'Sanat adamları yaratmak istiyorum'
Her Sevda Bir Veda dizisinin Ahu'su Demet İyigün, en büyük hayalinin bir sanat okulu açmak olduğunu söylüyor...
Röportaj
Öykü Naz Şenses / HT Magazin
SHOW TV'nin beğeniyle izlenen dizilerinden 'Her Sevda Bir Veda'da 'Ahu' karakterine can veren tiyatrocu ve oyuncu Demet İyigün, HT Magazin'in sorularını büyük bir içtenlikle yanıtladı. Tomris Giriltioğlu'nun yönettiği projerin vazgeçilmez isimlerinden olan İyigün, son olarak yer aldığı 'Her Sevda Bir Veda' dizisinin senaryosunun eski Yeşilçam filmlerini anımsattığını ve çok sıcak bulduğunu söyledi. İyigün'ün en büyük hayali ise alkışa değer. Deneyimli sanatçı, açmayı planladığı okulunda Türkiye'nin dört bir yanındaki yetenekli çocukları keşfedip gönüllü olarak eğitmek istediğini ve her alanda sanat adamları yetiştirmek istediğini belirtiyor.
Her Sevda Bir Veda'yla yolunuz nasıl kesişti?
Tomris Hanım'la daha önce Kayıp Şehir, Her Şeye Rağmen ve Kasaba projelerinde çalışmıştık. Dördüncü proje olarak Her Sevda Bir Veda'da da yine kendisiyle birlikteyiz. Kendisi çalışmaktan haz duyduğum usta bir isim.
Tomris Hanım'ın vazgeçilmezi diyebilir miyiz sizin için?
Gidişata bakınca öyle görünüyor. Kendisiyle çok iyi anlaşıyoruz. O da sağolsun beni projelerinde görmek istiyor.
Nasıl bir rol sizinki?
Ahu çok küçük yaşta annesini ve babasını kaybediyor. Akrabaları tarafından İstanbul'a getiriliyor. İstanbul'da hizmetçilik yapmaya başlıyor. En son kendini Burhan'ın evinde hizmetçilik yaparken buluyor. Burhan'la eşi ayrılınca ikisi arasında bir aşk doğuyor, sonrasında da evleniyorlar. Hırslı, kendini hep geliştirmeye çalışmış, tarihe ve antikaya meraklı bir kadın. Aynı zamanda içinde büyüttüğü hayallerini kızının üzerinde gerçekleştirmeye çalışan bir anne. Tüm bunları yaşarken onun karşısına birçok tehdit ve tehlike çıkıyor.
Her Sevda Bir Veda'nın diğer dizileriden farkı nedir?
Eski Türk filmlerimizi andıran bir hikâyesi ve işleyişi var. Nostaljik olması güzel. Bir o kadar da hayatın içinden.
Oyunculuğa dair en büyük hayaliniz nedir?
İnşallah birgün kısmet olursa, böyle bir güce de sahip olursam, bir sanat okulumun olmasını istiyorum. Doğudaki, Karadeniz'deki, Ege'deki taşra bölgelerde yaşayan çocukların yeteneklerini keşfedip, onları küçük yaşlarda gönüllü olarak eğitmek ve sanat adamları yaratmak istiyorum. Sadece tiyatro değil her alanda. Bu alanda çevrem geniş. Gönüllü arkadaşlarım olacağını düşünüyorum.
Hiç evlenmemişsiniz. Evliliğe yakıştırdığınız biri olmadı mı hiç?
Evlenmeye niyetlendiğim ve karşılığını bulduğum zamanlar oldu ama kısmet değilmiş. Zaten evlenme meraklısı biri değilim. Hiçbir zaman da olmadım. Evliliğe bakış açım diğer insanlardan biraz farklı. Evliliği çok romantik bir şey olarak görüyorum. Bir çift arasında alınmış en üst düzey karar. Çünkü "O insanla yaşlanacağım" diyorsun. Bu anlamda evlilik bana çok cazip geliyor. Birgün kısmet olursa tabii ki evlenmek isterim.
Çocuk sahibi olmak istiyor musunuz?
Çok isterim. 3 tane yeğenim var. Onlara bir nevi annelik yaptım. İnsan yeğenini bu kadar çok seviyorsa, kimbilir kendi çocuğunu ne kadar sever. Ama bir çocuğa bakmanın çok zor olduğunun farkındayım. Çok büyük sorumluluk. Oturup düşündüğümde, "Sen yapamazsın, kendine zor bakıyorsun" diyorum kendi kendime.
Şu anda bir baba adayı var mı karşınızda peki?
Bu soruya cevap vermek istemiyorum. (Gülüyor)
Görsellik sahne açısından ne kadar önemli sizce?
Görsellikten ziyade estetik çok önemli. Herkesin kendi içinde bir estetiği vardır. O olduktan sonra herkese hitap edebilirsiniz. Herkesin dünya güzeli veya yakışıklısı olması gerekmiyor.
'KENDİMİ GÜZEL BULMUYORUM'
Siz kendinizi güzel buluyor musunuz?
Benim güzellik anlayışım içinde kendimi güzel bulmuyorum. Ama nankörlük de edemem. Ben hep , 'Ne güzelim diye gerin, ne çirkinim diye yerin' derim. Çünkü ikisi de tanrıyı suçlamaktır. Ama yerine göre çok çekici bir hale gelebilirim. Öyle bir auramın olduğunu biliyorum.