"Yan odadayım istersen hemen gel"
Ünlülerden aşk itirafları...
Aşk hayatında kimi zaman işler tersine döner. Bir erkekten hoşlanan kadın onun dikkatini çekmeye çalışıp beklemek yerine gidip duygularını açıkça itiraf eder...
Gittim 'Sana aşığım dedim'
Tıpkı Kenan İmirzalıoğlu ve Zeynep Beşerler ilişkisinde olduğu gibi. Beşerler, İmirzalıoğlu'nu beklemeden "Kendisinden hoşlandığımı gidip ben söylemiştim. Öyle rahat bir yanım da var; ‘Ne olacak canım’ diyorum. Erkeklerle büyüdüğüm içindir belki de."
"Ben geleneksel kadın oyunlarını bilmem. Şunu yaparsam bu şekilde sonuçlanır gibi... Susup oturmak da bana göre değil. Bir şey varsa içimde, direkt gider ve söylerim. Rezil olmak umurumda olmaz. Tabii bu şekilde davrandığım için üzüldüğüm, kaybettiğim de oldu ama hiçbir zaman pişman olmadım” dedi.
Bu itirafla başlayan aşk, herkesin ikilinin evlenmesini beklediği bir dönemde sona erdi. Ama şov dünyasının ünlü isimleri arasında aşkını itiraf eden tek kadın Zeynep Beşerler değil...
Demet Akalın Önder Bekensir ile bir birlikte, bir ayrı, fırtınalı bir ilişki yaşadı. Ama bir zamanlar bir itirafta bulunmuştu. Demet Akalın Bekensir'e aşık olacağını ikisinin de bulunduğu bir yemekte anladığını açıkça söylemişti.
Bekensir ve Akalın başlangıçta sadece arkadaşmış. Ama sonra bir gece birlikte yemeğe çıktıklarında Akalın'ın deyişiyle "ipler kopmuş." "Ben bu adamı kıskanıyordum" diye anlatıyordu Akalın o anı.
Sonra karşılıklı itiraflar gelmiş... Zaten kısa süre sonra da nikah masasına oturdular. Ama Demet Akalın ile Önder Bekensir'in evliliği de uzun sürmedi.
Modacı Bahar Korçan, yetişkin bir kız çocuk sahibi olduğu ilk evliliğini bitirdikten kısa bir süre sonra yeni bir aşka yelken açtı. Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Cem Görk ile gözlerden uzak ve mutlu bir şekilde evliliğini sürdürüyor.
Korçan kendisinden 12 yaş genç eşiyle nasıl nikah masasına oturduklarını şöyle anlatıyordu: Cem, ilk günden itibaren bana 'Senin için geldim,' der. Ben de ona, 'Sana inandım,' derim. Birbirimize verdiğimiz söz bu. Şuna inanıyoruz. Bundan evvelki yaşamda da beraberdik, bu ilk beraber oluşumuz değil.
Bodrumlu arkadaşımız Mahmut'u aradım, 'Cem ile evlenmeye karar verdik, teknelerinden birini versene,' dedim. Zannetmiş ki, sarhoşum ve hiç ciddiye almamış. Yarım saat sonra Cem'i aradı. Cem de evet deyince herkes ayağa kalktı. Yonca'yı aradım hemen. 'Benim şahidim sen ol,' diye. Korçan'ın evliliğinde ilk eşinden olan kızı Lal'in de büyük katkısı vardı.
Nurgül Yeşilçay'ın evlilik öyküsü de ilginç. Yeşilçay ve Cem Özer Melekler Adası adlı dizide yine aynı seti paylaşmışlar.Aslında yıllar soraki bu ilk karşılaşmanın başından beri birbirlerinden hoşlanıyorlarmış. Tam olarak açılamamışlar bir türlü birbirlerine.
Yeşilçay bundan sonrasını bir röportajda şöyle anlatmıştı: "Bir gün kar yağdığında ben, Cem'e dedim ki “Sevgilicilik oynayalım mı?” O da “Peki” dedi. Birlikte alışveriş yaptık. O benim saçımı yaptı falan. Otelde mahsur kaldık. Yakında bir basket maçı vardı, “Bari oraya gidelim” dedik. Ben onu sinir etmek için basketçiler için “Ay ne yakışıklı çocuklar, şunun omuzları ne kadar güzel” diyorum. Kıskanıyor mu ölçmeye çalışıyorum aklım sıra."
