Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Medya Diziler Dila aksiyonun erkek işi olmadığını gösterecek

        Röportaj: Oya DOĞAN

        Fotoğraflar: Mustafa KIZIL

        GAZETEHABERTÜRK

        Uzun süredir tanırım Hatice Şendil'i. Gerçekten oyunculuğa gönlünü koyan biri olduğunun en yakın şahitlerinden biriyim. ‘Dila Hanım' olma sürecinde de hep yanındaydım. At binme dersleri aldı, sahnelere tek tek çalıştı. Ben de önceki gün Adana'daki ‘Dila Hanım' setine konuk oldum. Pozantı'da çekilen birinci bölümün final sahnesinde kurulan büyülü dünyadan da ne yalan söyleyeyim etkilendim. Ama merak ettiğim şey; Gülhayat gibi bıçak sırtı bir rolden sonra Hatice Şendil'in oyunculuk performansıydı. Canlı canlı izledim. O çoktan Dila Hanım olmuş bile... Modern bir aşk masalını günümüze uyarlayıp anlatacakları için de çok heyecanlı. Hatice Şendil'le Adana'nın sıcağında, yoğun set ortamında, bir yanımızdan tren geçerken samimiyet kokan bir söyleşi yaptık. İşte karşınızda modern Dila Hanım...

        Hatice, ‘Karadağlar'da gerçekten senden nefis bir oyunculuk performansı izledik. Ardından neden yok oldun?

        Aslında uzun bir ara değildi. Sadece bir sezon ekranda olmadım. Çünkü Gold Film'le beraber yürümeye karar verdik. ‘Karadağlar'dan sonra birçok proje geldi. Ama doğru ve içime sinen proje olması için bekledim.

        Sana ‘Dila Hanım' neden "Tamam, işte bu" dedirtti?

        ‘Dila Hanım', Türkan Şoray ve Kadir İnanır'ın oynadığı muhteşem bir film. Zülküf Yücel, çok başarılı bir kalem. Senaryoyu okuduğumda çok etkilendim. Bizim hikâyemiz ‘Dila Hanım' olarak başlamıyor. Kızın idealist yapısından, naifliğinden etkilendim ama sonra bambaşka bir hayata adım atması beni çok heyecanlandırdı.

        Dizinin filmden farklılığı olacak mı?

        Hikâye günümüzde geçiyor ama zamansızlık var. Bizim dizimizde plazalar, alışveriş merkezleri, güneşlenen insanlar olmayacak. Daha pastoral tonlar, mekânlar ve hayatın içinde olan şeyler anlatacağız. Zamansız bir masal ortamı yaratmak istedik. Biz modern aşk masalının kahramanlarıyız. Adana'da müthiş bir atmosfer var. Bu enerjinin de seyirciye geçeceğini düşünüyorum.

        Bütün yazı at binerek geçirdin. O süreç nasıldı?

        Bu projede en yakın ilişkide olduğum partnerim atım Aktay. Sen de biliyorsun ben hayvanları çok severim. Köpeğim Badi'yi de tanıyorsun. Aktay'ı biraz Badi yerine koydum. Onunla o iletişimde enerji yakalamaya çalıştım. Doğru, bütün yazım at binerek geçti. Bir ay Faruk Turgut'la görüşemedik. Beni gördüğünde inanamadı. At binmek müthiş bir spor. Rolüme adaptasyonu da çok kuvvetli oldu. Bakışlar ve dönüşler de çalıştım. Bana maskülenlik kazandırdı. Bir de defalarca ‘Dila Hanım'ın filmini izledim.

        Şu maskülenlik mevzusuna da bir dalalım. Dila, çok iyi ata biner, araba kullanır, silahı var. Dizilerde pek alışık olmadığımız bir kadın figürüyle mi tanışacağız?

        Bizim dizilerimizde genellikle drama oynayan kadın oyuncular birinin ardından ağlayarak, cam kenarında gözyaşı dökerek ya da tam tersi dişiliğini ve cazibesini kullanarak işleri çözüyor. Oysa Dila çok farklı. Çok iyi ata biniyor, inanılmaz sert araba kullanıyor, silahı da yanından ayırmıyor. Her türlü aksiyon sahnesinde Dila'yı görebiliriz. O nedenle bu rolle Türkiye'de aksiyonun erkek işi olmadığını göreceğiz.

