Selen Domaç: ‘Nermin çenesiyle öldürür’
Selen Domaç'tan HT MAGAZİN'e özel açıklamalar
HT MAGAZİN/ Neziha KARTAL
İlgiyle izlenen ‘Serçe Sarayı’ dizisinde oynadığı yenge karakteri ile beğeni toplayan Selen Domaç, “Kamera karşısında biraz daha kontrollüyüm. Kirpiğin bile oynuyor. Sinemada oyuncuya mikroskopla bakılıyor” dedi.
Ufuk Bayraktar’ın yönetmenliğini yaptığı ‘Kümes’ filminde Hasibe Eren’in kumasını can landıran Domaç, İstanbul Film Festivali’nin yarışma bölümlerinin sansür sebebiyle iptali için “Benim ilk deneyimimdi ve çok özeldi ama duyduğumda çok üzülmedim. Sansür konusunda endişeliyim ama umutsuz değilim” açıklamasında bulundu.
Oyunculuk hayatınıza ne zaman girdi?
Şehir Tiyatrosu’na girdiğimde 9 yaşındaydım. Tilbe Saran ve Neşe Erçetin Atakan öğretmenlerimizdi. Hem eğleniyorduk hem de çok disiplinliydik. 16 yaşında oyunlarda oynamaya başladım. Konservatuvarda çok okul denedim, sonunda Mimar Sinan’da kaldım ama bu kadar çok okul gezmek beni kalıplara girmekten kurtardı.
‘NURI BILGE BEĞENDI O BANA YETER’
Çocukken başladığınız oyunculukta devam etmenizi sağlayan şey neydi?
Çok eğleniyordum. Bir de koku. Bir yıl okulda araştırma görevlisi olarak kaldım, sonra oyun izlemeye gittiğimde o kokuyu alınca gözlerim doldu. 3 yıldır oyun oynamıyorum ve gittiğimde o kokuyu içime çekiyorum. O kokuyu özlüyorum. Sahne kokusu benim oyuncu olma sebebim.
Tiyatro, sinema ve dizilerin ne gibi farkları var?
Kamera çok farklı derlerdi bunu en iyi ‘Kümes’te anladım. Kamera karşısında biraz daha kontrollüyüm. Kirpiğin bile oynuyor. Sinemada oyuncuya mikroskopla bakılıyor. İkisi de birbirinden zevkli. Yine eğlenceye geleceğim ama eğlenceyi bulduğun anda kaçırmamak lâzım.
‘Kümes’ filminde Ufuk Bayraktar ve Hasibe Eren’le çalıştınız...
Hasibe Eren’i tiyatrodan tanıyorum. Aramızda çok yaş farkı yok ama o bizim eğitmenimizdi. Orada saygı gereği abla diyordum filmde de yine abla oldu bana. Ufuk Bayraktar’ın ilk yönetmenlik deneyimi, benim de ilk kamera işimdi. Bu işten çok şey öğrendim.
Filmden sonra nasıl yorumlar geldi?
Birçok yorum vardı ama biri beni çok mutlu etli. Seyredenlerden biri Ufuk’a “Köydeki kızı nasıl buldun da filmde oynattın” demiş. Benim oyuncu olduğuma inanamamışlar. Çok güzel bir yorumdu. Bir de Nuri Bilge Ceylan “Çok iyi oynuyordu” demiş. Bunu duyduğumda çok heyecanlandım. Nuri Bilge “Çok beğendim” demiş ya o bana yetti.
‘NERMIN AKLINA GELENI SÖYLÜYOR’
‘Kümes’ İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale adaylarından biriydi, dolayısıyla siz de kadın oyuncu adaylarından biriydiniz, ancak festivalin yarışma bölümleri sansür sebebiyle iptal edildi...
Demek ki bambaşka bir yerde olması gerekiyormuş. Mutlaka başka festivallerde de olacak. Ama bir şekilde tepki verilmesi gerekiyor tabii, yöntemler değişebilir. Benim ilk deneyimimdi, çok özeldi ama duyduğumda da çok üzülmedim. Başka şeye hizmet etmiştir. Sansür konusunda sadece sinema değil her alanda endişeliyim ama umutsuz değilim.
Filmde bir kumayı canlandırdınız. Nasıl tepkiler aldınız?
Çekim yaptığımız köyde Hasibe ile oradaki kadınlarla sohbet ettik. Film çektiğimizi, Hasibe’nin eşi, benim de kumayı oynadığımı anlattık. Köydeki bir kadın, kendisi de kumaymış, bana sürekli meyve getiriyordu. Aç kaldığımı düşünmüş. Bana sevgiyle bakıp sarılıyordu. Dizideki Nermin ne kadar dışına ise filmdeki Hayriye o kadar içine bir karakterdi.
‘Serçe Sarayı’ndaki canlandırdığınız Nermin karakteri kısa sürede çok sevildi. Karaktere nasıl dokunuşlar yaptınız?
Karakter için “Çenesiyle öldüren” tanımı vardı. Gelen metni o tempoda okumaya başladım. Bazen gelen metin tekerleme gibi oluyor ama bence o kadının hayatında var. Aklına geleni söylüyor. Bazen o kadar uygunsuz oluyor ki o anı öldürüyor. İkinci bölümde herkesin çok beğendiği bir hamam sahnesi vardı. Hamamda kavga ediyorlar sonunda öbür kadın bayılıyor.
Birlikte çalışmak istediğiniz isimler var mı?
Tilbe Saran ile oynamayı çok isterim. Ve Nuri Bilge Ceylan ile çalışmayı.
‘Aşk her şeye rağmen olmalı’
Sevgiliniz var mı?
İlişki durumuma bakacağız. Çok kalıplaşmış ama hayırlısı.
“Hayırlısı” içinde neleri barındırıyor?
Aklın uyuşması çok güzel bir şey. Bazen gözünün içine bakınca bir şey görürsün ne olduğunu bilmezsin. Ama o şeyi gördüğünde zaten beraber akıyor olursunuz. O zaman karşındakinden kopamıyorsun. Süresi önemli değil. Gözlerde o tarif edemediğim şeyi görmem lâzım.
Bir ilişkiyi ne bitirir?
Kendi gibi olmaması, samimi olmaması sorun yaratır.
Karşınızdaki insan samimi ama birçok olumsuz özelliği var.O zaman ne yaparsınız?
Ben aşkın her şeye “rağmen” olduğunu düşünüyorum. Kimse dört dörtlük değil, ben de değilim. Ben “Her şeye rağmen onun elini tutacağım” diyorsam zaten sorun olmuyor.