Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Edebiyat Haftanın Kitapları
        1

        ODYSSEIA
        (Homeros)

        Batı ve Antik Yunan edebiyatının temel taşlarından biri olan Homeros'un Odysseia destanı, Everest Yayınları'nın en özel çalışmalarından biri olarak okurlarla buluşuyor. MÖ 9. ve 8. yüzyıllar civarında yaşadığı varsayılan ve kimliği üzerindeki sır perdesi tam olarak aralanamamış olan Homeros'un bu devasa eseri, en yalın haliyle Truva Savaşı'ndan sonra tecrübeli bir savaşçı olan Odysseus'un yirmi yıl süren eve dönüşünü ve çileli yolculuğunu anlatıyor. Eseri Eski Yunanca aslından dilimize kazandıran Prof. Dr. Erman Gören Odysseia çevirisinde estetik ve bilimsel bir tercih olarak "filolojik sadakat" ilkesini benimsemişt. Homeros'un dilinin gündelik bir sokak dili değil, bir "suni/sanatlı-dil" (Kunstsprache) olduğunun bilinciyle hareket eden Gören, metnin arkaik tınısını kaybetmemiş bu özel kelime dağarcığını Türkçeye yansıtmış. Mısra temelli bu çeviride sabit bir vezin ya da kafiye aranmamış, bunun yerine metnin kendi içindeki ahenk çeşitli ses olaylarıyla yakalanmaya çalışılarak Homerosçu geleneğin formül ve epitetleri aslına uygun biçimde korunmuş...

        2

        MODERN ALMAN EDEBİYATI
        (Michael Minden)

        VakıfBank Kültür Yayınları, Michael Minden’in kaleme aldığı “Modern Alman Edebiyatı”nı okurlarla buluşturdu. Yaklaşık iki buçuk asırlık Alman edebiyatı tarihini yeniden değerlendiren kitap, edebiyatı teorik kalıplar ve ulusal mitler yerine doğrudan metinler üzerinden inceliyor. Lessing, Herder, Goethe ve Schiller ile başlayan; Kleist, Hölderlin, Rilke, Trakl, Kafka, Brecht ve Paul Celan’a uzanan geniş bir edebiyat panoraması sunan eser, Alman edebiyatının Avrupa modernitesiyle kurduğu yaratıcı ve çoğu zaman çelişkili ilişkiyi ele alıyor. Aydınlanma düşüncesinden romantizmin yükselişine, sanatın özerklik iddiasından dünya savaşlarının yol açtığı kültürel kırılmalara uzanan çalışma, edebiyatı yalnızca fikirlerin taşıyıcısı olarak değil, toplumsal değişimlere tepki veren canlı bir kültürel pratik olarak da değerlendiriyor. Edebiyat ile tarih arasındaki dengeyi gözeten “Modern Alman Edebiyatı”, Alman Dili ve Edebiyatı, Karşılaştırmalı Edebiyat ve Kültürel Çalışmalar alanlarında çalışan araştırmacıların yanı sıra, Avrupa’nın en etkili edebî geleneklerinden birini bütüncül bir bakışla tanımak isteyen okurlar için de önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.

        3

        KIYISINDA
        (Gülhan Davarcı)

        Karanlık da olsa bir masal dünyası insanın içinde büyüdüğü ev. O masalda periler canavarlarla birlikte yaşar. Masaldan çıktığında canavarlarla birlikte periler de kaybolur. İki kardeş, küçük kardeşlerinin kaybolması üzerine memleketlerine gitmek zorunda kalırlar. Aile içindeki travmalar, iletişim kopuklukları, gerilimler ve unutulmaya çalışılan hatıralar da bu süreçte yeniden gün yüzüne çıkar. Şiddetini giderek artıran fırtına, yağmur ve nehrin taşma tehlikesi ise ortamı boğan kasveti daha da koyulaştırır. Gülhan Davarcı, İletişim Yayınları'ndan çıkan Kıyısında'da ufak bir çocuğu aradıkları gibi, kendilerini, varoluş sebeplerini, geçmişlerini ve bugünlerini, keskin çizgilerle kurdukları dünyalarındaki amaçlarını da arayan insanların hikâyesini anlatırken, duyguların zamanla, zamanın hayatla yarıştığı unutulmaz üç gün resmediyor.

