Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Sinema Kaos, şiddet, paranoya... 'Karanlık duygular' yeni yönetmenine kavuştu

        Eyüp TATLIPINAR / HABERTURK.COM

        Dünyanın en köklü film festivali olan Venedik Film Festivali'nde en iyi filme verilecek Altın Aslan ödülü bu gece sahibini bulacak. Bu yıl 72.'si düzenlenen festivalde 21 film yarışıyor. Bu gecenin Türkiye'yi yakından ilgilendiren yanıysa Emin Alper'in 'Abluka' adlı filminin de yarışmada yer alması. Üstelik izleyen eleştirmenler tarafından filmin Altın Aslan'ın favorileri arasında gösterilmesi, başrol oyuncularından Berkay Ateş'in 'En İyi Erkek Oyuncu' adaylığı bu meraklı bekleyişe heyecan katıyor.

        'Kaosa batmış metropolde siyasal bir polisiye' biçiminde özetlenebilecek 'Abluka', genç yönetmen Alper'in ikinci filmi. Küçük bir kasabada yaşanan paranoid durumları anlatan ilk filmi 'Tepenin Ardı'nı 2012'de çektiğinde uluslararası ödüllere değer bulunmuş, sinema eleştirmenleri iyi bir yönetmeni müjdelemişti; yeni bir Nuri Bilge Ceylan, yeni bir Zeki Demirkubuz, yeni bir Reha Erdem geliyordu.

        FİLMDEN ÇIKTIĞINDA SENARYOLAR YAZAN BİR LİSELİ

        Lise yıllarından beri sinemaya meraklıymış Alper. 'Ölü Ozanlar Derneği', 'Çingeneler Zamanı' gibi filmleri izledikten sonra etkilenip senaryolar yazarmış. Üniversiteye gidince işler biraz karışmış; Boğaziçi Üniversitesi'nde önce inşaat mühendisliği okumuş, canı sıkılınca iki yıl sonra bırakıp iktisata geçmiş. Bitince tarihten master, ardından İTÜ'de doktora gelmiş. Akademideyken, 2012'de genç yaşında kaybettiğimiz yönetmen Seyfi Teoman'ın da desteğiyle çektiği kısa filmler sayesinde sinemaya tutunmuş.

        İlk filmi 'Tepenin Ardı' Berlin Film Festivali'nde ödülle döndüğünde gazeteci Bahar Çuhadar'a, sinemaya ağırlık vermesini şöyle anlatmış; “Şunu fark ettim, film yapmak çok içime yerleşmiş bir istekti. Yapamazsam hiçbir zaman mutlu hissetmeyecektim. İstanbul'da geçen politik bir hikâyem daha vardı. 'Tepenin Ardı' daha küçük bütçeli olduğundan ona karar verdik. Kültür Bakanlığı'ndan destek alınca çekmeye karar verdik.”

        'ÇOK ACI BİR İRONİ': 15 YIL ÖNCEKİ HİKAYE BUGÜNÜ NASIL ANLATIR?

        İşte 'Abluka', Alper'in söyleşisinde bahsettiği o diğer film. Bir buçuk yılda ortaya çıkmış ama fikrinin 1990'ların sonunda aklına geldiğini söylüyor kendisi. Malum, kötü bir dönem geçiriyoruz, bugünlerin popüler deyimlerinden biri eski karanlık günlere işaret ediyor; “90'lara geri dönüyoruz.”

        Alper'e göre çok öncesinde yazılmasına karşın konunun bugünkü baskı ortamını yansıtması acı bir ironi. Milliyet Sanat'tan Nil Kural'a verdiği söyleşide durumu şu cümlelerle anlatmış:

        “Çok acı bir ironi. 1990’ların sonlarında ‘Abluka’nın fikri ilk aklıma geldiği sıralarda savaşın en karanlık günlerini yaşıyorduk herhalde. Hikayeyi yazmaya başladığımda ise daha barışçıl bir dönemdi. Hatta yapımcılarla filmin güncelliğini kaybettiğini konuşuyorduk. Birden film aniden güncel bir mesele haline geldi. Maalesef Kürt meselesi çözülmediği sürece zaman zaman soğuyacak ama güncelliğini kaybetmeyecek. 1980’ler ve 1990’ları düşünerek yazılmış bir filmin 2015’de bile güncelliğini kazanması ve kaybetmiyor olması çok acı bir şey.”

        ELEŞTİRMENLERDEN ÖVGÜ: 'KAOS VE PARANOYANIN PENÇESİNDE...'

        Film eleştirmeni Boyd van Hoeij, Hollywood Reporter’da çıkan yazısında övgüyle bahsettiği 'Abluka'nın İstanbul'u, 'artan kaos ve paranoyanın pençesinde bir mekân' biçiminde gösterdiğini söylüyor.

        Filmi Venedik'teki dünya prömiyerinde izleyen eleştirmenlerin sosyal medyada "Abluka ansızın bu yılın ilk beş yıldızlık filmi oldu. Paranoyası Aronofsky'yi kıskandırır", "İstanbul'da geçen Kafkaesk bir terörizm-polis draması. Çok güçlü ve son derece rahatsız edici" gibi yorumları filme duyulan merakı artırıyor.

        Habertürk'ün eleştirmeni Kerem Akça, filmi “günümüzün şiddet toplumunun, polis devletinin zeki ve keskin bir alegorisi” cümleleriyle yorumlamış.

        ÜÇÜNCÜ FİLMİNDE KADINLARI ANLATMAYI DÜŞÜNÜYOR

        Alper, üçüncü filmiyle ilgili sorularla karşılaşmaya başlamış bile. İlk iki filminin dikkat çekici yanı erkek karakterlerin ağırlığı. Üçüncü filmindeyse kadınları anlatabileceğinin sinyallerini veriyor. İnternetten yayın yapan sinema kültürü dergisi Filmloverss'dan Tolga Demir'e verdiği söyleşide şöyle diyor: “Taslak var ama senaryo yok henüz. Elimde kadınları anlatan bir hikaye var, ona karar verirsem çalışmalara başlayacağım. Ama ortada henüz bir şey yok.”

        Şimdiden beklemeye başlayanlara duyuralım; Abluka'nın vizyona çıkacağı tarih 6 Kasım.

        KAOSA BATMIŞ İSTANBUL'DA SİYASAL BİR POLİSİYE

        Filmin konusuysa basın bültenlerinde şöyle aktarılmış:

        “20 yıl hapis yattıktan sonra, Kadir şartlı tahliye olur. İstanbul büyük bir siyasal karmaşa içindedir, polis ise failleri yakalamak için önlemlerini her geçen gün arttırmaktadır. Emniyette yüksek bir mevkide olan Hamza, şartlı tahliye karşılığında Kadir’e bir iş bulmasında yardımcı olur. Kadir bir çöp toplayıcısı gibi çalışarak gecekondu mahallelerinde muhbirlik yapmaya başlar. Çöplerde bomba yapım malzemeleri olup olmadığını araştırmakta, buna göre istihbarat bilgisi üretmektedir. Kadir, kardeşi Ahmet’i çalıştığı mahallelerden birinde bulur. Ahmet ise belediyede sokak köpeklerinin itlafından sorumlu birimde çalışmaktadır. Ahmet, Kadir’in yakın bir abi-kardeş ilişkisi kurmak için çabalarını karşılıksız bırakır. Ahmet’in mesafeli tutumu, Kadir’i çeşitli komplo teorileri üretmeye yöneltir...”

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