Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM / Ajanslar

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ile HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven ve HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları'nın milletvekilliği düşürüldü. TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'li Berberoğlu, HDP'li Güven ve Farisoğulları hakkında mahkemelerce verilen, kesinleşmiş cezalara ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri okunarak bilgiye sunuldu. Anayasa gereğince, Genel Kurul'da okunan tezkerelerin ardından Berberoğlu, Güven ve Farisoğulları'nın milletvekilliği düştü.

TBMM Genel Kurulu AK Parti ile CHP milletvekilleri arasında tansiyon yükselirken HDP sıralarından da sloganların atıldığı görüldü.

Milletvekilliği düşürülen Enis Berberoğlu, CHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında kalan 18 aylık cezasını yatmak için teslim olacağını belirterek çıktığı günden bu yana demokrasi koşullarında bir gelişme olmadığını belirterek kararın kendisi için bir sürpriz olmadığını söyledi. “Demokrasi için bir bedel ödenecekse bu bedeli önce CHP’liler öder” diyen Berberoğlu, basın mensuplarından helallik istedi.

KILIÇDAROĞLU: SİVİL DARBE

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter'daki mesajıyla karara tepki gösterdi. CHP lideri, "Enis Berberoğlu'nun Milletvekilliğinin düşürülmesi, içinde yaşadığımız 20 Temmuz Sivil Darbe sürecinin bir sonucudur, millet iradesinin yok sayılmasıdır. Adaleti, hakkı ve hukuku sağlamak için demokrasi mücadelesine devam edeceğiz" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da "Bu parlamentoya darbedir" ifadelerini kullandı.


BAŞKANLIK MAKAMINA İÇ TÜZÜĞÜ BIRAKTI

Genel Kurul toplantısının ardından CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ile bir grup milletvekili, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un makam binası girişine anayasa kitapçığı bıraktı.Altay, burada yaptığı konuşmada, Berberoğlu, Güven ve Farisoğulları'nın milletvekilliklerinin düşürülmesi nedeniyle "lekeli, ayıplı bir günün" yaşandığını öne sürdü.Alınan kararların bir karamsarlığa neden olmamasını isteyen Altay, "Dün olduğu gibi bugünde diz çökmeyecek, baş eğmeyecek, susmayacak, yılmayacağız. Yapacağımız her şeyi, biraz önce TBMM Başkanlığının önüne koyduğum anayasaya ve TBMM İçtüzüğüne uygun olarak, barışçıl bir şekilde, demokrasi çığılığımızı Türkiye'nin gerekirse 81 il, 950 ilçe, 36 bin köyde, hane hane demokrasimizin korumasının yaşatılmasının bir zorunluluk olduğunu 83 milyona anlatmak için yollara düşeceğiz" dedi.

AK PARTİLİ TURAN: USULİ İŞLEM

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise Twitter'dan yaptığı açıklamada "Meclis'te gerginliğe sebep olan milletvekilliğinin düşürülmesi usuli bir işlemdir. Konu Meclis'in takdirinde değildir. Silahlı terör örgütüne üye olmak, devlet sırrını açıklamak vs suçlarından kesinleşen yargı kararlarının sadece Mecliste okunmasına ilişkin yapılan bir işlemdir" ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Emin Akbaşoğlu da Twitter mesajında Anayasa'nın 84. maddesine işaret ederek "Alt mahkemelerce verilen kararlar, Yargıtay’ın kararı sonucu kesinleştiğinde, mahkeme kararının TBMM Genel Kurulu'na bildirilmesiyle ilgili kişinin milletvekilliği düşer. Bunun sadece anayasal usuli bir işlem olduğu herkes tarafından bilinmektedir" dedi.

Enis Berberoğlu
Enis Berberoğlu

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, İstanbul'da yargılandığı davada, "siyasi ve askeri casusluk maksadıyla devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak" suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezası almıştı.

