Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Röportajlar Serra Arıtürk, Samet Kaan Kuyucu ve Gürberk Polat'tan 'Güneşi Söndürmem Gerek' açıklaması: Böyle hayatlar yaşamıyoruz
        10

        "BEN AŞK ADAMIYIM"

        * Peki gerçek hayatta aşkta kovalanan mı yoksa kovalayan tarafta mı oldunuz?

        Serra Arıtürk: Tamamen kişisine, dönemine göre değişiyor. Ben genelde kovalanan oluyorum.
        Samet Kaan Kuyucu: Ben de genelde kovalanıyorum.
        Gürberk Polat: Bana o kıymetli her şeyi hissettirecek biri için ömür boyu koşturdum kendi ömrümce... Ve bulduğuma inandığıma da sarıldım ve 3 yıldır beraberliğim var. Mesela ben aşk adamıyım.
        Serra Arıtürk: Aman Tanrım, çok duygusal.

        11

        * Malum kitaptan beyazperdeye aktarılan bir film. Aşina olduğumuz bazı cümleler vardır ya "Bir kitap okudum aşka olan bakış açım değişti, hayatım değişti" gibi... Sizin için böyle bir kitap var mı?

        Serra Arıtürk: Benim birkaç tane var, farklı dönemlerden ve farklı yazarlardan... Mesela bu türde, yani bu gençlik dram türünde ben John Green'in 'Looking for Alaska' diye bir kitabını okumuştum. Bundan seneler önce 3 defa okudum.  Ben bu türün örneklerini film olarak da verilen roman olarak da verilen örnekleriyle büyüdüm. John Green de bu anlamda en sevdiklerimdendir. Sonra 'Looking for Alaska'nın dizisi yapıldı, onu da izledim ama kitabı daha çok sevmiştim. Bir de sadece aşka değil ama bir kadının kendini keşfetmesi çünkü oraya hiç parmak basmadık. Aslında bu sadece bir aşkı keşfetmek değil, 'Umut' aynı zamanda cinselliğini de keşfediyor. Benim o anlamda gözümü açan kitap '11 Dakika' Paulo Coelho. 2 tane söylemiş olayım, 2 farklı tür.
        Gürberk Polat: Jose Saramago var; 'Körlük'... O beni çok etkilemişti. Onu okuduktan sonra bir şeylere daha farklı bakmaya başladım. Kafamı baya açmıştı çünkü bazı kalıpları çok üstünkörü kabul edip alıyoruz ama onun derinine indiğimizde "Onun neler hissettirebilir" dediğini düşündüğümüzde bütün sistemlerin değiştiğini görüyoruz. Bu da böyle dışarıdan bakmama sebep olmuştu. Beni çok etkilemişti.
        Samet Kaan Kuyucu: Evet ben 'Momo'yu söyleyebilirim, aklıma o geldi. Bu filmin ismine de yakın böyle. Bir de tam böyle lise sonda bir kitaptan çok etkilenmiştim 'Kızıla Boyalı Saçlar' Kostas Mourselas diye bir Yunan yazarın kitabı. Yine böyle bu filmdeki gibi böyle tam karakterimin oturduğu yaşlarda bana aşka, hayata dair çok şey öğretmişti.

        12

        "KARAKTERE ÖNCELİK VERİYORUZ"

        * Elbette yeni projeler için teklifler geliyor anlaşmalar sağlanıyor ama siz nasıl hikâyelerin peşinden gidiyorsunuz, sizin projelerdeki kriterleriniz neler?

        Serra Arıtürk: Yani ben aslında bir şey okurken tabii ki bize bir karakter önerilerek o bilgi bizde olarak okuyoruz ve tabii ki ister istemez karaktere öncelik veriyoruz. Ben onu mümkün olduğu kadar yapmayarak işe dışarıdan bakmaya çalışıyorum ve o hikâye beni başta etkiliyor mu, hikâye tamam diyaloglar iyi yazılmış mı, diyaloglar nitelikli mi, gerçek mi, hayattan mı ona bakıyorum. Daha sonra karakterin kapladığı yere ve açıkçası ne katıp katacağıma bakıyorum. Yani bana bir şey katacak, ben de bir şey katacaksam o karaktere, onu oynayarak o zaman benim için çekici hale geliyor.

