Ahmet Davutoğlu ifade verdi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla hakkında soruşturma başlattığı eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, ifade verdi. Davutoğlu'na destek vermek üzere DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da adliyeye geldi. Yaklaşık bir saat süren ifadesinde Davutoğlu, "Soruşturmaya konu edilen konuşma, 11 Eylül 2021'de Bingöl'de yaptığım ve bugün de her cümlesinin arkasında durduğum siyasi bir konuşmadır. Sözlerimin arkasındayım. Suç işlemedim; anayasal hakkımı ve siyasi sorumluluğumun gereğini yerine getirdim." dedi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya platformlarında dolaşıma sokulan ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen ifadeler nedeniyle Davutoğlu hakkında resen soruşturma başlatmıştı.
ANKA'da yer alan habere göre soruşturma, Davutoğlu’nun yaklaşık altı yıl önce katıldığı bir programdaki konuşmasına ilişkin sosyal medya paylaşımlarının yeniden gündeme gelmesinin ardından başlatıldı.
DAVUTOĞLU ADLİYEYE GELDİ
Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Davutoğlu, ifade vermek için Ankara Adliyesi’ne geldi. Davutoğlu’na destek vermek üzere DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da adliyeye geldi.
Davutoğlu'na destek için Ankara Adliyesine ilk olarak DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan geldi. Davutoğlu geldiğinde Babacan ile selamlaşarak adliyeye birlikte girdi. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da destek vermek için adliyeye geldi.
Öte yandan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in, ifadeye gitmeden önce Davutoğlu’nu telefonla arayarak dayanışma duygularını ilettiği öğrenildi.
İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Davutoğlu, bir saat kadar süren ifadesinde özetle şunları söyledi: "Soruşturmaya konu edilen konuşma, 11 Eylül 2021’de Bingöl’de yaptığım ve bugün de her cümlesinin arkasında durduğum siyasi bir konuşmadır. Sözlerimin arkasındayım. Çünkü bu sözler şahsi bir öfkenin değil; milletin hukukunu, devlet ahlakını ve adaleti koruma iradesinin ifadesidir. Suç işlemedim; anayasal hakkımı ve siyasi sorumluluğumun gereğini yerine getirdim.
Bugün hakkımda verilecek karar, yalnızca şahsımla ilgili olmayacak; yarın çocuklarımızın nasıl bir Türkiye’de yaşayacağına da işaret edecektir. Biz çocuklarımıza korkunun sessizliğini değil hür düşüncenin cesaretini, keyfiliğin karanlığını değil hukukun aydınlığını bırakmak zorundayız.
Açıkladığım hukuki, siyasi ve ahlaki gerekçeler doğrultusunda; usulü ve zamanlaması siyasi saiklerle hareket edildiğini gösteren bu soruşturma dosyasında, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesi uyarınca hakkımda derhâl kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini talep ediyorum."
Fotoğraflar: İHA