Leyla Güven
Leyla Güven

HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Musa Farisoğulları
Musa Farisoğulları

HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 9 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Berberoğlu, Farisoğulları ve Güven'in cezaları, Yargıtay 16. Ceza Dairesince onanmıştı.

HUKUKÇULAR HABERTÜRK'E KONUŞTU

PROF. DR. ERSAN ŞEN: KARARA HERKES UYMAK ZORUNDA

Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu konuda ağır eleştiride bulunmasını anlayamıyorum. CHP oylarıyla Anayasa'ya geçici 20. madde eklendi. Sayın Enis Berberoğlu'nun dokunulmazlığı, geriye dönük Anayasa'ya aykırı olarak ekleme yapıldığı halde sayın Kılıçdaroğlu dedi ki, "Bu Anayasa değişikliği Anayasa'ya aykırı ama siyaseten doğru". Ondan sonra kendisi Ankara'dan İstanbul'a yürüdü. Dokunulmazlık muhalefet için vardır. Türkiye Cumhuriyeti'nde muhalefet milletvekilleri 'dokunulmazlıkları kaldırın' diyor. Siz esasında oy, söz ve düşünce açıklamaları faaliyetleriyle ilgili muhalefetin baskı altına alınmaması için dokunulmazlık zırhını giydirmişsiniz. Şimdi bunun meyveleri ortaya çıktı. Sayın Kılıçdaroğlu'nun yaptığı açıklamaya bakıyorum sanki geçici 20. maddenin çıkarılmasına kendisinin ve milletvekrillerinin katkısı yokmuş gibi, üzüntülerini dile getiriyor, geçmiş olsun. Türkiye Cumhuriyeti'nde hukukun siyasete bu kadar vasıta kılınmaması lazım. İnsan Hakları Mahkemesi'ne de gidebilirsiniz, başsavcıya itiraz edebilirsiniz. Benim anlamadığım husus şu; Meclis Başkanlığı mahkumiyet kararını kendisine bildirilmesinden sonra okunmasını ertelenmeyez, öteleyemeyez, böyle bir hakkı yok. Bunun taktik savaşına dönüştürüleceğini, bunalımlar çıkarılacağını söyleyemezseniz. Sonuçta Türk mahkemesi kararını vermiş mi? Hangi güç ve yetki bunun gereğinin yerine getirilmesinde siyasi taktik uygulayarak öteleyecek bunu kabul etmiyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nde esasında üstün olan hukuktur, Anayasa'dır. Burada mahkum olan iktidar milletvekili de olabilir miydi? Onun da bu kararı ötelenseydi, o da yanlıştır. Kararları eleştirirsiniz, 'Hukuka, anayasa aykırıdır, insan haklarına aykırıdır' derseniz, bunu diyeceğiniz yer hukuktur. Netice itibarıyle Türk mahkemesi karar vermiş, beğenirsiniz, beğenmezsiniz, o kararın gereği neyse yasama, yürütme ve Cumhurbaşkanı ona uymak zorundadır.

CEM KAYA (HUKUKÇU): İZLENEN YOL AÇIK VE NETTİR

Bu Anayasa AK Parti'nin, CHP'nin, MHP'nin Anayasası değildir. 82 milyonun Anayasası'dır. Emredici hükümleriyle bağlıdırlar ve düzenlenen hükümlerle amel ederler. Anayasa'nın 81. 82. 83. 84 hükmü çok nettir. Kesinleşmiş mahkeme kararının genel kurula bildirilmesiyle olur deniyor. Anayasa'nın bu mahkemesi burada dursun, gözardı edelim, bir kenara konalım, kendimiz inisiyatif alalım, Türkiye Cumhuriyeti'nin millet adına hüküm vermeye yetkili bağımsız mahkemesinin verdiği, istinaf, Yargıtay aşamalarından geçtiği hükmü tatbik etmiyoruz diyemezsiniz. Ana muhalefetin içine düştüğü durum şudur. Sayın Kılıçdaroğlu bir tweet atmıştır, 20 Temmuz darbesinden bahsetmektedir. 15 Temmuz gecesine bakmalıdır. O gece kendilerinin durdukları yere bakacaktır. Anayasanın gereğinin yerine getirilmesi hukuki açıdan darbe olarak telakki ediliyorsa hukukçu olarak bunu kabul edemeyiz. İzlenen hukuki prosedürün son derece açık ve net olmasına rağmen ortada bir heyula yaratmak, fırtınalar koparmak, 82 milyona yansımalarından söz etmek hiçbir şekilde kabul edilemez.

