Ketojenik sözcüğü ‘keton’ kelimesinden köken alır. Keton aslında hücrelerin kullandığı bir enerji kaynağıdır ve karaciğer tarafından üretilir. Ketojenik diyet ile birlikte kanda keton seviyeleri yükselir. Bu duruma ‘ketozis’ adı verilmektedir. Kanda şekeri azaldığında ve yağ seviyeleri arttığında hücreler ketonlardan enerji sağlayabilir. Karbonhidratları enerji kaynağı olarak kullanmaktansa yağı yakıta çevirir.

Bu diyette amaç vücudu enerji sağlamak için yağ yakmak zorunda bırakmak. Bu nedenle de karbonhidrat kısıtlanıp yağ ve protein arttırılıyor. Ketojenik diyetin endokrin sistemini düzenlediği, kan glikoz düzeylerini stabilize ettiği, insülin duyarlılığını iyileştirdiği, kanser ve epilepsi gibi hastalıklarda destekleyici etkiler yarattığı söyleniyor.

KETOJENİK DİYET NASIL ÇALIŞIR?

Normalde vücut enerji için ilk karbonhidratı kullanır. Fakat beslenmede karbonhidratı kesince bu sefer vücut enerji almak için sırasıyla protein ve yağ kullanmaya başlar. Ketojenik diyette protein alımı normale göre daha az olduğundan bu sefer karaciğer depolanmış yağı keton cisimciklerine çevirerek enerji için kullanmaya başlar.

KETOJENİK DİYETTE GÖRÜLEBİLECEK YAN ETKİLER NELERDİR?

Kabızlık
Kemik erimesi (osteoporoz)
Sidoz (kan pH değerinde düşme)
Olesterol yüksekliği
Böbrek taşları
Karnitin eksikliği

KETOJENİK DİYETTE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

1. ”Diyet menüsü dışında hiçbir yiyecek tüketilmemelidir,

2. Menüdeki miktarlara doğru uyum için yiyeceklerin tartılması tavsiye edilir,

3. Yemek tabağındaki bütün yiyecekleri silikon spatula ile sıyırılmalıdır,

4. Öğünlerin saatlerine uyulmalıdır,

5. Günlük alınması gereken sıvı miktarının tüketilmesine dikkat edilmelidir,

6. Aile fertleri çocuğun yanında başka yiyecek yememelidir,

7. Doktora danışmadan hiçbir ilaç tüketilmemelidir,

8. Tüketilen ürünler gizli karbonhidrat içerebilir, etiket bilgilerini dikkatli okunmalıdır ve beslenme uzmanına danışılmalıdır.”