        4

        1938 GÜNLÜĞÜ
        (Elsa Morante)

        İtalyan yazar Elsa Morante, ağustos ayında Can Yayınları etiketiyle yayımlanan iki kitabıyla okurla buluşuyor: Çocukluk Anıları ve 1938 Günlüğü. Morante, Çocukluk Anıları’nda çocukluğunun ülkesine geri dönüyor; ilk heyecanlarını, oyunlarını, korkularını, ilk aşklarını, kardeşlerini, okul arkadaşlarını ve Roma’nın gündelik hayatını çocuk Elsa’nın bakışıyla anlatıyor. Morante’nin oyunbaz, muzip ve dokunaklı çocuk sesinin tüm canlılığıyla yankılıyor... 1938 Günlüğü ise Elsa Morante’nin gençlik yıllarında tuttuğu notlardan oluşuyor. Yalnızca gündelik hayatın değil; rüyalar, arzular, suçluluk duygusu, yalnızlık ve aşkın yarattığı kırılganlıkların da yer aldığı bu sayfalarda Morante, henüz yirmi altı yaşındayken, kendi iç dünyasını büyük bir açıklıkla izliyor. Yazarın sonraki eserlerinde belirginleşecek çocukluk, arzu, suçluluk, annelik, yalnızlık, hayal gücü gibi temalar ilk kez bu metinde bütün çıplaklığıyla ortaya çıkıyor. Dante’den Rimbaud’ya, Freud’dan Kafka’ya uzanan edebî evreniyle birlikte, 1938 Günlüğü hem kişisel bir belge hem de bir yazarın kendi sesini arayışının eşsiz bir kaydı.

        5

        ÇİÇEKÇİ KADIN
        (Minyoung Kang)

        Dosan'ın sakin bir mahallesindeki küçük bitki dükkânı, kapısından içeri giren herkese huzur vadeder. Özenle bakılan saksılar, yaprakların arasından gelen toprak kokusu ve her bitkiyi sevgiyle büyüten Yuhui... Burası yalnızca bitkilerin değil, hayata yeniden tutunmaya çalışan insanların da sığınağıdır. Ancak güneş battığında, dükkânın kapıları kapansa da Yuhui'nin mesaisi sona ermez. Hayatlarındaki bir erkeğin sonsuza dek yok olmasını isteyen kadınlar, çözümü onun bahçesinde aramaktadır. Çok geçmeden kasabada insanlar gizemli biçimde ortadan kaybolmaya başlar. Yoohee ise her sabah dükkânını aynı sakinlikle açar, bitkilerini sular ve hiçbir şey olmamış gibi yaşamına devam eder. Peki, en huzurlu görünen bahçeler gerçekten göründükleri kadar masum mudur? Timaş Yayınları'ndan çıkan, kadın öfkesini, kara mizahı ve gerilimi ustalıkla harmanlayan Çiçekçi Kadın, son sayfasına kadar gizemini koruyan, sarsıcı bir roman.

        6

        SOYUT SANAT ATLASI
        (Özkan Eroğlu)

        Özkan Eroğlu'nun, Cubart Gallery işbirliğiyle Tekhne Yayınları'ndan çıkan yeni kitabı Soyut Sanat Atlası, soyut sanatın yaklaşık iki yüz yıllık serüvenini yalnızca tarihsel değil, düşünsel ve görsel bir bütünlük içinde ele alıyor. Sanat tarihçisi ve sanat eleştirmeni Eroğlu, kitabında, soyut sanatı yalnızca bir akım ya da ekol gibi değil, insanın görme, düşünme ve dünyayı anlamlandırma şeklindeki büyük dönüşümün bir parçası olarak ele alıyor. Kitap; William Turner'dan Kandinsky'ye, Mondrian'dan Soyut Ekspresyonizm'e, Avrupa'dan Amerika'ya, savaş sonrası dönemden günümüz dijital üretimlerine dek uzanan geniş bir tarihsel panoramayı kronolojik olduğu kadar düşünsel ilişkileriyle de okura sunuyor. Ancak bu eser klasik anlamda hazırlanmış bir sanat tarihi kitabı değil. Sanatçıları art arda sıralamak yerine, onların birbirlerini nasıl hazırladıklarını, hangi düşünsel iklimlerden beslendiklerini ve soyut sanatın büyük haritası içinde nasıl konumlandıklarını hem metinsel, hem de görsel bir izlek eşliğinde görünür kılıyor...