PINAR HACIBEKTAŞOĞLU (HUKUKÇU): MECLİS İLAN ETTİ

Meclis'teki hareketliliğe şaşırarak başlamak istiyorum. Türkiye'de mahkemelerin kararları herhangi tamamlayıcı unsura ihtiyaç duymazlar. Karar kesinleştikten sonra, hele hele ceza yargılamalarında tamamlayıcı unsurlara ihtiyaçları yoktur. Milletvekilliği dokunulmazlığıyla ilgili aynı durum. Meclis'in ilan edici bir yanı vardır. Milletvekilleri millet adına temsiliyetle oraya geldikleri için, o temsiliyetin sona erdiğine dair ilan mahiyetinde bir usül diyelim. 1 yıl önce Enis Berberoğlu ile ilgili kararın kesinleştiği, ceza yargılanması anlamında Meclis'e geldiği zaman bunun bir mutabakatla bile olsa okunması sadece ilan mahiyetinde bile olsa, okunmamış olması, bugüne bırakılmış olması, yargı üzerinde etkisi olmaması gerektiğine inanan bir hukukçu olarak, hukukla ilgili siyasetin sorunsal alanı önümüze geldi. Bugün okundu, ortaya çıkan algıyı görmek gerekli diye düşünüyorum. Muhalefet tarafı tamamen kendi milletvekillerinin sanki Meclis'te AK Partililerin oylamasıyla düşürülmesi gibi okuyacak. AK Parti açısından baktığımızda, gerçekten üç tane milletvekilinin işlediği suçlar, kesinleşen suçlar kapsamına baktığımızda, terör örgütü ve terörle ilişkilendirilen suçla Cumhur İttifakı'nın mücadelesini görmüş olacağız. Ben trafik cezası işlediğimde beni soyutlamıyorsanız, milletvekili de terör örgütü propogandası yapmış, devletin gizli sırlarını saklama yükümlülüğüne aykırı davranmışsa bunu göğüslemesi gerekir. Bunun hukuk eliyle yapılan saldırı olarak değerlendirilmesi Meclis'in saygınlığına zerre kadar da olsa toz düşürüyor. Milletvekilliği dokunulmazlığı CHP ve HDP'nin de kabulü ile olmuştur. Bu kadar istemediğiniz bir şeyi kabul edip, 'hukuk niye bu kararı verdi' demek gerçekten ikircikli bir davranış. Bugünkü Meclis'te yapılan sadece usulü bir işlemdir. Meclis'in takdiri değildir. 2019'daki kararın bu kadar geciktirilmiş olması, hukukun işleyişine dair bir ihmal olarak görüyorum.

