Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler H. Bunu Konuşuyor "Bacakların güzel deyince iyi!"

        HT MASA

        "KAYAHAN'IN YERİ DOLMAZ"

        Pop Müziğin ustası Kayahan’ın vefatı herkesi çok üzdü. Kayahan yeri doldurulamaz bir besteciydi. Sanat dünyası nasıl etkinelenecek?

        Esin Övet: Büyük ustanın yeri dolmaz. Ustalarımızı tek tek kaybediyoruz. İnsanın içi acıyor. Kayahan büyük bir değerdi. Kıymetini zamanla daha iyi anlayacağız. Geçmişe dönüp baktığımız zaman yaptığı şarkıları, verdiği konserleri düşününce ustanın büyüklüğünü anlıyor insan. 66 yaş küçük bir yaş gerçekten. Mekânı cennet olsun. Gerçekten çok üzücü. Kendisini kaybettiğimiz gün kiminle konuşsam çok üzgün ve kötüydü. İnsanlar perişan oldu. Ustanın bu hastalığı yeneceğini düşünüyordu herkes ama olmadı. Çok erken kaybettik. Çok üzücü çok.

        Oben Budak: Çocukluğumdan beri çok Nilüfer’ci olmadığım için Kayahan şarkılarına da pek hâkim değilim ama 2000 sonrası iyice kötüleşen müzik piyasasına bakınca, “Vay be, neler üretmiş” dediğimiz usta müzisyen. Kendi bildiği çizgide, istedigi gibi bir hayat yaşadı bence. Bu yüzden sevenlerine başsağlığı dilemek yeterli gibi geliyor.

        Kadir Kaymakçı: Kayahan benim için 80’lerin ikinci yarısı ve lise yılları demek... Aklımızın bir karış havada olduğu günlerde onun hem sözlerini yazıp hem de bestelediği, Nilüfer’in seslendirdiği ‘Geceler’ şarkısını dinleyip neye kederlendiğimizi bilmeden kederleniyorduk!. Onun ne kadar çok şarkısının kulağımda olduğunu ölümünün ardından televizyonda ya da radyoda çalan şarkılarını mırıldanırken fark ettim. Kayahan sadece bir besteci, yorumcu olarak değil telif hakları konusundaki mücadelesiyle de büyük takdiri hak ediyor. Nur içinde yatsın...

        Bülent İpek: Sanat camiasında hayatını kaybeden her ünlü, bir sanatçı kaybının ötesinde tanışıklığımız da olduğu için biz magazin gazetecilerini çok üzüyor. Benim en çok üzüldüğüm sanatçılardan biri Kayahan oldu. Eskiden sıkıcı bulduğum telif mücadelesinin, hakkını ve adaleti koruma çabasının samimiyetini gördüm ve çok saygı duydum. Türk pop müziği tarihinde besteci-şarkıcı bölümü yazılacaksa birinci sayfasında Sezen Aksu ve Kayahan yer almalı. Ezbere bildiğimiz, marş olmuş, unutulmaz şarkılarını söylemeye gerek bile yok. Onlar zaten ölümsüz. Asıl üzücü olan Kayahan’ın artık aramızda olmaması.

        "BACAKLARIN GÜZEL" DEYİNCE İYİ!"

        Pınar Altuğ, annesinin adını taşıyan kendi tasarımı yüzükleri tanıtmak için Instagram’dan bu fotoğrafı paylaşınca, ellerini yaşlı bulan takipçilerinden ağır eleştiriler aldı.

        Pınar Altuğ sosyal medyada elinin fotoğrafını paylaştı, olay oldu. Fotoğrafın altına gelen yorumlar sonrası “Elimi mi keseyim?” diye serzenişte bulundu.

        Esin Övet: Zamanında Demet Akalın sosyal medyada paylaştığı ayak fotoğrafının altına gelen yorumlara yanıt vermemişti ama Pınar Altuğ çok sert çıktı. Küçükken annemin yanında insanların dış görünüşleriyle ilgili eleştirel cümleler kurduğumda kendisi beni azarlardı. Sosyal medya insanlara saygı kavramını unutturdu mu?

