Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar
Ceyda ERENOĞLU / HABERTÜRK PAZAR

Anlattıkları insanı hayrete düşürüyor. Uzun yıllar Ankara’da çalıştıktan sonra şimdi çalışmalarına İstanbul Şehir Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde devam eden Prof. Dr. Sirel Karakaş, çok önemli bir konuya dikkat çekiyor. Üstün zekâlı çocukları tespit etmede uluslararası geçerliliği olan testlerin yeterli olmadığını söylüyor, “Bunlarda sorun var” diyor. Peki sorun nerede? Söylediklerine inanamayacaksınız! “Bu testlerin soruları deşifre olmuş. İnsanların eline geçen bu testlerin, kurslarının açılmasıysa korkunç bir durum. Asıl sorun, cevapları öğrenen çocuğun bu testten ‘üstün yetenekli’ çıkmasıyla başlıyor. Çocuk, üstün yetenekli olmamasına rağmen ihtiyaç duyduğu tüm yanıtlar kendisine hediye ediliyor. Böylece gerçekte üstün zekâlı olmayıp normal zekâda olan çocuklar, topluma farklıymış gibi sunuluyor.”

Prof. Karakaş bu noktada Türk çocuklarının davranış modellerinden yola çıkılarak hazırlanacak yeni ve özel bir teste ihtiyaç duyulduğunu söylüyor ve biraz olsun içimize su serpen bir haber de veriyor:

“Ülkemizde çalışmaları devam eden böyle bir test projesi var. Deşifre olmayan bir yaklaşımla hazırlanıyor olması ise en özel tarafı.” Peki bilim üstün zekâya nasıl bakıyor? “Bilişsel nörobilim” ile... Bilişsel nörobilim, bilimsel süreçleri nörolojik yani biyolojik temelde ele alan bilim alanı olarak tanımlanıyor. Peki nedir bilişsel (zihinsel) süreçten anlamamız gerekenler? Geçmişte sadece davranışsal düzeyde psikoloji bilimi tarafından ele alınan bu konunun, beden ve biyolojik olarak da ele alınmasıyla birlikte daha detaylı ve önemli verilere ulaşılmaya başlandı. Bilişsel nörobilim alanında; sadece psikologlar değil, fizyologlar, farklı alanlardan tıp doktorları (nörolog, psikiyatr, nöroradyolog, kalp-damar, endokrinoloji uzmanları...), teknik alandan uzmanlar (elektrik-elektronik, bilgisayar mühendisi, biyoistatistik uzmanı...) birlikte çalışıyor. Biraz daha somutlaştıracak olursak beyin-zihin ilişkisini ölçmek için sağlıklı insanda kullanılacak yöntemler var. Bunlardan ilki nörofizyolojik testler. İkincisi beyin elektrofizyolojisi, üçüncüsü ise manyetik rezonans görüntüleme yani MR. Bu üçlü adıma ihtiyaç duyuluyor çünkü çeşitli sorunların teşhis edilmesinde gerekli tüm detaylı veriler bu yolla elde ediliyor. Laboratuvar ortamında yapılan bu işlemlerle hem güvenilir tanıya ulaşılmış olunuyor hem de arada kalınıp kesin karara varılamayan vakalarda sonuç almak mümkün hale geliyor.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