Geçtiğimiz hafta yurtiçinde piyasaların gözü kulağı Merkez Bankası'nın alacağı faiz kararındaydı. Herkes yeni başkan Murat Uysal başkanlığında toplanacak Para Politikası Kurulu'nun (PPK) faiz indirimine gideceğinde hemfikir olsa da, bu indirimin büyüklüğü ve piyasalara etkisi merakla bekleniyordu. Sonuç olarak PPK 425 baz puan indirime giderek politika faizini yüzde 19.75'e düşürdü. Bu kararın ardından kurda kısa süreli bir dalgalanma yaşansa da haftaya 5.67 seviyesinde başlayan dolar/TL, cuma gününü 5.66'da kapattı. Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi de hafta genelinde yüzde 0.9 yükseldi. Yani piyasalarda özetle korkulan olmadı.

TRUMP SÜREKLİ ELEŞTİRİYOR

Şimdi bu hafta sadece Türkiye değil tüm dünyanın gündemi olası bir faiz indirimi olacak. ABD Merkez Bankası (Fed) çarşamba günü faiz kararını açıklayacak. Bu karar öncesi ABD Başkanı Donald Trump, son haftalarda Fed'e yönelik eleştirilerini artırdı. Başkan Trump son olarak hafta içi ABD'nin ikinci çeyrek büyüme verisinin açıklanmasının ardından Fed'i hedef aldı. ABD ekonomisi ikinci çeyrekte yıllık olarak yüzde 1.8'lik beklentinin fazlasıyla üzerinde bir şekilde yüzde 2.1 büyüdü. Trump, Twitter üzerinden yaptığı değerlendirmede bu büyümenin Fed'in yüksek faiz politikasına rağmen yakalandığını vurguladı. Trump, daha önce yine Twitter'dan yaptığı açıklamalarda Fed'in faiz artırmada aceleci davrandığını ve bunun ekonomiye zarar verdiğini belirtmişti.

OLUMLU KONUŞTU AMA ENDİŞELERİNİ DE SIRALADI

Tabii Fed'in faiz kararının ne olabileceğini anlamak için Trump'ın değil Fed Başkanı Jerome Powell'ın açıklamalarına bakmak daha sağlıklı olur. 10 Temmuz'da Washington'da Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi'nde konuşan Powell, temel ekonomik görünümün güçlü seyretmeye devam ettiğini, istihdam piyasasının güçlü olduğunu ve enflasyonun, komitenin yüzde 2 hedefine doğru zaman içerisinde ilerleyeceğini söyledi.

Powell, "Buna rağmen son aylarda görünüm üzerindeki belirsizlikler arttı. Özellikle son aylarda önde gelen bazı ekonomilerdeki ivmenin yavaşladığı görülüyor. Bu zayıflama ABD ekonomisini de etkileyebilir. Dahası ticaret gelişmeleri, federal borç tavanı ve Brexit dahil politika meseleleri henüz çözümlenmedi" ifadelerini kullandı.

25 BAZ PUANLIK İNDİRİM FİYATLANDI

Powell'ın bazı endişelerini sırlaması piyasalar tarafından 'faiz indirimi sinyali' olarak algılandı. Bunun aksini düşündürecek bir açıklama da bugüne kadar gelmedi. ABD'li bankaların ve ekonomistlerin yayımladığı raporlara bakıldığında, geçen hafta Türkiye'de olduğu gibi Fed'in faiz indirimine gideceği konusunda bir konsensus oluştuğu görülüyor. Hatta Türkiye'deki durumun aksine ekonomistlerin ezici çoğunluğu bu indirimin ne kadar olacağı konusunda da aynı kanaatte.
Reuters'ın 16-24 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirdiği ankete katılan 111 ekonomistin yaklaşık yüzde 95'i Fed'den 25 baz puanlık bir faiz indirimi beklediğini bildirdi. Bu ekonomistlerden sadece 2 tanesi 50 baz puanlık indirim beklediğini, iki tanesi de Fed'in politika faizine dokunmayacağını düşündüğünü belirtti.

Fed'in beklendiği gibi 25 baz puanlık bir indirime gitmesi durumunda piyasalarda önemli bir hareket yaşanması beklenmiyor. Çünkü 25 baz puanlık indirim halihazırda fiyatlanmış durumda. Londra merkezli danışmanlık firması Capital Economics'ten ekonomist Andrew Hunter 25 baz puanlık indirimin fiyatlanmış olmasının, Fed'in indirime gitmesi için önemli bir neden haline geldiğine dikkat çekerek “Eğer indirime gitmezlerse piyasalar için bu büyük bir şok olur” değerlendirmesinde bulundu.

AVRUPA MERKEZ BANKASI'NIN YOLU BELLİ OLACAK

Çarşamba günü gözler sadece Fed'de olmayacak. Aynı zamanda AB istatistik kurumu Eurostat, Euro Bölgesi ikinci çeyrek öncü büyüme verilerini açıklayacak. Söz konusu yıllık büyüme oranının yüzde 0.2 gelmesi bekleniyor. Bu da önceki çeyreğe göre 0.2 puanlık bir düşüş yaşanması anlamına geliyor. Bu veri, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) önümüzdeki dönemdeki politikalarında belirleyici olacak.

EYLÜLDE İNDİRİM GELEBİLİR

ECB Başkanı Mario Draghi geçen hafta ticaret gerilimleri ve Brexit sebebiyle zorlanan Euro Bölgesi ekonomisini desteklemeye hazır olduğunu belirtmişti. Ekonomistler verilerin zayıf gelmesi durumunda ECB'den eylül ayında bir faiz indirimi gelmesini bekliyor. Bu sebeple başta büyüme verisi olmak üzere bugünden eylüle kadar gelecek her olumsuz veri (sanayi üretiminde veya tüketici güveninde yaşanabilecek düşüşler gibi) ECB'nin faiz indirimi ihtimalini güçlendirecek.

JAPONYA VE İNGİLTERE'DEN AKSİYON BEKLENMİYOR

Bu hafta küresel piyasalar açısından önem arz eden bir başka gelişme de perşembe günü İngiltere Merkez Bankası'nın açıklayacağı faiz kararı olacak. Ancak ekonomistler bankanın şimdilik politika faizinde bir değişikliğe gitmeyerek 'bekle ve gör' stratejisini uygulamasını bekliyor. Yine de beklentiden farklı gelecek her karar piyasalarda dalgalanmaya sebep olabilir. Tüm bunlardan önce salı günü de Japonya Merkez Bankası, faiz kararını açıklayacak.

KARAR METİNLERİNE BAKILACAK

Japon basınına göre banka yetkilileri faiz indirimine gidip gitmeme konusunda ikiye ayrılmış durumda. Ancak burada da Japonya Merkez Bankası'nın önce Fed ve ECB'nin izleyeceği yolu görmek istediği ifade ediliyor. Yani Japonya'dan da İngiltere'den de bir faiz indirimi haberi gelmesi pek olası gözükmüyor. Ancak yayımlayacakları karar metninde yer alacak kısa ve orta vadeli öngörü ve değerlendirmeler piyasalar üzerinde etki yaratabilir.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri

 

1881 -
1938