"Rutin bir işlemi olağanüstü görüyoruz!"
Ankara Strateji Enstitüsü Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Arıcan, İstanbul Emniyeti'nde 3.dalga olarak nitelendirilen; '700 polise şark tayini'ni değerlendirdi
Didem Arslan Yılmaz'ın sunduğu Gün Ortası programının bugünkü konuğu Ankara Strateji Enstitüsü Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Arıcan oldu. Başbakan Erdoğan'ın 'Seçilmişi atanmışa harcatmayız' sözlerini, bugün yürürlüğe giren yeni MİT yasası uyarınca MİT mensuplarıyla ilgili yakalama emrinin kaldırılması ve MİT-Yargı-Hükümet üçgeninde yaşananları ve muhtemel gelişmeleri değerlendiren Arıcan, konuyla ilgili şu tespitlerde bulundu.
700 POLİSİN TAYİNİ
Arıcan: Bugünlerde komple teorileriyle yatıp kalktığımız gündemde bugün Habertürk'ün haberi bomba gibi düştü. Şimdi işin aslını bende araştırdım hem emniyet kaynakları hem de İçişleri Bakanlığı bu haberi doğrulamadı. Bize söylenilen ve sizlerin de aldığı bilgilere göre bunun rutin bir işlem olduğu söyleniyor. Böyle ekstra yapılmış bir işlem yoktur deniyor, doğrudur. 3201 sayılı emniyete istinaden çıkarılmış bir yönetmelik var. Emniyet mensuplarının atama ve yer değiştirme yönetmeliği. Bu yönetmeliğin 18. maddesi atamaların zamanını belirliyor. Bu zaman da Şubat ayıdır. Yani Şubay ayında planlaması yapılıyor. Nisan ayında yerler belirleniyor. Yer değiştirme ise, Haziran ayında gerçekleşiyor. Yani yönetmeliğe baktığımız zaman bugün bütün emniyet birimlerine bu yazı gitti. Yani daha önce tayini çıkmış ama herhangi bir sebeple durdurulmuş tayinlerin uygulanması söylenmiştir. Bu 700 tayinin rutin dışı bir atama işlemi olduğunu düşünmüyorum. Fakat tabii burda aklımıza bir takım sorular da gelmiyor değil tabi. Daha önceki emniyet müdürlerinin görevden alınması, başkomiserlerin tayinleri. Krizin iyi yönetilememesi çok rutin bir işlemin bile kamuoyunda büyük bir olaymış gibi görünmesine neden oluyor. Kriz baştan iyi yönetilebilse aslında böyle rutin işlemlerde hiç abartılmayacaktır.
"KRİZİN İYİ YÖNETİLEMEMESİ SORU İŞARETLERİ DOĞRUYOR"
En başta savcılar ifadeye çağırdığı zaman Hakan Fidan ve diğer MİT mensupları gidip ifade verseydi. Biz şu anda rutin bir atama işlemini tartışıyor olmayacaktık. Bu kriz en baştan doğru yönetilseydi kamuoyu bu 700 polisin tayini olayını gayet rutin karşılayacaktı. Burada tek problem olarak krizin en başında doğru yönetilememesini görüyorum ben. Kuvvetler ayrılığı Türkiye'de iyi işlemiyor. Ortada bir kriz vardır. Bu kriz hemen aşılamadığı için olaylar bu noktaya kadar geldi. Burada bir yanlış olduğunu varsayarsak; bu yanlış diğer bir yanlışla kapatılmaya çalışıldı. O yanlış da, 26. maddede yapılan değişiklik. Çünkü bu değişişklik şu yanlış anlaşılmaya sebep oluyor. MİT'in sanki dokunulmaz zırhına büründürülüyor gibi. Bu 26. madde zaten vardı, sadece kapsamı genişletildi.