AK Parti Sözcüsü Çelik'ten açıklamalar
AK Parti MYK Toplantısı sonrası AK Parti Sözcüsü Çelik gündeme dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasında Kazakistan'daki gelişmelere değinen Çelik, "Ortaya çıkan tabloyu yakın şekilde takip ediyoruz. Arzumuz, temennimiz Kazakistan'ın barış, istikrar ve toprak bütünlüğünü koruyacak şekilde bu sıkıntılı günlerin geride bırakılmasıdır. Şartlar ne olursa olsun Türkiye her zaman Kazakistan'ın yanında yer alacaktır" ifadelerini kullandı. Çelik, CHP'li Engin Özkoç'un sözleriyle ilgili olarak da "Cumhurbaşkanımız da bu çerçevede bu çirkin söze karşılık dava hakkını kullanan bir irade ortaya koymuştur. Karşımızda bir muhalefet siyaseti yok, yıkım, kaos, Yassıada siyaseti var. Bunun yöntemlerini biliriz, kendini güncellemelerini çok iyi tanırız. Keşke bunları tartışmak zorunda kalmasak. Keşke karşımızda siyasi akılla, siyasi üretimle gelen bir muhalefet olsa. Siyaset üretiminde ortaya çıkan cari açıklarını bu şekilde hakaret siyasetiyle kapatmaya çalışıyorlar" ifadelerini kullandı...
ABONE OLAK Parti MYK Toplantısı sonrası AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik gündeme dair açıklamalarda bulundu.
Çelik'in açıklamalarından satır başları şöyle; "Kazak kardeşlerimize bir kez daha taziyelerimizi sunuyoruz. İnşallah kısa zamanda bu günleri atlatarak Kazakistan yine istikrarlı ve güçlü dönecektir diye temenni ediyoruz.
Bugün Çalışan Gazeteciler Günü, hepinizin gününüzü kutluyorum. Dünyada giderek bu hakikat ötesi denilen enformasyon bombardımanı altında gerçeğe ve gerçek habere ulaşmak daha da kıymetli hale geldi.
Gerçekten işini iyi yapan gerçek gazetecilerin demokrasiye katkılarının yanı sıra insanlığın yalanlardan korunması bakımından giderek artan bir işlev ortaya koyduğunu görüyoruz.
Geçen zaman içerisinde çok üzüldüğümüz olaylar oldu. Çeşitli arkadaşlarımız burada saldırıya uğradı. Pek çok arkadaşımız büyük risklerle, tehditlerle karşı karşıya kaldı. Hepsine geçmiş olsun diliyoruz.
Geçenlerde sayın Kılıçdaroğlu bir televizyon programında hükümetimiz, partimizle ilgili gerçekle alakası olmayan iftira niteliğinde iftirada bulundu. Ona hem TBMM Başkanımız hem de Ulaştırma Bakanımız gereken cevabı verdiler. Siyasette rekabet olacaktır. Demokratik rejimlerde tabii ki farklı görüşler olur. Fakat burada başka bir şey var siyasi rekabeti, siyasi husumete dönüştürmek, insanları hedef gösteren, çeşitli meslek gruplarını hedef göstermek anti demokratikliği besliyor.
Sayın Kılıçdaroğlu AK Parti'ye destek veren öğretmenlerin hedef gösterildiği bir konuşma yaptı. Sırf AK Parti'ye oy veriyorlar diye hedef göstermek anti demokratik eğilimlerin ortaya çıkmasına dair kutuplaştırma siyasetidir. Seçilmiş hükümetin emrindeki bürokratlara, seçilmiş hükümetin talimatlarını dinlememe tavsiyesinde bulundu.
Anayasal düzen, yasalar, demokratik ortaya çıkmış siyasi meşruiyetin bileşeni yüksek meşruiyet ortaya çıkarır. Darbelere, vesayete karşı olmamız en başta millet iradesiyle kurulan demokratik meşruiyetin harap edilmesinden dolayıdır.
Hükümeti dinleme diye emir vermenin dünyadaki siyasi örnekler de dikkate alındığında ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Yassıada zihniyeti dendiğinde bu arkadaşlarımız büyük alınganlık gösteriyor. Bu kadar zaman geçmesine, bedel ödenmesine rağmen insanların dini değerlerine, demokratik değerlere saldırının adresi olarak siz gösteriliyorsunuz.