Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler H. Bunu Konuşuyor "Şahan neden her şeyi bu kadar gözümüze sokuyor?"

        Şahan Gökbakar ve Berrak Tüzünataç'ın 'balkon sefası' magazin basınına bomba gibi düştü. HT MAGAZİN yazarları Rahşan Gülşan ve Nilay Örnek, Tüzünataç'ın evinin balkonunda görüntülenen ikilinin durumu değerlendirdi.

        RAHŞAN GÜLŞAN

        Ekinler baş vermeden, kör buzağı topallamaz

        BAZEN, neden şişman olduğumu düşünüyorum. Yok hemen atlamayın, ben yemek yiyerek şişmanlamadım. 14 yaşımda geçirdiğim bir seri ameliyat ve sonrasında hastanede aylarca yatarak yapılan tedaviler sonrası kilo aldım. Sonra da veremiyorum işte! (En güzel cümle bozuk cümle). Şişmanlığın toplumsal ve fiziksel etkilerini bir tarafa atıp meselenin özünde, yağların arkasındaki insana değinmek istiyorum. Bunu yapmak isteyişim de durup dururken acılarımı, dramımı filan paylaşmak değil. Çünkü kendimi vücudum üzerinden ifade etmem gereken bir iş yapmadığım için hiç de öyle dramlardan acılara savrulan biri değilim. Ama bu toplumda şişman olmanın getirdiği şeyleri yaşayacak ve şişman dostlarıma empati yapacak kadar da yaşam tecrübem var tabii ki. İnanın kimseye yararı olmayacak bu tecrübelerden birini bile yaşamak istemezdiniz! İşte önceki gün bu ülkede şişman olmak ile ilgili tecrübelerime bir yenisi eklendi. “Meşhur zengin şişman adamla, fakir ama çok güzel kızın öpüşmesi sonrası yaşanan ağır travma!” Evet önceki gün internette çok ağır toplumsal bir travma yaşandı. Üstelik yalnız erkekler değil, kızlar da yer yer faşizm sınırlarını zorlayan yorumlarda bulunup durdular internette. Şahan’ın şişmanlığı dillere pelesenk edildi erkek güruh tarafından. Tabii ona sinemada canlandırdığı “Recep İvedik” karakterinden çakıldı uzun uzun. Berrak’a çakanlar da “Aaaa... Nassı yaneee, Nejat İşler’den sonra olacak şey mi, attan inip İvedik’e binilir mi” tadında ciyaklayıp durdular. Bir türlü akılları almadı Berrak Tüzünataç gibi güzeller güzeli bir kadının Şahan Gökbakar gibi şişman bir adamla nasıl öpüşebildiğine... “Ayy iğrenç idi!” kimse çıkıp da Nejat İşler’in Aliye dizisindeki Doktor olmadığını, Berrak için Nejat’ın da Şahan’ın da bir olabileceğini, Recep İvedik’in sadece bir rol olduğunu onun içinde iyi bir insan olabileceğini söyleyemedi. Erkeklerde ağırlıklı duygu kıskançlıktı. Eğer Berrak ile öpüşen Kıvanç Tatlıtuğ olsaydı hiç problem yoktu. Çünkü adam zaten hepsinden yakışıklıydı. Zaten bu konularda toplumsal uzlaşı da vardı. Ama yani şimdi göz vardı izan vardı canım. Berrak bunu nasıl yapardı! Sığ sularda gezinenler için imaj her şeydi susuzluk hiçbir şey! Görsel uyum, kafa uyumundan çook önde artık insanlar için. Ki bu çok acıtıcı! Birçok şişman insan, hayatı boyunca yağlarının arkasındaki insanı göstermeye çabalayarak geziniyor ortalıklarda. Önceki gün internet insanlarının şişman insana bakışını apaçık gördük bir kez daha. Bir ara “tüm şişmanlar kamplara doldurulsun” fikirleri zikredilmeye başlanacak diye bile korktum! Berrak ile Şahan’a dönersek, aralarındaki ilişki midir nedir ne değildir? Umurumda bile değil bu onların özel hayatları. Ama bir şeye seviniyorum, Şahan ve Berrak o balkonda sabahın ilk ışıklarıyla onlarca tabuyu yıkıp ezber bozdu! Helal olsun Bizden Kaçmaz’a. Helal olsun erkeğe bakınca insan görebilen Berrak Tüzünataç’a! Yazımı dün Kadir Kaymakçı’nın attığı bir tweet’le noktalamak ister şişman fakat gururlu deli gönlüm:

        “Recep İvedik, Şahan ile Berrak’ın balkon sefası hakkında konuştu: “Ekinler boy vermeden kör buzağı topallamazmış...”

        NİLAY ÖRNEK

        Şahan neden her şeyi bu kadar gözümüze sokuyor?

