan kim varsa onlarla bir çalıştay yaptık; müze müdürleriyle, sanatseverlerle, işadamlarıyla bir araya gelip ‘Bir 15 Temmuz Müzesi nasıl ve nerelerde olmalı?’ diye konuştuk. Ama bitiş tarihi için kesin bir süre veremiyorum.”