TCMB, 2024 yol haritasını açıkladı
Merkez Bankası yayımladığı 2024 yılı Para Politikası metninde parasal sıkılık ve parasal aktarımın, likidite gelişmeleri yakından takip edilerek miktarsal sıkılaştırma kararları ile destekleneceği belirtilerek yabancı para yükümlülükler üzerinden menkul kıymet tesisinin kademeli olarak azaltılmasına devam edileceği ifade edildi
ABONE OLTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2024 yılı Para Politikası metnini yayımladı. Metinde parasal sıkılık ve parasal aktarımın, likidite gelişmeleri yakından takip edilerek miktarsal sıkılaştırma kararları ile destekleneceği belirtildi. Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının, TCMB’nin temel politika aracı olmayı sürdüreceği bildirildi. Öte yandan Para Politikası Kurulu'nun (PPK), önceden açıklanan bir takvim çerçevesinde 2024 yılında 12 toplantı yapacağı ifade edildi.
Metinde şu ifadeler öne çıktı:
"Fiyat istikrarının kalıcı tesisi için gereken parasal sıkılık düzeyi, enflasyonu Enflasyon Rapor’larında öngörülen patikaya, orta vadede ise yüzde 5 hedefine ulaştıracak şekilde gerektiği sürece korunacaktır.
Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesindeki yedi günlük süre “sessiz dönem” olarak adlandırılmakta olup, bu süre içinde para politikasına yönelik dış iletişim yapılmamaktadır. Bu dönem içerisinde PPK toplantısına hazırlık amacıyla karar alma sürecine teknik girdi sağlayan birimler PPK’ya kapsamlı analiz ve değerlendirmeler yapmaktadır.
TCMB, uluslararası etki alanını genişletmek amacıyla, uluslararası kuruluşlar ve platformlar ile diğer merkez bankaları gibi yurt dışı paydaşlarıyla etkin iletişimini sürdürecektir. Bu kapsamda, enflasyon, para politikası, finansal piyasalar ve bankacılık gibi konularda teknik sunumların yapılacağı Yatırımcı Günleri düzenlenecektir.
Mevcut makroihtiyati çerçevenin tüm bileşenlerinin enflasyon, faizler, döviz kurları, rezervler, beklentiler ve finansal istikrar üzerindeki yansımaları değerlendirilerek ve etki analizlerine dayanılarak sadeleşme süreci 2024 yılında da devam edecektir.
Yabancı para yükümlülükler üzerinden menkul kıymet tesisinin kademeli olarak azaltılmasına devam edilecektir. KKM hesaplarından Türk lirası hesaplara geçişin güçlenmesiyle bu alandaki düzenlemelerde de sadeleşme yapılacaktır.
Kredi kompozisyonunun dezenflasyon sürecini ve makroekonomik dengeleri gözetici bir çerçevede şekillenmesi sağlanacaktır. Finansal koşullardaki sıkılaşmanın, finansmana erişim üzerindeki ikincil etkileri yakından takip edilecek, seçici kredi politikaları özellikle yatırım, üretim ve ihracata yönelik faaliyetleri destekleyecek şekilde sürdürülecektir. Bu süreçte, sıkılaşan finansal koşulların dar gelirli kesime etkisini azaltmaya yönelik tedbirler alınabilecektir.