        Tamam, yeter, anladık. Daha fazla kanıta gerek yok artık. Bu yaz ne Serdar Ortaç’ın, ne Hande Yener, ne de Tarkan’ın... Bu yaz Şahan Gökbakar’ın yazı! Malum Şahan Bey’in “mart ayı” gelmiş; bir tür “İnternet Mahir” hümanizmi içinde “I kiss you” diye diye dolaşıyor maşallah. Hem de kuş misali; bir karada, bir denizde; kâh balkonda, kâh denizde. Üzülüyorum havadan görüntü alan muhabirimiz yok diye! Her öpüşmeyle de Şahan Bey’in bir Brad Pitt olmaması, askerlik için çürük raporu alacak kadar kilolu olması, Recep İvedik tiplemesinin imajına kattığı vahşi hava bahis konusu oluyor. (Bıktık).

        DENİZDE, KARADA, BALKONDA...

        Kimi “O kadar para bende olsa, ben neler yaparım. Kızlar memnun kime ne?” diyor. Kimi “Bir adam zengin, başarılı, ünlü ve komik ise seksidir işte” buyuruyor! Ama söz konusu Şahan Gökbakar olunca, bu denklemde bazı taşlar asla yerine oturmuyor. Çünkü... Biliyoruz ki, adının birlikte anıldığı kadınlar sadece ün, para, komiklik ya da şöhretle tavlanabilecek insanlar değil... Çünkü... Görüyoruz ki çok hırslı... Çünkü... Şahan Gökbakar her şeyi “çatır çatır”, “gözümüze soka soka” yapıyor. Recep İvedik ve onun gördüğü ilgiden de belli ki, Gökbakar genetik kodlarımızı çözmüş ve şimdi bizi kendi silahlarımızla vuruyor. Onu gördükçe, bir zamanların bayıra karşı durmuş, “İstanbul seni yeneceğim” yemini eden kunduralı, kumaş pantolonlu kahramanları beliriyor gözümün önünde... Tabii ki daha 2000’ler versiyonu: Şahan Gökbakar eşofmanını giymiş, sevişirken bile başından çıkarmadığı kasketiyle, yatının güvertesinde bir kızla Titanik pozu vermiş: “Hepinize göstereceğim, daha neler elde edeceğim” diyor sanki! Bir gün “Ne derseniz deyin bu ülke bana gülüyor”u ispatlıyor, ikinci gün entelektüel kesime bıçak sokup çıkartıyor, üçüncü gün “Paraysa para, ünse ün” diyor! Ve şimdi sıra erkekliğini göstermekte. Tekrar ediyorum, Şahan her şeyi gözümüze sokarak yapıyor: Güvertede öpüşüp balkonda sevişiyor! Birlikte olduğu genç kızların eski sevgilileri de hepimizin “yakışıklı” ya da “karizmatik” addettiği ünlü isimler... Türkiye’de böyle kaç adam var ki zaten? Eski sevgilisi Doğa Rutkay‘ın ilk aşkı Mehmet Ali Alabora tam “temiz delikanlı”, Merve Sevi‘nin onun için ayrıldığı Paşhan Yılmazel‘in pek çok genç kız hayranı var, Ayşe Özyılmazel‘in Okan Bayülgen ile bir dönem yaşadıkları aşk malum. Zeynep Beşerler‘in eski sevgilisi Kenan İmirzalıoğlu! Berrak Tüzünataç’ın eski aşkları Bayülgen ile Nejat İşler!

        ‘ŞÜKÜR İHALE BERRAK’A KALDI!!!”

        Bize ne. Bana ne? Ama bu defa Berrak Tüzünataç’ın fotoğrafları beni çok etkiliyor. İnsanlar savaşmasın, sevişsin. Daha iyi tabii de. Tüzünataç’ın bunu tüm Türkiye’nin gözü önünde yapmak istediğini, kafasının yerinde olduğunu pek sanmıyorum. Üzülüyorum... Ve bugüne kadar pek sevimli ve pozitif bulduğum Ayşe Özyılmazel’e de inanamıyorum! Sadece bir gün önce, Şahan Bey’i öpücük yağmuruna tutup, bikinisiyle sırtında dolaşan, görüntülenince de panikleyen şarkıcı, ertesi gün Twitter’ına “Çok şükür Allahıma... Hiçbir olay bu kadar hızlı Berrak’lık kazanmamıştı :)” yazıyor. Ve ekliyor: “Berrak’ı yanaklarından öperimmm, canım benim :)” Kendi başına gelince kötü de, başkası görüntülenince “Şükür Allah’a, öperim, bye”! Öyle mi? Oysa Berrak da, Yılmazel’in kendisi için kullandığı sıfatlara sahip, bekâr, genç ve özgür bir kız değil mi? Hem Özyılmazel’in “tweet”ini kınadığımı, hem de adı geçmişken, Zeynep Beşerler’in her fırsatta “Kenan’ın gölgesinde kaldım. Onu unuttum. Süperim” röportajı vermesinden bıktığımı belirtmek isterim. Ve şimdi elimde dürbün, bir diğer idolümüz, Behlül’ümüz, Kıvanç Tatlıtuğ’un eski aşkları tarafına dönmüş, Şahan Gökbakar’ın yeni atağını beklemekteyim.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