Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Keşfet Prof. Dr. Necmi Karul Habertürk'e açıkladı

        Türkiye, toprak altındaki hafızasını bilimsel bir vizyonla geleceğe taşıyarak yalnızca kendi tarihini değil, insanlığın ortak mirasını yeniden inşa ediyor. 2019'da 227 olan kazı sayısı, 2025'te yüzde 190 artışla 657'ye yükseldi. 119 yüzey araştırmasıyla birlikte arkeolojik çalışma sayısı, 776'ya ulaştı. Rekor seviyedeki kazı ve yüzey araştırmasıyla arkeolojiyi milli bir politika haline getiren Türkiye, geçmişin tanıklarını evrensel bir bilgi hazinesine dönüştürüyor. Tarih boyunca onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yürüttüğü sistemli stratejilerle dünyanın en büyük açık hava laboratuvarına dönüşüyor.

        REKLAM

        PEK ÇOK ALANDA İVME OLUŞTURUYOR

        Arkeoloji ve turizmdeki bu sarmal yükseliş, sadece bilet gelirlerini artırmakla kalmıyor; gerçekleştirilen bu stratejik hamle, turizm çarpanı sayesinde yeme-içme, konaklama, yerel el sanatları ve ulaşım sektörlerini tetikleyerek kültürel bağımsızlığın perçinlenmesinin yanı sıra turizmden istihdama kadar pek çok alanda büyük bir ekonomik ve sosyal ivme oluşturuyor.

        Artan arkeolojik kazı temposu, Karahantepe, Hattuşa ve Kadıköy Haydarpaşa Garı'nda olduğu gibi insanlık tarihini kökten değiştiren olağanüstü keşifleri beraberinde getirdi.

        OLAĞANÜSTÜ KEŞİFLER

        • Karahantepe... Taş Tepeler projesi kapsamında gün yüzüne çıkarılan 2,3 metre yüksekliğindeki gerçekçi insan heykelciği, yerleşik hayata geçiş evresinde inanç ve sanatın tahmin edilenden çok daha karmaşık olduğunu kanıtladı.

        • Hattuşa... Hitit İmparatorluğu'nun başkentinde bulunan ve Kalaşma diline ait ifadeler içeren yeni çivi yazılı tablet, Anadolu’nun Tunç Çağı'ndaki çok kültürlü yapısını gözler önüne serdi.

        • Kadıköy Haydarpaşa Garı... M.Ö. 5'inci yüzyıla uzanan kalıntılarla Khalkedon'un (Körler Ülkesi) derin tarihi İstanbul’un merkezinde gün ışığına çıktı.

        YÜZDE YÜZLÜK ARTIŞ SAĞLANDI

        Türkiye'deki arkeolojik kazıların insanlık tarihinin aydınlanmasındaki önemi aşikâr. Peki, toprak altından çıkarılan tarihi buluntuların müzelerin ziyaretçi sayısının artmasında payı var mıdır? Zira, arkeolojik kazıların artmasıyla müzelerin ziyaretçi sayısının artması aynı döneme denk geliyor. 2016'da 17 milyon 521 bin olan müze ve ören yeri ziyaretçi sayısı, yüzde 100'lük artışla 34 milyon 908 bine ulaştı.

        REKLAM

        Görünen o ki arkeolojik kazıların artmasıyla müzelerin ziyaretçi sayısının artması arasında güçlü bir bağlantı söz konusu. Bu konuyu en iyi şekilde değerlendirecek kişilerden biri olan Taş Tepeler Kazı Alanı Başkanı Arkeolog Prof. Dr. Necmi Karul ile danışmanlarından biri olduğu deneyim müzesi 'The Walk'un açılışında bulunduğu Londra'da karşılaştım.

        Arkeolojik kazılarla müze ziyaretçi sayısındaki bu büyük hareketliliğin dinamikleri hakkındaki sorularımı içtenlikle cevaplayan Prof. Dr. Necmi Karul, bu tablonun temelinde yatan unsurları iki ana eksene bağladı. Birincisi; Anadolu'nun eşsiz arkeolojik zenginliği. İkincisi ise bu zenginliği değere dönüştüren Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kararlı iradesi.

        "BUNUNLA DOĞRUDAN ORANTILI"

        • 2025'te Türkiye en çok kazı yapan ülke oldu. Sizce bunun ana nedenleri nelerdir ve böyle devam edebilmesi için özellikle neler yapılması lâzım?

        Bunun ana nedenleri kuşkusuz Anadolu'nun arkeolojik olarak zenginliğinden kaynaklanıyor ama zengin olması, kazıların çok olmasıyla doğru orantılı olmayabilir. Türkiye'deki kazıların sayısının artırılması, mevcut kazıların ise daha efektif sürdürülmesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bir iradesi var. Son yıllarda da Türkiye'deki arkeoloji adına yürütülen çalışmalarda pozitif bir enerji bulunuyor. Kazıların artması bununla doğrudan alakalı. Yani hem mevcut zenginlik hem de o zenginliği değerlendirecek bir iradenin ortaya konulmasından söz ediyorum.

