Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Mehmet ÇALIŞKAN / HT MAGAZİN

        mcaliskan@htgazete.com.tr

        Oyuncu İsmail Hacıoğlu, 2001’de başladığı oyunculuk kariyerinde bugüne kadar 14 sinema filmi ile 8 televizyon dizisinde rol aldı. Kanser olan iki arkadaşın yol hikâyesini 30 Ocak’ta beyazperdeye yansıtacak olan ‘Sonsuz Bir An’da ‘Serhan’ karakterini canlandıran Hacıoğlu, bugünlerde oldukça dertli. Dertli olmasına neden olan olaylardan biri eşi Vildan Atasever ile birlikte rol aldığı ‘Osmanlı Tokadı’nın yapımcısı Özkan İpek’ten parasını alamaması. İsmail Hacıoğlu, kendisinin 15, eşinin ise 12 bölüm parasının ödenmemesine oldukça kızgın. Dertli olduğu konulardan bir diğeri ise Şahan Gökbakar’a 25 milyon TL’sini vermeyen Murat Akdilek’in tarafını tutuyor gibi algılanması.

        Filmdeki rol arkadaşınız Özlem Tekin sizce nasıl bir oyuncu?

        Kimsenin oyunculuğunu değerlendirmek benim haddim değil. Özlem’i takip eden, dinleyen biriyim. Sette tanıştık, oyunculuğu da son derece keyifli olan biri. Samimiyetini kamera önünde de sergileyebiliyor. Önemli olan da bu zaten. Sonuç olarak Özlem, çalışmaktan dolayı keyif aldığım biri.

        Ortalıktan kaybolduğunuz yönünde bir algı var. Kayboldunuz mu?

        Geçen yıllarda ardı ardına üç film çektim. Bazı arkadaşlar, ‘Yeter, her filmde sen mi olacaksın?’, bazı arkadaşlar ise ‘Yahu neredesin? Elimizde güzel bir senaryo vardı. Sana ulaşamadık’ diyorlar. Aslında hiç öyle bir durum söz konusu değil. Bulmak isteyen buluyor. Kimine göre çalışmalarım az, kimine göre çok. Sonuç olarak film çektikçe heyecanlanan, mutlu olan biriyim. Ve film çekerek yaşlanmak istiyorum.

        Gözlerden uzak bir yaşam sürmeniz hatırlanma sorunu yaratıyor mu?

        Hiç sanmıyorum, bu yıl yine birçok iş geldi. Oturup onları okudum, sonra da içime sineni kabul ettim. Ve şimdi içime sinen işin setindeyim. Bence içine sinen bir filmde rol almak Türkiye’de bir lükstür. Bir oyuncunun telefonu çalmamaya da başlar. Allah’a şükür benim öyle bir durumum yok. Yaptığım mesleğin henüz bana bir nankörlük yaptığını görmedim. Dilerim hiçbir zaman görmem de.

        Telefonun çalmama olasılığı sizde nasıl bir psikoloji yaratıyor?

        Hayat bu. İşler her zaman yolunda gidecek diye bir kaide yok. Her zaman her şey yolunda gitmez, herkesin başına bir anda bir şey gelebilir. Önemli olan kendinizi mesleğinizin neresinde gördüğünüz. Ayrıca kendimi pazarlamayı ben de biliyorum. Geceleri gazetecilerin olduğu yerlerde gezip tozmayı, reklam yapmayı ben de biliyorum. 15 yıldır bu işi yapıp da göz önünde nasıl olunacağını bilmemem mümkün olabilir mi? Ben o şekilde göz önünde olmayı tercih etmiyorum, hepsi o.

        Bu şekilde reklam yapmak bir oyuncuya gerçekten bir fayda sağlar mı?

        Evet, sağlar. Oysa ben rezil olmaktansa rölantide yaşamayı tercih ederim. Böylesi benim için daha iyi. O şekilde belki daha fazla para kazanabilirim ama benim için her şey de maddiyat değil. Hiç olmayacak da.

        Mutlu musunuz?

        Allah’ıma şükür mutluyum. Az önce de dediğim gibi gelen tekliflerin arasından seçim yapabilme lüksüne sahipken işimde mutsuz biri olduğumu söylemem nankörlük olur. Belki daha fazla kazanma olanağım olabilir ama açıkçası istemiyorum. Çünkü bana tehlikeli geliyor. Nedense herkesin dini imanı para olmuş vaziyette. Ben kazandığım parayla mutluyum. Amacımız zaten mutlu olmak değil mi? Ayrıca Albert Bosch’un dediği gibi insanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim. Ne yazık ki bu düşünce tarzı artık kalmadı. Nedense insanlar para kaybetme yerine birbirini kaybetmeyi tercih ediyor.

