Isparta'nın neyi meşhur? Isparta'da ne yenir, ne alınır, neresi gezilir?
Şafak vaktinde uyananların, henüz çiğ düşmüş yapraklar arasından yükselen o büyüleyici kokuyu içine çekenlerin ve rengarenk çiçek tarlalarının ortasında kendini bir masalın içinde bulanların şehrine, Isparta'ya doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Göller Yöresi'nin bu zarif başkenti, her yıl bahar aylarında pembe güllerin, yaz aylarında ise mor lavantaların yarattığı görsel şölenle ziyaretçilerini selamlar.
Ancak Isparta sadece bir çiçek bahçesi değil; aynı zamanda Torosların eteklerine kurulu, Selçuklu ve Osmanlı izlerini taşıyan, kayak merkezlerinden pırıl pırıl göllerine kadar doğanın her türlü cömertliğini sergileyen bir huzur limanıdır. Dünyanın gül yağı ihtiyacının büyük bir kısmını tek başına karşılayan bu topraklar, sabırla işlenen el dokuması halılarıyla da tarihin ilmeklerini bugüne taşır. Şehre girdiğinizde sizi karşılayan ferah atmosfer, aslında bu kentin ne kadar temiz, düzenli ve yaşam dolu olduğunun bir kanıtıdır.
Isparta, doğanın renklerini sosyal hayatına ve ekonomisine öyle bir entegre etmiştir ki, kentin her sokağında bu bütünleşmeyi görmek mümkündür. Bir yanda binlerce yıllık antik kentlerin vakur duruşu, diğer yanda lavanta köylerinin modern turizm anlayışıyla canlanışı, Isparta’yı çok yönlü bir destinasyon haline getirir. Şehri sadece gülden ibaret görmek büyük bir eksiklik olur; çünkü burası aynı zamanda elmanın vatanı, balıkçılığın en taze hali ve kayakseverlerin kış sığınağıdır. İşte detaylar…
GÜL KOKULU SOFRALAR VE YÖRESEL LEZZETLER
Isparta mutfağının en seçkin ve en karakteristik lezzeti şüphesiz Isparta fırın kebabıdır. Selçuklu döneminden bu yana geleneksel yöntemlerle hazırlanan bu kebap, sadece kuzu etinin kendi yağıyla, meşe odunu ateşinde ve büyük bir sabırla pişirilmesi esasına dayanır. Yaklaşık sekiz saat boyunca fırında kalan et, öyle bir kıvam alır ki kemiğinden kendiliğinden ayrılır ve ağızda dağılır. Yanında sunulan taze pideler ve kuru soğanla bu yemek, kentin gastronomi dünyasındaki sarsılmaz imzasıdır. Bir diğer yöresel simge ise sazan dolmasıdır. Eğirdir Gölü’nden taze taze tutulan sazanların içi özel baharatlı bir harçla doldurularak fırınlanır ve özellikle göl kenarındaki sofraların en kıymetli konuğu olur.
Hamur işleri ve yerel lezzetler konusunda da oldukça zengin olan kentte, banak adı verilen yemek et suyunun pideyle buluştuğu doyurucu bir alternatiftir. Isparta mutfağında gülün etkisi sadece kozmetikte değil, sofralarda da kendini gösterir. Gül reçeli, kentin en temel kahvaltılığı olmasının yanı sıra, gül şerbeti ve gül lokumu da ferahlatıcı birer ikramlık olarak sunulur. Bir diğer önemli lezzet olan kabak borani, bölgenin sebze kültürünü yansıtan hafif ve sağlıklı bir tercihtir. Tatlı faslında ise Isparta usulü irmik helvası veya yörenin bereketli elmalarından yapılan çeşitli tatlılar öne çıkar.
DOĞA HARİKALARI VE TARİHİ DURAKLAR
Isparta seyahatinin en büyüleyici duraklarından biri, kuşkusuz Eğirdir Gölü ve onun üzerindeki Yeşil Ada’dır. Gölün gün içinde yedi farklı renge büründüğü söylenir ve bu manzara eşliğinde yapılan bir yürüyüş ruhu dinlendirmek için yeterlidir. Yeşil Ada’nın dar sokaklarında yürürken karşınıza çıkan tarihi kiliseler ve eski balıkçı evleri, bölgenin çok katmanlı geçmişini fısıldar. Tarih meraklıları için Sagalassos kadar meşhur olmasa da, Yalvaç ilçesindeki Pisidia Antiocheia Antik Kenti görülmeye değer görkemli yapılara sahiptir. Roma döneminin önemli merkezlerinden biri olan bu kent, özellikle St. Paul yolu üzerinde bulunması sebebiyle inanç turizmi açısından da büyük önem taşır.
Doğa tutkunları için ise Isparta tam bir görsel şölen sahasıdır. Haziran ayında pembe bir örtüye bürünen Güneykent gül bahçeleri ile Temmuz ayında morun her tonunu sergileyen Kuyucak lavanta köyü, ziyaretçilere bir rüya alemi sunar. Bu tarlalarda çiçek toplamak ve o eşsiz kokuyu solumak, kentin sunduğu en özel deneyimlerden biridir. Kış turizminin yükselen yıldızı Davraz Kayak Merkezi ise Eğirdir Gölü manzarasına karşı kayak yapma imkanıyla sporseverleri ağırlar. Ayrıca Kovada Gölü Milli Parkı, zengin bitki örtüsü ve yaban hayatıyla doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılık için harika bir rotadır. Yazılı Kanyon ise serin suları ve kaya yazıtlarıyla hem macera hem de kültür arayanların vazgeçilmez durağıdır.
ISPARTA'DA NE YAPILIR?
Isparta seyahatinden dönerken yanınıza alabileceğiniz en değerli ürünlerin başında, gül bazlı doğal kozmetikler gelir. Gül yağı, gül suyu, gül kremi ve kolonyası mutfağınıza ve bakım rutininize bu bölgenin şifasını taşıyacak en doğal seçeneklerdir. Isparta halısı ise dünyanın en kaliteli halıları arasında gösterilir; binlerce düğümle atılan o meşhur desenler, evinize Anadolu’nun sanat mirasını katacaktır. Gastronomik bir alışveriş için ise kentin bereketli topraklarından gelen elmalar, elma kurusu ve meşhur çiçek balı tercih edilebilir.
Isparta’da mutlaka yapılması gerekenlerin başında, şafak vaktinde bir gül bahçesine girip taze gülleri kendi ellerinizle toplamak gelir. Eğirdir Gölü’nde teknelerle gezintiye çıkmak, Kuyucak köyünde lavantaların arasında kaybolmak ve bir akşam yemeğinde gerçek bir Isparta fırın kebabı yemek bu gezinin olmazsa olmazlarıdır. Davraz Dağı’nın zirvesinde mola verip manzarayı izlemek, Yazılı Kanyon’un serin sularında yürüyüş yapmak ve dönüş yolunda taze elma almak Isparta seyahatini unutulmaz kılacaktır. Gül suyunun ferahlığında bir mola verip kentin o sakin ritmine ayak uydurmak, size Marmara ve İç Anadolu’nun karmaşasından çok uzaklarda, huzur dolu bir dünya sunacaktır.