Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
DHA

 

Şimşek, Türk Lirası'na ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, "TL'deki değer kaybının sürekli devam etmeyeceğini düşünerek enflasyonun tek haneye ineceğine inanıyoruz. Lira'daki değer kaybı kısmen ekonomi ile kısmen de bizde ve dışarıdaki siyasi gelişmelere bağlı." dedi.

Şimşek, Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, "Enflasyon karşı karşıya olduğumuz en büyük sorunlardan biri. En büyük sebebi liradaki değer kaybı" dedi ve ekledi:

"Sorun reel sektörün döviz borçları. Ne yapacağız? Meşhur ABD Başkanı JF Kennedy'nin lafı var; 'çatıyı güneşliyken tamir etmek lazım.' Şu anda faizler nispeten düşük; ekonomiler büyüyor ama yağmur yağacak.

"Bunlar için tedbir alıyoruz. Döviz borçlanmaya sınır getireceğiz; KOBİ'lerde yaptık. Büyükler yönetebildiklerini söylüyor ama görüyoruz yönetemiyorlar; tedbiri alacağız."

Yatırımlarda inşaatın payının çok yüksek olduğunu ifade eden Şimşek, "Artık inşaata yatırım yapan yatırımcılardan, Ar-Ge'ye, teknolojiye yatırım yapmalarını istiyoruz; inşaattan kazandıklarını imalata yatırsınlar." dedi. 

Şimşek şöyle devam etti: 

"Şirketlerinizi halka açın. Biz ne gerekiyorsa her türlü desteği vereceğiz. Çünkü amacımız tabana yayılmış bir sermaye ile bu işi götürmek."

"Bankalara çağrım: Hepinizin bir aracı kuruluşu var."

"Ama neden yatırım bankası kurmuyorsunuz? Mevduata dayalı yatırım bankası kurun."

"Startuplara yatırım yapın."

"Geleneksel sektörlerde kar payları düştü."

"Gelecek vaadeden şirketlere daha çok kaynak verelim."

"Cari açığı önümüzdeki dönemde yüzde 4 ve altına düşürmeyi ümit ediyoruz"

Türkiye’nin cari açığımızın milli gelire oranının yüzde 5,5’in üzerine çıktığını anlatan Şimşek, bunda bir miktar petrol ve altın ithalatının etkisinin büyük olduğunu dile getirdi.

Gelecek dönemde cari açığı kalıcı olarak yüzde 3 ve altına düşürmek gerektiğini belirten Şimşek, “Bu, orta ve uzun vadede mümkün. Kredideki genişlemenin makul düzeye inmiş olması cari açığın düşeceğini gösteriyor. Cari açığı önümüzdeki dönemde yüzde 4 ve altına düşürmeyi ümit ediyoruz. Cari açığın finansmanı arzuladığımız kalitede değil. Bu konuda dikkatliyiz. Önümüzdeki dönemde yatırım ortamına ilişkin reform yaparak, Avrupa ile ilişkileri daha da iyileştirerek, finansman kaynaklarımızı çeşitlendirerek ama en önemlisi özelleştirmeleri ve halka açılmayı hızlandırarak, dışarıdan kaynak çekerek, daha çok kalıcı kaynaklarla bu işin finansmanı sağlamaya çalışıyoruz. Burada iyi bir haber var. Satın alma ve birleşmelerde artış var. Bu iyi bir gelişme.” şeklinde konuştu.

Şimşek, Türkiye’nin 2017’yi muhtemelen yüzde 7-7,5 arasında bir büyüme ile kapattığını, 2018’de ise yüzde 5,5 büyüme öngördüklerini dile getirdi.

Yatırımların artacağını, özel tüketimin ve dış talebin güçlü olduğunu aktaran Şimşek, "Yatırımlar artacak çünkü kapasite kullanım oranı çok yüksek, muazzam teşvikler var. Yatırım başvuruları, teşvik başvuruları rekor düzeyde. Kredi garanti mekanizmasını devreye soktuk. En büyük kaynağı yatırımlara ayırıyoruz. Türkiye son 10 yılda 8,7 milyon vatandaşına iş buldu. Bu muazzam bir başarı. Avrupa uzun bir aradan sonra güçlü büyüyor. Bu bizim için iyi haber. Turizm de toparlanıyor. Dolayısıyla Türkiye hem içi hem de dış talebin güçlü olduğu bir dönemde." ifadelerini kullandı.

Bu kadar güçlü büyümenin birtakım yan etkileri olduğunu ifade eden Şimşek, şöyle konuştu

"Türkiye maalesef şu anda enflasyonda uzun bir aradan sonra tekrar yüzde 10’un üzerinde. Bu karşı karşıya olduğumuz en büyük sorunlardan biri. Bunu tek haneye indirmek için güçlü bir çaba içerisindeyiz. Bunun en büyük sebebi liradaki değer kaybı. Maalesef ara malı ithal ettiğimiz ürünlerin fiyatı neredeyse yüzde 30’un üzerinde arttı geçen sene. En büyük sorun bu. Liradaki değer kaybı tamamen ekonomiyle bağlantılı mı? Kısmen bağlantılı. Ama kısmen de bizde ve dışarıdaki siyasi gelişimeler… Sebebi de küresel ilişki ağımızda bizim haklı davalarımızda yanlış bir şekilde bize karşı tutumlar var. Örneğin Suriye’de bizim çok ciddi kaygılarımız var. Ama bunu anlamakta zorlanan müttefiklerimiz, dostlarımız var. Bu, bizim küresel ilişki ağımızı olumsuz etkiliyor. Örneğin hain darbe girişimini gerçekleştiren suç örgütü FETÖ’ye karşı bizim doğru bir duruşumuz, güçlü bir mücadelemiz var. Ama bunu bazı Batılı dostlarımız ya anlamakta zorluk çekiyor ya da başka sorunlar var. Bunlar ilişki ağına yansıyınca ister istemez liradaki değer kaybına yol açıyor."