"Neyse akşamına da bara gittik. Çok eğlendik, dans ettik. Ben de iyice aşka geldim. İstiyorum adamı, onunla beraber olmak, dokunmak, sevgili olmak istiyorum yani. Sonra kendi odalarımıza geçtik ve bana telefon açtı, “Ne yapıyorsun?” dedi. Ben de “Eğer benimle beraber olmak istiyorsan hemen söyle kıvırma” dedim. O da, “Hayır sadece yanında olmak istiyorum” deyince, “Tamam gel” dedim." Aşkları böylesine "yoğun" başlasa da Cem Özer ile Nurgül Yeşilçay çifti de bir süre önce boşandı.
Ani bir kararla Alona Ataberk ile evlenen Tan Sağtürk, kısa bir süre sonra da baba olacak. Sağtürk, eşiyle nasıl tanıştığını ve evlenmeye karar verdiğini şöyle anlatıyor: "Birkaç yıl önce sahnelenen “Romantika” müzikali sırasında tanıştık. O da oyunda rol alıyordu. O dönem ikimizin de farklı farklı hayatları vardı ama çok iyi arkadaş olmuştuk. Sonra müzikal bitti, herkes kendi yoluna devam etti."
O sırada Alona Ataberk bir Türk ile evlenip Türkiye'ye gelmiş, daha sonra da boşanıp memleketine dönmüş. Sağtürk de çok konuşulan ilişkisini bitirmişti. Bundan sonrasını Sağtürk'ten dinleyelim: "Aradan çok uzun zaman geçti. Yeşim adında ortak bir arkadaşımız vardı, bir gün onu aradım ve “Alona şimdi ne yapıyor?” diye sordum. Alona’nın Rusya’ya döndüğünü söyledi. İçimden Alona’yı aramak geldi. Böyle platonik bir aşk başladı bende. Yeşim’den Alona’nın telefonunu aldım.
Bir gün Yeşim adlı ortak tanıdıkları Alona'yı aramış ve "Tan numaranı istedi, seni arayacak" demiş. Ataberk önce şaşırmış ama sonra numarasını vermesini söylemiş. Yılbaşına yakın bir zamanmış. Sağtürk, Ataberk'i aramış ve "Yeni yıla beraber girelim mi" demiş.İkili Amsterdam'a gitmiş. Sağtürk, Alona'yı havaalanında görür görmez doğru bir karar verdiğini anlamış. Çift evlendi ve bir kız bebekleri dünyaya geldi.
Şimdi ayrılmış olsalar da Gülben Ergen ile Mustafa Erdoğan'ı evliliğe götüren yolda da ilk adımı atan Ergen olmuş. İşi gereği Erdoğan'ı arayan Ergen, önce reddedilmiş. Bir yıl sonra Ergen, Erdoğan'ın kapısını yine çalmış. Bu kez isteği dans dersi almak değil, bir enstruman çalmayı öğrenmekmiş. Kabul etmiş Erdoğan.
Ergen ilişkilerinin başlangıcını şöyle anlatıyor; "Benim aralarda lüzumlu, lüzumsuz mesajlarım başladı. Mesela, ‘Şu saatte şuraya gelebilir miyiz hocam?’ gibi mesajlardı bunlar. Ama karşılığında hep, ‘Peki, tamam. Ben Emre Hoca’yla konuşurum’ gibi kısa cevaplar aldım. O sırada benim bir TV kanalında programım vardı. Son programdı ve Anadolu Ateşi’ni ağırladım. Kulisimden çıkıp, ‘Hoşgeldiniz, bir şeye ihtiyacınız var mı’ dedim. İlk o programda hafif bir bakışma oldu...
Ergen başka bir geceyi ise şöyle anlatıyor; 'Bir dostumun nikah şahitliğini yaptım. Çok güzel bir hava, yakamoz. Bütün bu güzellikleri sizinle paylaşmak istedim...’ Bekledim... O da ne! Cevap yok... Heybeliada açıklarında telefonumu denize falan atmak istedim. Neyse 10 dakika sonra şöyle bir cevap geldi: ‘Ben de çok güzel bir dost sohbetinden çıktım. Aynı duyguları seninle paylaşıyorum...’ Bu mesajın ardından buluşmak için randevu vermişler birbirlerine...Sonrası evlilik olsa da, çift artık birlikte değil.