        Kadir Kaymakçı: Sana katılmıyorum. Geçmişte sosyal medya bu kadar yaygın olmadığı için yapılan dedikodular evde gerçekleştirilen kısır günlerinde kalıyordu. Şimdi sağır sultan bile duyuyor. Pınar Altuğ’a gelecek olursak kendisinin yıllardır mini eteğini biliyoruz. Kendisine yıllardır “Bacakların güzel” denince ses yok, “Elin çirkin” denince, “Keseyim mi bunları?” diyor.

        E.Ö.: “Elin çirkin” denmesinin dışında hakaretler söz konusu...

        Tayfun Topal: Herkes klavye kahramanı olmuş. Kendisine bakmaz, 2 keçiye ot veremez, kalkar insanları kendi kapalı penceresinden hoyratça eleştirir. Yahu sen kimsin, ne zannediyorsun kendini?

        K.K.: Megan Fox dünyanın en seksi kadınları arasında gösteriliyordu. Ancak elleri felaket. Bana ilk söylendiğinde inanamamıştım ama baktım harbiden felaket. Yabancı gazetelerde de Fox’un elleri haber oldu.

        E.Ö.: Bazen ben de ellerimin fotoğrafını çekiyorum ama Instagram’a koyamıyorum. Çünkü el hiçbir zaman estetik gözükmez. Pınar’ı oldukça cesur buldum. O fotoğrafı Instagram’da ilk gördüğümde “Allah ne yorumlar gelecek” dedim. Öyle de oldu. Pınar bunu düşünememiş. Bir de bu kadar sinirlenmemesi gerekirdi.

        Bülent İpek: Pınar Altuğ eski manken. Kim manken olur? Yüzü, eli ayağı, bacağı güzel olan insan. Güzelliğinden ötürü kariyer yapmış. Bu insanın vücudunun belli bir noktasında güzel bulunmayan bir şey varsa insanların bunu göstermesi, eleştirmesi çok normal. Üstelik o el fotoğrafını kendi tasarımı yüzüklere modellik yapmak için çekip paylaşmış.

        T.T.: Çok rahatsızsan takip etmezsin. Keyif almak için açılan hesaplar bunlar. Sen don atlet satıyorsun, yaptığın mangalı paylaşıyorsun kimse sana bir şey diyor mu? Kendini hak sahibi görme, otur oturduğun yerde.

        K.K.: Pınar Altuğ’un bunu kendine dert etmemesi gerekir. Dünyada birçok yıldız yakın çekimlerde el dublörü kullanıyor. Reklamlarda elleriyle dünyaları kazanan modeller var. Kadının yüzünü filan görmüyoruz, düşünün yani. “Bacağın güzel” dendiğinde iyi hoş “Elin çirkin” dendiğinde “Nasıl yani? Keseyim mi?” tarzı serzenişler kabul edilemez. Eleştiriyi, hakaret boyutuna taşıyanlar da kabul edilemez tabii.

        Reşat Balcıoğlu: İnsanların uzuvlarıyla dalga geçilmeyeceği annelerimiz, babalarımız, dedelerimiz, ninelerimiz tarafından bizlere küçük yaşlardan itibaren öğretilmiştir. Ama şimdi gelinen nokta biraz vahim. Pınar Altuğ’un elleri çirkinse çirkindir. O zaten kendisiyle barışık. Bu çok abartılmamalı ancak nedendir bilinmez Pınar çok ciddiye almış.

        Oben Budak: Klavye ordusu sosyal medyanın vazgeçilmezlerinden. Bir de normal hayatta karşına gelse 2 çift cümle kuramayacak insanlar oturdukları yerden güçlü hissediyorlar kendilerini. Onlar da böyle mutlu oluyor diye bakmaya başladım ben artık. Acımayla karşık duygum budur.

        "TEOMAN'A EVLİLİK YAKIŞMIYOR"

        Ünlü rock’çı Teoman 2012 yılında evlendiği fotoğrafçı Ayşe Kaya ile 2.5 yıl süren evliliğini hafta içerisinde tek celsede bitirdi...

        Esin Övet: Bu boşanma beni hiç şaşırtmadı. Çok uzun bile sürdü gibime geliyor. Çocuk için yapılmış bir evlilik havası var. Zaten onları hiç yan yana görmedim. Teoman her gün Cihangir’de oturuyor akşama kadar. Teoman’ın geçirdiği bu süreç magazin dünyasındaki evliliklerin ne kadar planlı olduğunu gösteriyor.

