Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar
MURAT BARDAKÇI / HT GAZETE

Geçmişimizde devleti malî bakımdan sıkıntıya sokan sahtekârlar sadece kalpazanlardan ibaret değildi. 16. asırda sahte ferman yazıp devleti dolandıran sahtekârlar da ortaya çıkmış ve ağır şekilde cezalandırılmışlardı.

Devlet kayıtlarına önem vermek eski bir geleneğimiz olduğu için, bu kayıtları tutan kâtipler, Osmanlı devrinde de gayet dikkatli şekilde seçilirdi. Ama büyük itibar sahibi olan kâtiplerin bir kısmı önemli miktarda gelirlere sahip olmalarına rağmen, daha fazla kazanmak için usulsüzlüklere karışırlardı.

İMRENİLEN MESLEK OLDU

O dönemde, bürokrasiye “kalemiyye” denirdi. Merkez ve taşra bürokrasisinde sınırlı sayıda kâtip çalıştığı ve kâtiplerin maaşları da yüksek olduğu için, memurluk birçok kişinin imrenerek baktığı bir meslekti.

1590’da kâtiplerin büyük bir suç şebekesi kurdukları ortaya çıkartıldı. Sahte evrak hazırlayan kâtipler işi o kadar ileri götürmüşlerdi ki, belgelerde silinen mürekkep kullanmışlardı ama yakalandıklarında cezaları ağır oldu ve kimisi canını, kimisi de elini kaybetti. Sahtekârlıkların önüne geçmek isteyen yetkililer kontrol mekanizmasını genişleterek kırtasiyeciliği artırdılar.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