Büyükkılıç, yaptığı yazılı açıklamada, Kayserispor- Galatasaray karşılaşmasına 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın da gururuyla dostluk kardeşlik duyguları içerisinde gittiklerini ancak maç gecesi yaşanılanların taraflı tarafsız herkesi kahreden bir tablo ortaya çıkardığını savundu.

Geceye damgasını vuran hakem kararlarının herkesi üzdüğünü belirten Büyükkılıç, şunları kaydetti:

"Hoşgörüde tavan yapmış insanların şehri Kayseri'de, hepimizi derinden yaralayan ve futbol adına kara kara düşünmemize yol açan gelişmeler yaşanmıştır. Öncelikle tüm kamuoyu bilmelidir ki Kayserispor sadece şehrin takımı değil, Türk futbolu açısından derin kökleri bulunan, Anadolu coğrafyasının tam göbeğinde tartışılmaz bir değerdir. Bu değer hiçbir güç ya da otorite tarafından yok sayılamayacak kadar büyüktür. Yok saymaya cüret edenler de bu değerin altında ezilmeye mahkumdur. Bizler, sporun ruhuna uygun olarak, alın teriyle, tatlı rekabet içerisinde, sahada mücadeleyle sevinmeyi şiar edinmiş ve bunu ahlaki bir duruş olarak felsefe haline getirmiş bir şehiriz. Biz, bu anlayış ve inançla Süper Lig'de mücadelemizi verirken Galatasaray maçında verilen skandaldan da öte kararlar, emek hırsızlığının en kara örneklerinden biri olarak spor tarihindeki yerini almıştır."

Gerekli mercilerin Türk futbolunun geleceği için somut adımlar atıp, önemli kararlar alması gerektiğini savunan Büyükkılıç, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İki renktaşın keyifli geçeceğine inandığımız mücadelesi, maalesef hakemlerin yönetim anlayışı yüzünden maç olmaktan çıkıp kıyım haline dönüşmüştür. Bunları asla doğru bulmuyoruz. Ligin henüz başındayken başta Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu olmak üzere futbolun etkin tüm dinamiklerinin ve otoritelerinin yanlışı haykırıp, Türk futbolunun aydınlık geleceği adına somut ve kararlı adımlar atmasını bekliyoruz. Kayserispor'un çok daha kararlı ve inançlı bir şekilde bundan sonraki süreçte başarılı bir sezon geçireceğinin altını ısrarla çizmek istiyorum. Kayserispor'umuz sahipsiz değildir."