        13

        "İYİ BİR OYUNCU OLMAK İÇİN KENDİNİ TANIMAN GEREKİYOR"

        * Peki son olarak oyunculuk yapmak size ne hissettiriyor? Malum oyuncular arasında rekabet büyük... Oyuncu olmak isteyen çok fazla insan var.

        Gürberk Polat: Ben kişisel olarak başka oyuncuların nasıl bir yol izlediği ve ne yaptıklarıyla gerçekten çok ilgilenmiyorum. Herkesin başarısına seviniyorum, mutlu oluyorum. Herkesin yolu açık olsun. O potansiyele sahip olan insanlar umarım kendilerini bir şekilde gösterebilirler. Temennim bu oluyor ama içeri dönüp oyunculuğun bendeki yeri bir tık daha farklı ele alıyorum diyeyim. Her oynadığım karakter bende bir eksikliği tamamlıyor gibi hissediyorum. Sanki "Şunu yaşasam, acaba şunu yaşasam ben dönüşür müyüm, ben neye dönüşürüm?" veya o boş boşluklar ve eksiklikler doldukça her işte bambaşka bir Gürberk olmaya başlıyorum ve bu dönüştüğü kişi de daha ayakları yere basan, daha bir şeylere hâkim ve daha içinde ukde kalmadan hayatına devam eden biri gibi geliyor. Bu bence başka bir yerde kolay kolay tecrübe edemeyeceğimiz şeyler. Atıyorum itfaiyeci de oluyorsun, bir yerde hapise de giriyorsun, katil de oluyorsun. Bütün personalarını besleyen biliyorsun, aşık da oluyorsun sonra bunun hepsi çok kıymetli bence.
        Samet Kaan Kuyucu: Yani Gürberk'in dediği gibi çok değiştiren, dönüştüren bir deneyim. Kendini çok tanıman gerekiyor. Mecburen kendini tanıyorsun. Kendini tanımaktan uzaklaşıp, bir kalıba girip bir maskeyle yoluna devam edersen de çok acı çekiyorsun ve gerçekten de bir sanat icra edemiyorsun. O yüzden iyi bir oyuncu olmak için hakikaten gerçek olmak gerekiyor. Kendini keşfetmek ve tanıman gerekiyor ve bitmiyor. Her yeni rolde, her yeni karakterde bu devam ediyor. Benim en sevdiğim kısmı bu.
        Serra Arıtürk: Ben böyle bir alıntı yapmak istiyorum. Benim en sevdiğim kadın oyuncuların başında Cate Blanchett geliyor. Cate Blanchett, bir oturumda ya da bir söyleşide bir soru yöneltiyor öğrencilere; "Oyunculuk yapmayı niye istiyorsunuz ya da niye seviyorsunuz?" Oradaki gençler de "Ben çok fazla şey hissediyorum, çok fazla verebileceğim şey varmış gibi hissediyorum, çok şey hissediyorum o yüzden oyunculuk bana bunların hepsine alan sağlıyor" gibi cevaplar veriyor. Cate Blanchett de şey diyor; "Bunların hepsi tamam ama oyunculuk her şeyden önce antropolojik bir iş." Yani bizim mesleğimiz insan bilimi aslında insanı tanıma, kendini tanıma ama sadece kendini tanımak da değil, insanı görme, gözlemleme, olduğu gibi kabul etme, absorbe etme ve yansıtma 'olma' aslında bizim işimiz oynamak değil, eğer en üst seviyesinde yapılabilirse aslında nihai amacımız 'biri olmak', birini oynamak değil. O meydan okuma benim hoşuma gidiyor. Yani tabii ki kariyerinizin başında o noktaya o kadar hızlı ulaşmak çok kolay olmayabilir. Her projede olmayabilir ama her işte bunu hedeflemek bence insanı oyunculuğa devam etmek istemesinin sebebi.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