        • Müzelerin ziyaretçi sayısının artmasında kazı sayılarının artmasının önemli bir payı olduğunu düşünüyorum. Doğru mu düşünüyorum?

        Mevcut kazı sayılarıyla karşılaştırdığımızda müze ziyaretçi sayısı o oranda değil, daha fazla. Dolayısıyla müzelerin ziyaretçi sayısının artışını sadece kazıların artmasıyla ilişkilendirmek yetersiz kalacaktır. Gece müzeciliği ve müzelerin yenilenmesi de ziyaretçi sayısının artmasında başrolü oynuyor. Yeni kazılardan gelen eserlerin çok hızlı bir şekilde değerlendirmesini yapıp sergilenebilir hale getiriyoruz. Bütün bunlar ziyaretçi sayısını artıyor.

        REKLAM

        BÜTÜNCÜL BİR STRATEJİNİN ÜRÜNÜ

        Prof. Dr. Necmi Karul'un da vurguladığı bu vizyon; kazı sayısındaki artışın yenilikçi turizm projeleri ve hızlı sergileme politikalarıyla nasıl harmanlandığını, dolayısıyla başarının tesadüf değil; bütüncül bir stratejinin ürünü olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Prof. Dr. Karul'un işaret ettiği bütüncül yaklaşım, Türkiye'nin turizm rakamlarında somut karşılığını buluyor. Elbette arkeolojik çalışmaların 12 aya yayılmasını ve antik kentlerin yaşayan merkezlere dönüşmesini sağlayan 'Geleceğe Miras Projesi' de bu denklemin ana parçalarından biri olarak öne çıkıyor.

        TAŞ TEPELER NEDİR?

        ♦ Türkiye'nin Şanlıurfa ilinde yer alan, Neolitik Çağ'a (Cilalı Taş Devri) ait çok önemli arkeolojik yerleşim yerlerini kapsayan bir proje ve bölgenin genel adıdır.

        ♦ Bu proje, özellikle Göbeklitepe ve Karahantepe gibi dünyaca ünlü alanların da dahil olduğu, yaklaşık 200 kilometrekarelik bir alana yayılmış 12 farklı sit alanında yapılan araştırmaları içeriyor.

        ♦ İnsanlık tarihinin ilk yerleşik yaşam örneklerinden bazılarına ve organize iş gücünün izlerine ev sahipliği yapması açısından bir hayli önemli olan 'Taş Tepeler'deki buluntular, dönemin inanç sistemleri ve sosyal yapıları hakkında paha biçilmez bilgiler sunuyor. 'Taş Tepeler', insanlık medeniyetinin gelişimini aydınlatmayı amaçlıyor.

        TAŞ TEPELER'DE 12 KAZI ALANI YER ALIYOR

        ♦ Göbeklitepe... Dünyanın bilinen en eski ve en büyük tapınak yapısı... UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunuyor. Anıtsal T biçimli dikilitaşları ile ünlü.

        ♦ Karahantepe... Göbeklitepe ile eş zamanlı veya biraz daha eski olabileceği düşünülüyor. Çok sayıda T biçimli dikilitaş ve insan heykelleri bulundu.

        ♦ Sayburç... Erken Neolitik döneme ait, Göbeklitepe'deki anıtsal yapılara göre daha küçük ölçekli ancak önemli kültürel izler barındıran yerleşim.

        ♦ Gürcütepe... Bölgedeki çiftçiliğin ve yerleşik yaşamın öncüllerine dair bilgiler sunan bir merkez.

        ♦ Harbetsuvan Tepesi... Küçük ölçekli bir kült merkezi olabileceği düşünülüyor. Farklı mimari yapılar ve bulgulara rastlanmıştır.

        ♦ Çakmaktepe... Avcı - toplayıcı toplulukların yaşam tarzına ve geçiş dönemine dair veriler içeren bir alan.

        ♦ Sefertepe... Neolitik dönemdeki yerleşim biçimleri ve sosyal organizasyon hakkında önemli veriler sunar.

        ♦ Taşlıtepe... Erken Neolitik döneme ait önemli bulguların olduğu bir merkez.

        ♦ Kurttepesi... Proje kapsamındaki araştırma ve kazı alanlarından biri.

        ♦ Ayanlar... Proje kapsamındaki araştırma ve kazı alanlarından biri.

        ♦ Yoğunburç... Proje kapsamındaki araştırma ve kazı alanlarından biri.

        ♦ Yenimahalle... Proje kapsamındaki höyüklerden biri.

        Harbetsuvan Tepesi
        Harbetsuvan Tepesi
        ÖNERİLEN VİDEO

        Gurbetçi benzin istasyonunda iki kardeşi vurdu! TEM'de kanlı tartışma!

        Bolu'nun Dörtdivan ilçesinde TEM Otoyolu üzerinde bulunan bir akaryakıt istasyonunda çıkan tartışmada gurbetçi bir sürücü, 2 kardeşi tabancayla bacaklarından vurarak yaraladı. Silahlı şüpheli, jandarma ekipleri tarafından kıskıvrak yakalandı

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