RAHİM ER (GAZETECİ-HUKUKÇU): SOĞUKKANLI KARŞILANMALI

Hukukçularımız gayet güzel şekilde meseleyi ele alıp tahlil ettiler. Ortada bir hukuki mesele var. Bir ülkede hukuk sadece işçi, esnaf, memur için işleyip de o ülkenin daha üst kesimlerinde idari, mali olsun başka şekilde olsun bunlara işlemezse o ülkenin ne kadar ağlasa yeridir. Burada insanların şu partiden, bu partiden olması mevzubahis değil. Mahkemeler yargılamayı yapmışlar, suçlu bulmuşlar. Suç derecattan geçmiş ve kesinleşmiş. Anayasa'nın amir hükmü gereği Meclis'te okunmuş ve okunmakla birlikte milletvekilliği düşmüş oluyor. Meclis Başkanı'nın yaptığı bir tebligattan ve üyeleri bilgilendirmektir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ülkemizin milletvekillerinin bu şekilde dünya gündemine bunları konuşmak hiçbirimizi memnun etmez. Burada bir hukuk tatbik edilmekte. Zımni anlaşmalar vardır, yoktur ama daha evvel bu tip kararların geciktirilmiş olmasını ayrıca incelemek lazımdır. Siyaset hukukun üzerinde değil. Siyasetçinin de hukuka ihtiyacı vardır. Mahkemenin verdiği karara saygı göstermek durumundadır. Daha evvel okunmamış olan kararlar acaba terör suçları mıydı, ayrıca incelenmesi icap eder. TBMM'de kaç karar gününde okunmuş, kaç karar ne kadar süre bekletilmiş, bunları bilmiyoruz. Burada parti yöneticilerine ve vatandaşlarımıza düşen mahkemelerimizin vermiş olduğu, kesinleşmiş kararını itidalle, saygıyla karşılanması ve soğukkanlılığının muhafaza edilmesi, ülkemiz ve yarınlarımızın adına ihtiyaçtır.

ANAYASA NE DİYOR?

Anayasa'nın milletvekilliğinin düşürülmesi ile ilgili 84. maddesi:

İstifa eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit edildikten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır.
Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur.
82'nci maddeye göre milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.
Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine, Genel Kurulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla karar verilebilir.

CHP'Lİ VEKİLLERDEN AÇIKLAMA

CHP Grup Başkan Vekili Engin Özkoç ile Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, Enis Berberoğlu'nun milletvekilliğinin düşürülmesiyle ilgili değerlendirmede bulundu. Özkoç, "Bugün yapılan, TBMM'de hukuksuzca milletvekilimizin elinden özgürlüğünün alınmasıdır" dedi.

CHP'li Özkoç ile Erkek, Meclis'te Enis Berberoğlu'nun milletvekilliğini düşürülmesinin ardından basın toplantısı düzenledi. Özkoç, Enis Berberoğlu'nun kendileri için suçsuz olduğunu belirterek, "O gerçekten özgürlükten ve demokrasiden yana bir milletvekilidir. Hakkında tek bir somut delil dahi yoktur. Hukuksuzca, bütünüyle siyasi bir hesaplaşmanın neticesinde mahkum edilmiştir. Tam 16 ay yaşadığı hücrede tek bir insan olmadan 16 tecrit edilmiştir. Milletvekili seçilmiş dokunulmazlığını tekrardan kazanmış olmasına rağmen hukuksuzca yargılaması devam etmiştir. Bugün yapılan TBMM'de hukuksuzca milletvekilimizin elinden özgürlüğünün alınmasıdır. Enis Berberoğlu onurlu bir milletvekilidir" dedi.

'ÖNCE BU BEDELİ BİZ ÖDEYECEĞİZ'

CHP'li Erkek ise bugün TBMM'ye ve milli iradeye kumpas kurulduğunu gördüklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli Gazi Meclis'tir, TBMM'dir. Bugün milletvekilimiz Enis Berberoğlu'nun milletvekilliği düşürüldü ve yarın cezaevine gönderilecek. Nasıl düşürüldü? Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı makamının gönderdiği bir yazıyla. Biz CHP'liler olarak, hepimiz bu demokrasi, adalet mücadelesi için her türlü bedeli ödemeye hazırız. Bu kararlar bize geri adım attıramaz. Çocuklarımızın, bu güzel memleketin geleceği için gerekirse cezaevine de gireriz gerekirse canımızı da veririz. Önce bu bedeli biz ödeyeceğiz."