Ünlü oyuncu Hülya Koçyiğit'in kızı Gülşah Soydan Alkoçlar da genç yaşında evlendi. Onun evlilik öyküsü de oldukça ilginç. Alkoçlar katıldığı bir TV programında şöyle anlatmıştı gelişmeleri. Gülşah Alkoçlar, eşiyle henüz 14 yaşındayken tanışmış. O dönemde Alkoçlar Gülşah'ın peşinden çok koşturduğunu itiraf ediyor.
Hatta bu dönemde bir kez Gülşah'a "Bu kadar havalısın ama gün gelecek benim eşim olacaksın" demiş Alkoçlar. Sonunda ikili flört etmeye başlamış. 4 yıllık flörtün ardından Gülşah Soydan artık evlenmenin vakti geldiğini düşünmüş.
Sonunda nikah masasına götüren o sözleri söylemiş Ender Alkoçlar'a: "'Artık evlenelim, yoksa beni isteyenler var." Çift bundan kısa bir süre sonra da evlendi... Alkoçlar çifti büyük kızlarını da geçtiğimiz yaz evlendirdi. Sözün kısası kızları da onlar gibi erkenden yuvasını kurdu.
Yılmaz Erdoğan, ikinci eşi Belçim Bilgin'i yüzlerce seyirci arasından görüp büyülenmiş. Erdoğan: “Bana Bir Şeyhler Oluyor” oyunun Ankara turnesindeydik. Sahneden, izleyiciler arasından gördüm Belçim’i... Arada ekibe dedim ki “Arkadaşlar, 1’inci sırada A3’te bir şey parlıyor. Gördünüz mü?” diye sormuş arkadaşlarına...
Meğer oyuncu arkadaşlardan birinin yeğeniymiş. Onun vasıtasıyla oyun bittikten sonra kulise geldi. Tiyatrocu olmak istiyormuş. Bir de bana “Yılmaz Abi” dedi. Bir bozuldum. Dedim ki “Şu anki sevgilim senden 1 yaş küçük. Lütfen öyle abi, mabi demeyelim.” Erdoğan o sırada 39 yaşındaymış, Belçim Bilgin ise henüz 19. Erdoğan çoktan aşık olmuş Belçim Hanım'a.
Erdoğan açık konuşmuş: "Bu eğer kalıcı bir şeyse, şu ana mahsus değilse, yani sen böyle bir kadınsan, biz seninle flört mlört edemeyiz. Evleniriz, olsa olsa...” Zaten şuan çift mutlu bir beraberlik yaşıyor.
Cem Davran eşi Hilal Hanım ile Kalamış Yat Limanı`nda bir arkadaşlarının aracılığıyla tanıştı. O dönemde Cem Davran bir balerinle flört etmesine rağmen Hilal Hanım`ı görür görmez `İşte benim evleneceğim kız` diye düşünmüş.
Gerçekten de çift kısa bir süre sonra dünyaevine girdi.
Davran çifti göz önünde olmayı pek sevmiyor ve mutlu bir evlilikleri var.
Şevval Sam ile Metin Tekin'in evlilikleri bitti ama hikayesi anlatmadan geçilmeyecek türden. Şevval Sam daha gencecik bir kızken Metin Tekin'e aşıkmış ve onunla evlenmeyi kafasına koymuş.
Fanatik bir Beşiktaş taraftarı olan Sam, 14 yaşına geldiğinde okul gazetesi için BJK futbol takımının yıldızı olan Tekin ile röportaj yapmaya karar vermiş. Metin röportajdaki bir soru üzerine evlenmeyi düşünmediğini söylemiş. Sonra Şevval onu yemeğe davet etmiş. Metin'den aldığı cevap ise ilginçmiş: "Büyü de öyle gidelim."
Üç sene sonra ikili flört etmeye başladı ve ardından da evlilik geldi. Evlilikleri oğulları Tarık Emir'e rağmen sona erdi. Ama tam da Şevval Sam'ın söylediği gibi "şık" bir şekilde boşandılar. Hala dostlukları sürüyor.