Asker gönderme HABERTÜRK'te tartışıldı
Medyanın usta kalemleri Lübnan'a asker göndermeyi HABERTÜRK'te tartıştı.
Radikal Gazetesi yazarı Avni Özgürel: Başbakan’ın değerlendirmelerinden anlaşılıyor ki Türkiye Hizbullah’ın silahlandırılması görevini üstlenmeyecek. Aksi halde askerin çekileceğini söylüyor. BM ise gizli belgelerinde silahsızlandırmayı hedefliyor. BM’nin görev listesi gayet açık. Dolayısıyla Başbakan’ın bir taahhüt alıp almadığı önemli. Deniz Kuvvetlerinin özellikle bu korumada görev yapması daha iyi olurdu. Ya da bir irtibat timi. Orada insani yardım konularında bulunacak. Bir çatışma ortamına asker gönderip orada silah bulunmayacak demek doğanın tabiatına aykırı. Bu karar Meclis’ten çıkarsa Türkiye kötü günler yaşayacak. Bütün bunlar bana tahmin edilenden fazla risk üstlendiğimizi gösteriyor.
Türkiye’nin bu kara tablonun içine sokulmaması gerektiğin söylemekten başka bir şey elemden gelmiyor.
Lübnan zaten çok tetikte yaşayan bir ülke. Orada doğrudan doğruya hiçbir yetkili TSK’yı istiyoruz diye bir beyanda bulunmadı.
Oysa buradaki görevin esas hedefi Hizbullah’la sınırlıdır. Kritik göz budur.
Yenişafak Gazetesi yazarı Ali Bayramoğlu: Bu Irak savaşı’ndan daha farklı. Çünkü sadece bir ABD savaşı değil. BM’nin barış gücü oluşturuluyor. Bu konuda AK Parti rahat tezkereyi geçirecektir. Biz çok ciddi çatışmaların ortasında yaşıyoruz. Son 3-4 yıldır dünyada var olan kuzey-güney çatışmasını doğu-batı aldı. Bu çatışmanın temelinde din var. İslam dünyasının içine baktığımızda Şii ve Sünni politikalarının beraber gittiğini görüyoruz. Türk kamuoyu bunlardan kolay etkileniyor. Ortadoğu’daki bombalar burada patlamış gibi, Danimarka’daki karikatür sanki burada çizilmiş gibi etkiliyor. Batıcı ve Şarkçı politikalar arasında çatışmalar da burada yerini alıyor.
Sonuç olarak Ortadoğu’da büyük bir global bir çatışma yaşanıyor. Burada ABD’nin büyük bir politikası var. Bu politika ne Batı tarafından paylaşılıyor. Ne de tamamen karşı çıkılıyor. Burada netlikler yok. Türkiye, İran’la gerilim sürerken çıkan sonuç kendisini kuşatır. Asker göndersin göndermesin üzerinden analiz yapmak doğru değil. Türkiye bu görevin içinde ne çok aktif olmak, ne de çok pasif olmak gerekir.
Asker göndermek ya da göndermemekle her şey bitmiyor. Bundan sonra ne yapılacağını konuşmamız gerekli…
Milliyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Firkat Bila: AKP’nin bu akşam bir toplantısı olacak. Tezkereye hayır diyeceğini söyleyenler var. 1 Mart tezkeresine göre bakarsak, Lübnan tezkeresi kazaya uğramayacak. CHP tüm milletvekilleri ile hazır alacak. AKP oylarıyla tezkereyi geçirebilir.
ABD’nin ve İsrail’in Türkiye’ye katkılarını biliyoruz. 1 Mart’ta Başbakan çok ısrarlı olmadı. 1 Mart tezkeresi Meclis’e giderken bakanlar kerhen imzaladıklarını söyleyerek, durumu vekillerin vicdanlarına bıraktı.
Sahilde görev yapmak, Kızılay’ın götürdüğü yardımların yerine ulaştırılmasına yardımcı olmak. Ancak askerimiz oraya gidince oradaki Barış Gücü’nün komutasına girecek. Deniz Kuvvetleri ve istihkam gönderilirse sıcak çatışmaya girme ihtimalleri azalır.