        7

        KABİL'İN ÇOCUKLUĞU
        (Michael Amherst)

        Nehirler arasında yer alan eski bir manastırın gölgesinde büyüyor Daniel. Yaşıtlarından farklı bir çocuk, her şeyi anlamak istiyor; soru sormak onun için nefes almak gibi. Ama zekâsı ve hassasiyeti çoğu zaman yanlış anlaşılmış, babasının okul müdürü olması ise onu arkadaşlarından uzaklaştırıp daha da yalnızlaştırmış. Babasının işini kaybetmesi ve boş hevesi uğruna kırsala taşınmalarıyla Daniel ve ailesi için her şey kötüye gidiyor. Daniel yeni okuluna Philip adında bir öğrencinin gelmesiyle teselli buluyor. Hayranlık ve merakla bağlandığı Philip ve okulun karizmatik resim öğretmeni Bay Miller, ona sonunda parlayabileceği bir dünyanın kapılarını aralıyor. Ama kapıldığı büyü, Daniel’ı sevdiği her şeye ihanet etmesine yol açabilecek tehlikeli bir yola sürükleyecek. Domingo Yayınları'ndan çıkan şefkatli, sarsıcı ve sürükleyici Kabil’in Çocukluğu, anne ile baba, benlik ile arzu, itaat ile özgürlük arasında kalan bir çocuğun unutulmaz portresini çiziyor.

        8

        ÇOCUK
        (Murat İsmail Oğru)

        Murat İsmail Oğru, Motto Yayınları'ndan yayımlanan ikinci romanı Çocuk'ta sinematografik bir dille, kentin alacakaranlık köşelerinde geçen bir polisiye-psikolojik gerilim kuruyor. Sezgin Kutlu ya da nam-ı diğer Bektaş; Türk edebiyatında az rastlanır bir karakterle hayatımıza giriyor: Küçük bedeniyle koca yıkımlar yaratan, şefkatle gülümseyerek bıçağını saplayan, kaybettiği ailesi yerine kendi ailesini kuran ve kurduğu her şeyi koruyabilmek için aklının ve ufkunun sınırlarına kadar gidebilen bir çocuk. Sezgin'in arkasında sürüklediği gölgeler büyüdükçe, etrafına topladığı insanlar onun için bir aile, kendi içinse bir hesap olmaya başlıyor. İstemese de büyümek zorunda kalan, herkesin bilmediği, sadece içindeki matematik öğretmeninin tanıdığı bu çocuk; etrafına demir tuğlalardan bir kale örmeye çalışıyor. Ancak tuğlaları seçerken hata payı yok...

        9

        HAYIRLI İŞLER
        (İhsan Taşer)

        The Kitap Yayınları etiketiyle okurla buluşan İhsan Taşer’in kaleme aldığı Hayırlı İşler: Anlam ve Ahlaki Kazanç Peşinde Hayat Yolculuğu, başarıyı yalnızca kâr ve büyüme üzerinden tanımlayan anlayışı sorgulayarak; ahlaki değerleri, anlamı ve insanı merkeze alan yeni bir iş ve yaşam perspektifi sunuyor. Taşer, Hayırlı İşler’de Çalışmayı yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, insanın karakterini, vicdanını ve hayata bıraktığı izi ortaya koyduğu anlamlı bir yolculuk olarak ele alıyor. Verimlilik kadar merhametin, rekabet kadar adaletin, kazanç kadar sorumluluğun da iş hayatının ayrılmaz parçaları olduğunu hatırlatıyor... Okuru hazır cevaplarla değil, güçlü sorularla buluşturan kitap, bireyin meslek hayatına ve yaşam amacına yeniden bakmasını sağlayan ilham verici bir rehber niteliği taşıyor.

        10

        İÇİMDEKİ KALABALIK
        (Gamze Güller)

        İnsan bazen savaştan, bazen çocukluğundan kaçamaz; bazen kendi zihninden bile çıkamaz. Everest Yayınları'ndan çıkan İçimdeki Kalabalık, görünürde sıradan hayatların içinde dolaşırken görünmeyen ağırlıklar taşıyanların yüklerini öyküleştiriyor. Kayıp bir sevgilinin peşinde savaş coğrafyasına uzanan bir kadın, annesinin ağrısıyla büyüyen bir çocuk, aylarını verdiği otelin açılışını bambaşka bir sona hazırlayan bir mimar, giderek yalnızlaşan insanlar... Gamze Güller, kurduğu güçlü atmosfer ve ayrıntılardaki titizliğiyle olanları görmekten ziyade, öykü kişilerinin zihinlerine girmeye davet ediyor okuru. Gerçekle hayalin, umutla yıkımın, sevgiyle saplantının birbirine karıştığı bu öykülerin temel izleği, insanın kendi içine yaptığı yolculuk. İçimdeki Kalabalık, Gamze Güller'in edebiyat serüveninin başlangıç noktası olmasının yanı sıra, insan ruhunun en kırılgan ve en dirençli yanlarını aynı anda görünür kılan güçlü bir ilk kitap.

        ÖNERİLEN VİDEO
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