        Kadir Kaymakçı: Magazin basını olarak biz de bu süre zarfında Teoman’a hiç evli gözüyle bakmadık sanki. Bazı insanların üzerinde evlilik garip durur ya, Teoman’ınki de o durum. Bence ona evlilik yakışmyor.

        Bülent İpek: Teoman “Çocuktan sonra boşanırım” düşüncesiyle evlenmedi. Hayatını değiştirme kararını çocuktan çok önce vermişti. Müziği bıraktı, evlendi, baba oldu. Klasik Türk aile babası olmayı planlıyordu ama olmadı.

        K.K.: Nasıl klasik Türk aile babası olacaktı? Hulusi Kentmen, Münir Özkul gibi mi?

        B.İ.: Evlilik ve baba olma kararı onun için radikal bir değişiklikti. Evlilik sonrası arkadaş çevresini değiştirdi, barları terk etti. Gidişattan sıkıldığı için farklı bir hayat kurmak istedi. Ancak gelinen noktada olmadı, tekrar başa döndü. Oben Budak: Kadınların 30 yaşından sonra girdikleri “Evlenmeliyim” tribine erkekler 35’inden sonra “Çocuk yapmalıyım” kafasıyla giriyor. Çocuk yapma dürtüsüne karşı koyamıyorlar. Bir dürtü olduğu için çocuk yaptıktan sonra eski hayatlarına dönme ihtiyacında oluyorlar ama artık evli oldukları için pek özgürlükleri kalmıyor. Evliliğin ağır yükümlülükleri altında ezilip çok ileri gidemiyorlar zaten. Etraf çocuğundan vazgeçmiş erkeklerle dolu.

        Tayfun Topal: Teoman’ın evli kalması beklenemez. Yaşam tarzıyla hep farklı oldu. Adam rock’çı, asi ruhlu. Ben boşanmasına değil bunca yıl evli kalmasına şaşırdım.

        Reşat Balcıoğlu: Evlenmeden önce eski eşi hamileyse mahalle baskısından çekindikleri için evlilik kararı almış olabilirler. Topluma mal olmuş bir sanatçı, illa eleştiri alacaktır. Mesela Gülben Ergen umreye gidiyor, internete fotoğraf koyuyor, dini nikâh yaptık izlenimini veriyor. Sonrasında da resmi nikâh... Seda Seyan da...

        E.Ö.: Seda Sayan demişken; yazılıp çizilmiyor ama Seda Sayan resmi nikâhı kıymış. Magazin dünyasındaki ünlüler “Biz imam nikâhı yaptık, dini vecibelerini uyguluyoruz” demeyi çok seviyor.

        R.B.: Halk bu kişilerin yaptıklarından etkilenip dedikodu yapıyor. Eskiden hayat arkadaşı diye bir şey vardı ve yadırganmıyordu ama günümüzde yadırganıyor. Kuşkucu insanlar olduk. Kuşkuculuğun artmasından ötürü sanatçılar daha çok çekinmeye başladı. Dini nikâhın, umreye gitmenin reklamı olmaz.

        E.Ö.: Teoman daha cesurca bir hareket yapmış diyebiliriz o zaman. Kendisinin umreye gidip selfie çekmesi insanlara ne kadar sahici gelebilir?

        K.K.: Bunlar ucuz reklam! Umarım Teoman artık en iyi yaptığı şeye müziğe yeniden dört elli sarılır. Ondan geçmişte yaptığı gibi kalıcı şarkılar bekliyoruz.

        "İSTEMESELER DE SERTAB VE DEMİR BERABER ANILACAK"

        Geçtiğimiz ekim ayında 19 yıllık birlikteliklerini noktalayan Demir Demirkan ile Sertab Erener’in iş ortaklığı da bitti. Demirkan, Erener’le birlikte kurduğu Demirkan Yatırım Şirketi’nden ayrıldı.

        Esin Övet: İlişkinin ve iş ortaklığının bitmesine rağmen Demir Demirkan ve Sertab Erener’in isimlerinin hep anılacağını düşünüyorum. Son dönemde Sertab Erener’in kendinden yaşça küçük bir sevgilisi olduğu da konuşuluyor. Peki ya sizce artık bu ikili birlikte anılmayacak mı?

