M. Fatih Çıtlak ile Ramazan Sohbetleri
Çünkü Allah ve Resûl'üne (SAS) iman etmek demek, muhabbetle inanmak demektir. Muhabbetsiz inanmak asla iman kelimesi ve kavramıyla örtüşmez, bağdaşmaz
ABONE OL“Lâ ilâhe illallah Muhammedurresûlullah”tır kelime- i tevhid. Lâ ilâhe illallah, ancak Efendimiz’in (SAS) peygamber olduğunu kabul etmekle insanı mümin yapar. Bazıları bu söze itiraz ediyor, bir insanın Allah’ın (CC) birliğini ve tekliğini kabul ettikten sonra Hazret-i Peygamber Efendimiz’i (SAS) kabul etmeyişiyle dinden çıkmayacağını cahilce savunuyor. Hatta bir de Efendimiz’in (SAS) “Kim samimiyetle ve inanarak ‘Lâ ilâhe illallah’ derse cennete girdi!” hadis-i şerifini de buna delil olarak getirme cüretinde bulunuyorlar.
Halbuki gözden kaçırdıkları yahut bile bile sakladıkları bir hakikat vardır bu hadis-i şerifte. Bu hakikat, bu sözün sahibini tasdik etme hususiyetidir. “Lâ ilâhe illallah, yani kelime-i tevhidi söylemekle bir insanın cennete gireceğini nereden öğrendiniz?” diye sorulsa, cevap Muhammedurresûlullah yani Allah’ın (CC) Resûl’ü (SAS) Hazret-i Muhammed’den (SAS) demek mecburiyetinde kalacaklardır.
Öyle ya bu sözü herhangi bir şahıs söylese, isterse âlim, filozof veya uzman olsun itibar edecek miydiniz? Din hakkında söylediği bu sözü ve hükmü kabul edecek miydiniz? Kabul etseniz de etmeseniz de bu söz dini bir hakikat olarak kaydedilecek miydi? Elbette hayır.