OECD’ye göre işgücü açığının çözümü ücret artışı
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) raporunda, bu yılın ilk çeyreğinde işgücü piyasasında yaşanan daralmanın, birçok ülkede COVID-19 öncesi seviyelere yakın veya altında seyrettiği belirtildi. Üye ülkelerde 2021 yılından bu yana asgari ücretin ortalama ücretten fazla arttığı, bu durumun asgari ücretin hemen üzerindeki ücret düzeyinde sıkışmaya yol açtığı kaydedilen raporda, işgücü açığına çözüm için ücretlerin artırılması önerildi. Habertürk'ten Ahmet Kıvanç'ın haberi
OECD’nin 2026 İstihdam Görünümü raporunda, üye ülkelerdeki istihdama ilişkin kapsamlı değerlendirmelere yer verildi. İran savaşının süresi ve kapsamının belirsizliğini koruduğu belirtilen raporda, çatışma sona erdikten sonra bile hasar gören altyapının ve ulaşım yollarının onarılması ve ürünlerin dünya çapında transferinin aylar süreceği, ekonomik etkilerin bir süre daha hissedilmesinin muhtemel olduğu kaydedildi.
SORULARINIZ İÇİN: akivanc@haberturk.com
Raporda, 2026 yılının ilk çeyreğinde işgücü piyasası daralmasının, ülkelerin çoğunda COVID-19 öncesi seviyelere yakın veya altında seyrettiği belirtildi. Avrupa Birliği’nde 2026’nın ilk çeyreğinde işgücü eksikliğini üretimi sınırlayan faktörlerden biri olarak gösteren firmaların oranının 2019’daki pandemi öncesi rekorlara yakın veya altında olduğu vurgulandı. Sanayide her 6 firmadan biri, hizmet sektöründe de her 5 firmadan biri işgücü eksikliğinin mal ve hizmet üretimini olumsuz etkilediğini belirtti.
Daha uzun bir zaman dilimi göz önüne alındığında OECD ülkelerinin çoğunda işgücü piyasasının daralmaya devam ettiği, bu durumun nüfusun yaşlanması, dijital dönüşüm, bazı sektörlerdeki düşük iş kalitesi gibi halen etkili olan bir dizi yapısal faktörden kaynaklandığı dile getirildi.
REEL ÜCRET ARTIŞI GEÇEN YILIN ALTINDA KALDI
İran savaşının etkilerinin ortaya çıkmadığı yılın ilk çeyreğinde OECD ülkelerinin tamamında yıllık reel ücret artışının pozitif olmakla birlikte enflasyondaki düşüşe rağmen yavaşlama göstermekte olduğu belirtildi. Reel ücretlerdeki ortalama artışın geçen yılın altında kaldığı ifade edilen raporda, 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,7 olan reel ücretlerdeki ortalama yıllık artışın bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,2 olduğu kaydedildi.
Rapora göre, üye ülkelerin üçte ikisinde 2026 yılının ilk çeyreğindeki yıllık reel ücret artışı önceki yıla göre daha düşük kaldı. İran savaşı sonrasındaki öncü göstergeler, son aylarda reel ücret artışında daha fazla yavaşlama olduğunu gösteriyor.
Geçen yılın ilk çeyreğinde OECD ülkeleri ortalamasının oldukça altında kalan Türkiye’deki reel ücret artışı bu yıl OECD ortalamasının üzerine çıktı.
ASGARİ ÜCRET ORTALAMA ÜCRETTEN FAZLA ARTTI
OECD üyesi 30 ülkede asgari ücret uygulanıyor. Bu ülkelerde asgari ücretler 2026 yılında 2025 yılına göre daha az arttı. Reel asgari ücret Türkiye, ABD, Avustralya, Belçika, Kanada, Fransa, Yunanistan, Lüksemburg, Yeni Zelanda, Polonya ve İspanya’da azaldı.
Bununla birlikte 30 ülkede reel asgari ücret 2021 yılına göre yüzde 11 oranında daha yüksek. Sadece Kanada ve ABD’de reel asgari ücret 2021 yılının altında kaldı.
2021 – 2026 yılları arasında asgari ücrette en yüksek nominal artış yüzde 823 ile Türkiye’de gerçekleşti. Buna karşılık Türkiye’de aynı dönemdeki reel asgari ücret artışı ise yaklaşık yüzde 20 düzeyinde oldu.
OECD raporuna göre, üye ülkelerin çoğunda asgari ücretler 2021 ile 2025 yılları arasında ortalama ücretlerden daha fazla artarken, ücret dağılımının en alt kademesinde sıkışma yaşandı.
Raporda, Türkiye’de 2021’den bu yana ortalama ücretlerde çok güçlü reel büyüme sağlandığı, buna bağlı olarak asgari ücretin medyan ücrete oranının düştüğü ifade edildi. (Medyan ücret “ortalama ücret” değil, “orta ücret” anlamına geliyor.)
OECD ülkelerinin çoğunda, 2025’in ilk çeyreği ile 2026’nın ilk çeyreği arasında birim işgücü maliyetleri birim kârlardan daha fazla arttı. Birim işgücü maliyetlerinin birim kârlardan daha fazla artması, ücretlerin satın alma gücüne yaklaşmasını sağlıyor. Ancak bu veriler İran savaşının dünya ekonomileri üzerindeki etkileri ortaya çıkmadan öncesini yansıtıyor. Yılın geri kalanında ücretlerin baskı altında kaldığı değerlendiriliyor.
İŞGÜCÜ AÇIĞINA ÇÖZÜM ÜCRET ARTIŞI
OECD raporunda, yapısal işgücü açıklarının giderilmesi için koordineli politika çabalarına ihtiyaç bulunduğu belirtildi. İşgücü piyasasında yeterince temsil edilmeyen yaşlılar, kadınlar ve göçmenlerin katılımını teşvik edici politikaların işgücü arzını artırabileceği ifade edildi. Asgari ücret ve toplu pazarlık sistemlerinin de cazip çalışma koşulları sağlaması gerektiği vurgulandı.
İşsizlik ödenekleri, aktif işgücü piyasası politikaları, toplu pazarlık gibi işgücü piyasası politikalarının süregelen ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin işgücü piyasası üzerindeki etkilerini azaltmak için de hayati önem taşıyacağı belirtildi. Özellikle istikrarsızlaşan ücret baskısı ve yükselen enflasyon bağlamında asgari ücret ve toplu pazarlık gibi ücret belirleme kurumlarının, enflasyon maliyetinin işçiler ve işverenler arasında adil bir şekilde dağıtılmasını sağlamada rol oynayacağı dile getirildi. Toplu pazarlık ve sosyal diyaloğun, asgari ücretin üzerinde maaş alan ve bu nedenle asgari ücret artışlarından doğrudan faydalanamayan düşük ücretli işçilerin enflasyona karşı korunmasını da sağlaması gerektiği belirtildi. Toplu pazarlığın, sektörlere ve firmaların daha fazla ücret artışını sürdürme kapasitelerine göre uyarlanmış çözümlerin belirlenmesine yardımcı olabileceği ifade edildi. Özellikle ücret görüşmelerinin zamanlamasının önemli olduğu, ücretlerin pazarlık turlarının sıklığı, erken ücret görüşmeleri, köprü anlaşmaları ve tek seferlik ödemeler yoluyla ayarlanabileceği kaydedildi.