        Ama sen rol aldığın projelerde aksiyona alışıksın...

        Çok enteresan, benim işlerimin çoğu hep erkek işi oldu. ‘Kurtlar Vadisi'nden sonra ‘Karadağlar' ters köşe oldu. Ama dizi kendi içinde Gülhayat'ı çıkardı. Biz intikam duygusunu dişiliğiyle almaya çalışan bir kadını izledik. Bazen bir role yakışıyorsun. Performanslar ve doğru resimlerle farkını ortaya koyuyorsun.

        Projenin adı ‘Dila Hanım.' Üzerinde büyük bir sorumluluk hissediyor musun?

        Hepimiz hissediyoruz. Türkan Şoray ve Kadir İnanır oynamış. Ama bu sorumluluk beni mutlu ediyor. Zor bir iş yaptığımızın farkındayız. Ama biz Dila'nın nasıl Dila Hanım olduğunu anlatıyoruz. İdealist bir avukatın feodal düzen karşısında nasıl çaresiz kaldığına, acısına, hüznüne ve imkânsız aşkına tanıklık edeceğiz.

        İYİ PROJEDEYSEN İYİ OYUNCUSUN

        Bu sezonun en iddialı işlerinden biri ‘Dila Hanım.' Bu dizi senin kariyerinde zirveye çıkma projesi olabilir mi?

        O kadar iddialı cümleler kuramam ama sektörde gördüğüm bir şey var.Dizinin başarısı senin de başarın oluyor. Nasıl bir performans gösterdiğinin önemi yok. Bu oyuncular için handikap. İyi bir projede yer alırsan iyi oyuncu oluyorsun. İyi proje bittikten sonra da iyi oyuncu olarak anılıyorsun. Senaryon çok başarılıysa, hikâyen iyi devam ediyorsa sen başarılı bir dizide oynayan iyi bir oyuncu haline geliyorsun.

        Peki, senin hayatınının kelimesi başarı mı?

        H.Ş: Başarı benim için çok önemli.Başarılı bir anne, eş, oyuncu ve insan olmayı önemsiyorum. Hatta çevremdekilerin de başarılı olmasını istiyorum ama başarı sadece hayatımdaki kelimelerden biri. Hayatımın kelimeleri mutluluk ve huzur.

        Katıksız bir ilişki yaşıyorum'

        Aşkın bittiği tartışılırken masallardaki gibi büyülü bir şak yaşayan Hatice Şendil, Burak Sağyaşar'la çok mutlu olduğunu açıkladı: "Burak'la katıksız bir ilişki yaşıyorum. Ona bir şey söylerken sağını solunu düşünmüyorum. Biz anı yaşıyoruz ve onun keyfini çıkarıyoruz. Bizim ilişkimizde her şeyi içimizden geldiği yaşanıyor. Mesela ben ona ‘İyi misin, demeden önce aç mısın?" diye sorarım. Çünkü yemek yediğinde iyi olacağını bilirim. 2 yıl boyunca çok vakit geçirdik. Birbirimize bu paylaşımı yıpratacak bir şey yapmayacağımızı düşünüyoruz."

        Hayatta hata yapma

        lüksüm hiç olmadı'

        Hatice Şendil, sakin biri midir?

        Durumlar karşısında gerilen biriyim. Bunu bastırmaya çalışıyorum. Ben hep "Sen ablasın, örnek olman gerekiyor" öğretisiyle büyütüldüm. Benim hiç yanlış ya da hata yapma lüksüm yoktu. "Hayatınızdaki en büyük çılgınlığınız nedir?" sorusuna verecek cevabım yok. Çünkü ben örnek bir abla olmalıydım.

        Peki, kaderci misin?

        Kaderciyim. "Her işte bir hayır vardır" sözü hayatımın olmazsa olmaz cümlesidir. Ama insanın kendi hayrını da, şerrini de kendisinin oluşturduğunu düşünüyorum. İsteyerek, bilerek de kafasızlık yapmamaya çalışırım.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