Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Sağlık Avuç içi damar izi uygulaması fişleme midir?

        Tülay ŞUBATLI / AHT

        Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından başlatılan ‘Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi’ tartışma yarattı. SGK ile anlaşması olan özel hastanelere gidenlerin avuç içidamar izi ya da parmak damar izini sisteme kaydettirmesi, “Bu uygulama bir fişleme mi değil mi?” tartışmasına neden oldu. Biz de bu soruyu uzmanlara sorduk.

        'Hiçbir ülkede böyle bir uygulama yok'

        Türk Tabip Odaları Birliği Başkanı Özdemir AKTAN:

        Bu uygulamanın şiddetle karşısındayız. Evet bir fişleme söz konusu ama bizim tabii daha çok üzerinde durduğumuz nokta hasta bilgilerinin gizliliği. Burada bir takım biyometrik bilgilerden bahsediyoruz. Daha önceki örneklerden gördük ki bu tür şeyler yeterli güvenlik altında tutulamıyor. Türkiye’de veri koruma yasası 5-6 yıldır bir taslak olmasına rağmen çıkarılmıyor. Bir kişinin izni olmadan vücudundan bir örnek alınamaz. Eğer tutuklu ya da hükümlüyseniz de sizden örnek alınamaz. Vücudunuzun haritasıdır, bununla sizin her türlü verinize ulaşılabilir. Kimlik kartıyla ev alıyor, boşanıyorsunuz ama muayene olamıyorsunuz. Hiçbir ülkede böyle bir uygulama yok.

        'Bu uygulamaya güvenlik önlemi olarak bakıyorum'

        Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Coşkun YORULMAZ:

        Uygulamanın bir fişleme olduğunu düşünmüyorum. Sosyal Güvenlik Kurumu’nu dolandıran kişiler olduğunu biliyoruz. Başkalarının adına ilaç yazdırma olayları çok yaşanıyor. Ben bu uygulamaya güvenlik önlemi olarak bakıyorum. Dolandırıcılık olayları nedeniyle hekimlere dava açılıyor. Çünkü hekimlere ve hastanelere veriliyor sorumluluk. Kimlik doğrulamasından sorumlu olarak hekimler gösteriliyor. Fazla sayıda hekimin başına problem geliyor. Ya da hastanenin SGK ile anlaşması iptal edilme tehlikesiyle karşı karşıya geliyor. Hastaların bütün bilgileri çok da güvenli olmayan bir şekilde zaten internet ortamına aktarılmış durumda. Daha büyük açıklar ve eleştirilmesi gereken yerler var. Kimlik doğrulaması amacıyla yapılan bir işlemin fişleme olduğunu düşünmüyorum.

        'Avuç içi kişisel veridir'

        Hasta ve Hasta Hakları Derneği Adana Şube Başkanı Avukat Bülent MARAKLI:

        Bu avuç içi damar izi kişisel bir veri olup kişinin özel hayatına ilişkindir. Kişinin özel hayatına müdahale uluslararası sözleşmeler ve mevcut yasal düzenlemelerle teminat altındadır. Bu sebeple uygulanan ve alınan verilerin nasıl ve nerede kullanılacağı yönünde bir sınırlamanın ve güvencenin olmaması nedeniyle başlatılan uygulamanın hukuka uygun olmadığı kanaatindeyiz. Parmak izi nasıl kişisel veriyse ve düzenlemeler mevcutsa, bu uygulamayı da aynı düzenleme kapsamında değerlendirmek lazım.

        'Parmak izi olsaydı endişem olurdu'

        Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Genel Başkanı Dr. Reşat BAHAT:

        Bu uygulama kesinlikle fişleme değil. Eğer parmak izi olsaydı endişem olurdu ama avuç içi ya da parmak damar izi çok farklı bir kimlik doğrulama sistemi, böyle bir fişleme yapılamaz. Ayrıca devletlerin bu tür yetkileri de vardır. Kimliklerin biyometrik olarak doğrulanması açısından bu tür uygulamalar yapılır. Bir katil damar izi işaret olarak bırakabilirmi olay yerinde? Onun için bir fişleme olamaz. Ama katil olay yerinde parmak izini, tükürüğünü, saçını bırakır. Kişilerin genetik kodlamalarını alsalardı fişleme denebilirdi. Burada amaç yolsuzluğun engellenmesi. SGK, özel işletmelerin yolsuzluğunu engellemeye çalışıyor.

        'Türkiye’de herkes fişlendi'

        TESEV Başkanı Can PAKER:

        Avuç içi damar izi tanıma uygulaması çok teknik bir konudur. Bu nedenle fişleme midir değil midir bilmiyorum. Ama şunu söyleyebiliriz ki Türkiye’de çok uzun yıllardır herkes fişlendi. Ne yaparsanız yapın, herhangi bir teknik uygulama söz konusu olduğunda toplum bunu bir fişleme olarak görüyor. Toplumda fişleme olarak akla gelmesinin Türkiye’nin siyasi tarihiyle ilgisi var.

        ‘İnsanın kimliğini tanımayayönelik bir uygulama’

        TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu BaşkanıAyhan Sefer ÜSTÜN:

        Hayatın birçok alanında benzer uygulamalar var. Cezaevlerinde göz-retina taraması, vize alırken Amerika’da veya başka ülkelerde avuç içi taraması yapılıyor. Parmak izi daha başka şeylerde kullanılıyor. Kimlik tanımını kolaylaştıran bir takım argümanların teknolojiyle kullanılması fişleme olarak kabul edilemez. Bu uygulama insanın kimliğini tanımaya yönelik bir uygulama. El içinden yola çıkarak “Bu insan şu düşüncede, şu ırktan geliyor” gibi birtakım sınıflandırmalar yapılır mı? Bir güvenlik sistemi olarak devreye sokuluyor. Ancak her sistemin açıkları vardır. Nasıl ki bankalarda kimlik bilgilerini paylaştığınızda sıkıntılar doğuyorsa, buradan elde edilen bilgiler paylaşılırsa sorundur. Yoksa güvenlik sebebiyle alınması bir fişleme kabul edilmez.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