"ZOR DURUMDA KALMASINI HİÇBİR ZAMAN İSTEMEM"
♦ ABD'de tatildeydiniz. 'Gırgıriye' için tatili yarıda kesip alelacele Türkiye'ye dönmenizi ne sağladı?
Kendisini bunu ifade ettiği için söylüyorum, Müjdat bana; "46 yıl sonra seninle beraber sahnede olmak istiyorum. Zor zamanımda bana destek olur musun?" dedi. Hiçbir şey düşünmeden tatilimi yarıda bırakıp geldim. Onun zor durumda kalmasını hiçbir zaman istemem.
"KEŞKESİZ YAŞADIM"
♦ Kariyerinizin 55'inci yılında olmak size neler hissettiriyor?
55 yılı çok güzel yaşadım. Hiç pişmanlığım yok, keşkem yok. Hayatımın hiçbir evresinde hiçbir şekilde keşkem olmadı, keşkesiz yaşadım. Yaptığım her işin önünde saygıyla eğilirim. Hiçbir şey için hiçbir pişmanlığım da yok. 55 yıl boyunca çok güzel çalıştım. Çok güzel şeyler meydana getirmeye çalıştım. "Getirdim" demiyorum, gayret ettim. O gayretlerimin neticesini de izleyicilerden aldım, mutluyum...
"55 YILI ÇOK GÜZEL YAŞADIM"
♦ 50'nci sanat yılı 'Altın Yıl'dır. Kanımca coşkuyla kutlanması, sanatçının en görkemli şekilde onurlandırılması gerekir. Ne yazık ki bizde bu kültür gelişmiş değil. İster miydiniz?
O 55 yılı öyle güzel yaşadım ki... Benim için her yılı özeldi. Onun için öyle bir kutlamaya ihtiyacım yok.
Perran Kutman, sorularımızı içtenlikle cevapladı. "SENİN GİBİ ÖĞRETMENİM OLSAYDI BEN DE OKURDUM"
♦ Canlandırdığınız her karakter, toplumda ziyadesiyle karşılık buldu. Yıllar geçse de unutulmadı. Bu kadar etki bırakmalarının altında özellikle hangi unsurlar bulunuyor?
Zannediyorum canlandırdığım bütün karakterler göz hizasında olan karakterlerdi. Yani izleyiciler, 'Perihan Abla'yı bilir. Her izleyenin mutlaka bir 'Perihan Abla'sı vardır. Herkesin mutlaka 'Hayat Bilgisi'ndeki 'Afet Öğretmen' gibi bir öğretmenleri olmuştur. 'Hayat Bilgisi'nin çekimlerine bir genç gelerek; "Senin gibi bir öğretmenim olsaydı, ben de okurdum" dedi. Canlandırdığım bütün karakterler göz hizasında olan, yaşamış karakterlerdir. Karakterin yaşamasına da çok dikkat ederim. Karakterlerin burcunu öğrenmek isterim. Karakterin kıyafetleri de çok önemlidir. Benim karakterlerimin kıyafetlerini de kardeşim Berna Kanat Sarıtaş yapar. Mesela, 'Afet Öğretmen' maaşını hangi bankadan alıyorsa bende o bankanın kartı vardı. İzleyiciler onu görmez ama karaktere büründüğüm zaman o karakter onu bilir. Bu, izleyici için değil, karakter içindir. O karakter bunu giyerse o zaman izleyiciye geçer.
"ÖZLÜYORUZ VE ÖZLENECEK"
♦ Rol aldığınız yapımların ortak özelliği, mahalle kültürünü yansıtan yapımlar olmaları. Dijitalleşen dünyada mahalle kültürünü tekrar yakalayabilmek mümkün mü?
Mümkün değil... Tabii ki özlüyoruz ve özlenecek. Gençlere çok büyük haksızlık. Çünkü biz bunları çok güzel yaşadık. Ben 12 yaşlarındaydım, daha yeni genç kızlığa adım attığım dönemlerde mahallenin delikanlıları akşam kapıyı çalıp babaanneme; "Kardeşimiz bir daha o pantolonu giymeyecek" demiş. Çünkü pantolonum biraz darmış. Öyle bir kültür vardı. Bana karışma hakları vardı. Babaannem, o delikanlılara teşekkür etmiş. O pantolonu bir daha da giymedim. Böyle bir kültürle büyüdük. Hamama gidilirdi. Hamama gidildiğinde kahve önünden, kalabalık yerlerden geçilmezdi. Hamamdan çıktığında o pembe pembe yanaklarla insanların önünden geçilmez arka sokaklar tercih edilirdi. Bunlar çok güzel kültürel unsurlardı ama kalmadı. Hamam kalmadı ki kültürü kalsın.
"ÇOCUKLAR BUNU ÖĞRENDİ"
♦ Günümüzde usta - çırak ilişkisi devam ediyor mu?
Ediyor... Şunu da seviyorum; 'Gırgıriye'nin provasına gittiğimde Gülben (Ergen) bana hemen; "Bir şey söyleyecek misin?" diye sordu. "Biraz tırmandır, daha cilveli ol, roman cilvelisi olman lâzım" dedim. Özellikle 'Hayat Bilgisi'nde çok çocuğum bu mesleğe terbiyeyi öğrendi. Çekim sırasında ışık çocukların arkasındaydı, benim arkamda da duvar vardı, benimkini sonra çekebilirler diye çocukları hava gitmeden çekebilmek için her birinin karşısında tek tek oynadım. Çocuklar bunu öğrendi. Şimdiki hayatlarında çekimlerinde bunu yapıyorlar ve "Perran anneye teşekkür ederiz" diyorlar.
"BİRAZ PERRAN İÇİN YAŞAMAK İSTEDİM"
♦ 12 yıl ara vermenizin nedeni neydi? Kaçış mıydı yoksa dinlenme dönemi mi?
Dinlenme dönemiydi. Açık söyleyeyim, biraz kaçış da var. Çünkü biraz Perran için yaşamak istedim. Hep mesleğim için yaşadım. Şimdi artık Perran için yaşamak istiyorum. Gezmek istiyorum. Seyahatlere gitmek istiyorum.