        ‘BİZİM PİYASAYI ÇOK HAZZETMİYORUM’

        Bu düşünce tarzıyla sektöre adapte olabiliyor musunuz, dışlanmıyor musunuz?

        Piyasanın içinde olma gibi bir durumum söz konusu değil. Yani piyasadan birileriyle buluşup mesai harcamıyorum. Açıkçası piyasayı çok hazzetmiyorum da. Beni dışlayan var mı yok mu bilmiyorum. Öyle bir durum varsa da beni dışlamaları kendi dertleri. Ben biat kültürüyle yetişmedim. Hep tek tabanca oldum. Öyle olmam da iyidir. Gölge etmesinler başka ihsan istemem. Nedense birkaç popüler iş yaptıktan sonra bir süre benzer bir işte olmayınca ortalıktan kaybolduğumuz düşünülüyor. İki yıl boyunca dizi de çektim, film de. Şimdi yenisinde rol alıyorum. Ortalıktan kaybolduğum yok. Buralardayım. Ayrıca Vildan ile birlikte Datça’ya yerleştiğimiz söyleniyor. İstanbul’dayız. Datça’ya sadece işimizin olmadığı dönemlerde gidiyoruz.

        Örneğin ‘Muhteşem Yüzyıl’da neden yoktunuz?

        Herkes oynadı, bir ben yoktum. Hatta bir bakın belki ben de oynamışımdır.

        ‘Çocuk geleceği zamanı bilir’

        Geçinebiliyor musunuz?

        Tabii ki. Geçinemiyor değilim. Halimden memnunum. Şükürler olsun maddi sorunum yok.

        Neden çocuk yapmıyorsunuz?

        Çocuk dünyanın en güzel varlığı. O geleceği zamanı bilir. Geldiği zaman da her anne baba için olduğu gibi bizim de baş tacımız olacaktır.

        Bugüne kadar en büyük başarınızın ne olduğunu düşünüyorsunuz?

        En büyük başarı insanın kendisini mutlu etmesini bilmesidir. Bu hayat gerçekten çok kısa. Mutlu olmayı da başkalarını mutlu etmeyi de bilmek gerek. Kimin yanında mutluysan onun yanında duracaksın. Şükürler olsun benim tatminkâr bir hayatım var.

        ‘ARKADAŞLAR YEMEYİN BİZİ’

        Duka Film’e dava açtınız. Alacak meselesinde son durum nedir?

        O meseleyi henüz halledemedik. Paramın üzerine bir bardak su içecek değilim. Kimsenin ahı kimsede kalmaz. Şirketi de telefonlarını da kapatmışlar. 1.5 yılın emeği yatıyor içeride. Benim 15, eşimin 12 bölüm alacağı var. Bir de kansızlar ‘Bölüm başına şu kadar para alıyor’ diye yalan haber yaptırdılar. Hani nerede para? Nedense kazandığı parayla hava atma merakı olanlar çok. Kimse inanmasın. Kimse kimseye öyle bölüm başı 60 bin TL para vermiyor. Böyle para aldığını söyleyen yalan söylüyor. Ya arkadaşlar yemeyin bizi.

        ‘25 MİLYON TL ŞAHAN’IN ALIN TERİ’

        Benzer bir durumu Şahan Gökbakar da yaşadı ama siz yapımcısına destek çıktınız. Neden? Yanlış anlaşıldım. Yeri gelmişken o konuya bir açıklık getirelim. Ben Şahan’ı tanımam, etmem. Kendisine ayıp etmişim gibi bir durum oluştu. Şahan’ın alamadığı para 25 milyon TL. Bizim alacağımızla kıyas bile edilmez. Şahan’ın hesabını, kitabını bilmem. Ben Murat Akdilek ile ‘Sınav’ filmini çekmiştim. Oradan tanıyorum. Ben sadece ‘Murat Akdilek, borçlarını ödeyeceğini söylüyorsa öder. Kimseyi dolandırmaz. İşleri kötü gitmiştir’ dedim. Yoksa Şahan hakkında kötü bir şey söylemedim. Tabii ki parasını alsın. Sonuçta adamın alın teri. O para kendisine anasının ak sütü kadar helal. Ikisi arasındaki alacak verecek meselesi de beni ilgilendirmediği gibi bir taraf tutmam da söz konusu olamaz.

        Ozan Uzunoğlu’nun yönettiği ‘Sonsuz Bir An’da Ismail Hacıoğlu ile Özlem Tekin’e başrollerde Ferhat Gündoğdu, Ceren Balıkçı, Metin Keçeci ve Süleyman Turan eşlik ediyor.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