        Kadir Kaymakçı: Son derece medeni bir şekilde yolları ayırdıklarını söyleyebilirim. Bu saatten sonra kabuklarına çekilmeyeceklerine göre illa ki birileriyle ilişki de yaşayacaklardır.

        Bülent İpek: Nasıl hâlâ Sinem Kobal’ın ilişkilerini Arda Turan ekseninde konuşuyorsak, Demir Demirkan ile Sertab Erener’i de bu şekilde yıllarca konuşacağız. İlişkilerinin ötesinde ortak bir sürü şarkı çalışmaları olmuş. Onlar istemese de beraber anılacaklar.

        K.K.: Sertab Erener ile Demir Demirkan’ın kadın-erkek ilişkisi dışında profesyonel anlamda da bir birliktelikleri söz konusuydu. Bu açıdan biraz Nilüfer ile Kayahan’a da benziyorlar. Parmakla gösterilir bir ilişkileri vardı. Bu birlikteliği öyle çok ellerine yüzlerine bulaştırmadan noktalamaları da kendilerine gelecek adına bir artı puan kazandırmıştır.

        E.Ö.: Bazı gazeteciler aradan 20 yıl geçmesine rağmen “Levent’in (Yüksel) ahı yerde kalmadı” diye bir algı yürütüyor. Bunlar yetmezmiş gibi “Sertab ile Levent bir araya gelecek” türünden şeyler de yazılıp çiziliyor.

        Oben Budak: Sertab ile Demir’in müzikal beraberlikleri var ama onlarınkini Nilüfer ve Kayahan’ın ilişkisiyle karşılaştırmak biraz Sertab’a haksızlık olur. İşin profesyonel anlamını konuşacak olursak Sertab, Demir Demirkan ile yaptığı bütün albümlerde sallantı yaşadı aslında. Demir’in yaptığı şarkıyla Eurovision’u kazandılar belki ama o şarkıyı takiben gelen şarkıların Sertab’a liste başı olmak adına pek yararı olduğu söylenemez. Sertab’ın lirik sesine Demir’in rock tınılarının yakışıp yakışmadığı tartışılır.

        E.Ö.: Şunu atlıyoruz; Sertab Erener, Demir Demirkan’a kendisi hakkında konuşma yasağı çıkardı. Demir aylar önce bu ilişkiyi bitirmişti ama Sertab açıklanmasını istemiyordu. Bu ilişki acılı bitti. Belki 3-5 yıl sonra yeniden bir araya gelirler, belli mi olur?

        Reşat Balcıoğlu: Sertab ah aldı mı? Evet aldı. Gencecik yaşta evlendiği Levent Yüksel’i terk edip gitti. Şimdi de Demir onu terk etti. Sonuçta bunlar medeni insanlar, bir noktada aşk tükenebilir. Tükenmişlik sendromuna da yakalanabilirler. Bunların dışında bir ihanetin olmaması da çok önemli. Gelinen noktada ayrıldılar, niye birlikte anılsınlar ki?

        O.B.: Hepimizin başına gelen sıradan ayrılıklardan biri daha aslında bu. Taraflar ünlü olunca konu daha fazla ilgi çekiyor tabii ki. Ben de ayrıldıktan sonra konuşmasını yasaklamak istediğim sevgililere sahip oldum, herkes de olmuştur bence.

        MASA'NIN ÜSTÜNDEKİLER

        Kansersiz yaşam ve down sendromlu çocuklar gibi sosyal sorumluluk projelerine destek veren; aralarında Halit Ergenç, Emre Belözoğlu, Bengü, Demet Akbağ, Canan Ergüder, Damla Sönmez, Hülya Avşar ve Barış Kılıç gibi isimlerin bulunduğu ünlüler duyarlılıklarıyla bu hafta MASA’nın üstünde olmayı hak ettiler...

        MASA'NIN ALTINDAKİLER

        Eğlendiği barın önünde fotoğrafını çeken gazetecilerin fotoğrafını çekip Instagram’da “Flaş Flaş... Yakalandılar” diye paylaşan komik çocuk İlker Kaleli!

        Usta sanatçı Aydemir Akbaş’ı kendisiyle bir tutup Galatasaray Kulübü üyeliğinden atılması gerektiğini söyleme gafletinde bulunan Nihat Doğan!

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