Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Müslüman bir kimsenin, başka dinlerin ritüellerine benzeyen bir yöntemi uygulaması, inanç esaslarıyla çelişir mi? İbadet amacı gütmeden sadece rahatlamak için yapılan meditasyon günah mı, yoksa dinen sakıncası olmayan bir zihinsel egzersiz midir? Diyanet İşleri Başkanlığı, manevi huzur arayışında Müslümanlara hangi yolu işaret etmektedir?

İslam inancında huzurun ve manevi tatminin kaynağı bellidir: Allah'ı anmak, namaz kılmak ve Kuran okumak. Kuran-ı Kerim'de "Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur" (Ra'd Suresi, 28. Ayet) buyurulmaktadır. Bu temel ilke, Müslümanların manevi ihtiyaçlarını karşılamak için başka inanç sistemlerine ait ritüellere ihtiyaç duymayacaklarını ortaya koyar. Ancak meditasyonu sadece bir "ritüel" olarak mı, yoksa nörolojik bir "rahatlama tekniği" olarak mı değerlendirmek gerektiği, fıkhi hükmün belirlenmesinde kilit rol oynar.

MEDİTASYON CAİZ Mİ VE UYGULAMA BİÇİMİ

Halk arasında sıkça sorulan meditasyon caiz mi sorusunun cevabı, uygulamanın içeriğine ve kişinin niyetine göre değişir. Eğer meditasyon, Budist veya Hindu inancındaki gibi "Nirvana'ya ulaşmak", "Evrenle birleşmek" veya putperest kökenli mantraları (duaları) tekrar etmek suretiyle yapılıyorsa, bu kesinlikle caiz değildir. Çünkü bu tür uygulamalar, başka bir dinin ibadet şeklidir ve İslam'ın Tevhid (Allah'ın birliği) inancına aykırı unsurlar (şirk) barındırabilir. Bir Müslümanın, başka dinlerin kutsal saydığı kelimeleri söyleyerek veya onlara özgü duruşları sergileyerek manevi huzur araması, inancını tehlikeye atan bir davranıştır.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