Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Heykel Mehmet Aksoy: Çocuğunu kaybetmiş gibi acı çekiyordum

        Ümran AVCI / İSTANBUL

        Kars'ta yaptığı "İnsanlık Anıtı" polemiklerden sonra yerinden sökülen heykeltıraş Mehmet Aksoy'un Ümraniye'de yaptığı 'Toprak Ana' heykeli de kaldırıldı. Yaşadıklarını, "İlk zamanlar çocuğunu kaybetmiş gibi oluyordum" diyen Aksoy, "Heykele karşı bir antipatimiz var. Heykelin hayatımıza karışması engelleniyor" dedi.

        Habertürk'e konuşan Aksoy gelinen süreci şöyle değerlendirdi:

        "Sözün bittiği yer denir ya; artık hukuk meselesinin de bittiği yer. Kim güçlüyse onun hükmü geçerli oluyor. Bir de tabii değerler meselesinin göstergesi. En büyük değer şu anda para. İnsanların kıblesi paraya dönük oldu. Vicdan, haklılık, haksızlık duygusu, kadir kıymet bilme duygusu yok oldu."

        Yaptığı heykelde vermek istediği mesajın tam tersi bir muamele ile karşı karşıya kaldığını anlatan Aksoy, "Bu heykel iyiyi kötüyü, çirkini güzeli yani farklılıklarını bağrında taşıyan bir toprak ana figürüydü. Bunun içeriğinin zıttı bir tavır olu. 'Türkiye faklılıkların zenginliği ve toprak ana bunların hepsini birden kucaklamış, bağrında taşıyor' fikrini öne çıkarmak istiyordum. Bu fikir çıkmıyor çünkü heykele karşı bir antipatimiz var. Heykel sanatı kültürü yok ve yanlış anlaşılıyor" dedi.

        "TÜRKİYE BUNU HAK ETMİYOR"

        "Heykelin hayatımıza karışması engelleniyor" diyen Aksoy, "Bu dili anlamamız geciktiriliyor. Yani form dilini anlamamamız için her şey yapılıyor. Sanat, insanın hayatı derinlemesine anlamasını, zevk almasını, düşünmesini sağlayan bir şeydir. Bu engellenmiş oluyor" şeklinde konuştu.

        Harp Okulu için yaptığı heykelin açılışının da yapılmadığını hatırlatan Aksoy, "Hava Kuvvetlerinin 100. yılı dolayısı ile yapılmış dünyanın en büyük havacılık anıtı. Sessiz sedasız orada duruyor. Bir ucundan bir ucuna 70, yüksekliği de 27 metre. Yeşilköy'e inerken bazen görülüyor. O da bir türü açılmadı. Açılmadı derken 100. Yıl anıtı bir törenle açılmadı. Kendi kendine duruyor. Kimsenin haberi yok. Yapıldı duruyor. Yani, Ergenekon Balyoz davası sürecine denk geldi çünkü" dedi.

        "HEYKEL YAPMAKTAN VAZGEÇMEM"

        Yaşadığı bütün bu durumlar için "Şanssızlık da diyebiliriz, etkin işler de yapıyorum diyebilirsiniz" diye yorum yapan Aksoy hislerini şöyle anlattı:

        "İlk önce çok üzülüyordum, çocuğunu kaybetmiş gibi oluyordum. İnsanlık Anıtı'nda öyle oldum. Bayağı depresif bir durum arz etti halim. Çok kötü işler yapmak istiyordum neredeyse. İnsanın Gözü yaşarıyor ilk önce. Sonra kabul ettim; bu bir dönem, bu dönemler geçecek ama durmayacağız. Heykelden vazgeçseydim bu benim için en büyük yenilgi olurdu. Türkiye'den kaçmak isteyebilirdim. Valla bunların hiçbirisi olmuyor. Bana bunlar dokunmuyor. Heykel yapma isteğimi engelleyemiyor bunlar. 'Bu dönemde anlaşılmıyorsun' diyorsun. Yeni projeler düşüyorum şimdi. Bunun bir dil olduğunu düşünüyorum. Buna kimse engel olamaz. Yıkılsa, kaldırılsa ne olacak, Yenisini yapıp yeni fikirler üreteceğim. Daha güzelini yapmaya çalışacağım. Hapse atsan bile fark etmez. Sanat sanatçılar özgür fikir hapsolamaz, yıkılamaz. Yıkarsan yeniden daha güzel ve gür bir şekilde doğar.. Bu dönemlere insanlık tarihine çok şahit olduk. Bize denk geldi. Keşke olmasaydı, Türkiye bunları yaşamasaydı. Türkiye bunu hak etmiyor imaj olarak."

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