Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
HABERTURK.COM / AA

Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon konusunda Cumhurbaşkanına verilen iznin bir yıl uzatılmasına ilişkin tezkere, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla gönderilen tezkerede, Türkiye'nin güney kara sınırlarına mücavir bölgelerde yaşanan gelişmeler ve süregiden çatışma ortamının milli güvenlik açısından taşıdığı risk ve tehditlerin artarak devam ettiği kaydedildi.

Türkiye'nin, komşusu Irak'ın toprak bütünlüğünün, milli birliğinin ve istikrarının korunmasına büyük önem atfettiği belirtilen tezkerede, "Diğer taraftan Irak'ta PKK ve DEAŞ unsurlarının varlığını sürdürmesi, etnik temelli ayrılıkçılığa yönelik girişimler, bölgesel barışa, istikrara ve ülkemizin güvenliğine doğrudan tehdit oluşturmaktadır. PKK/PYD-YPG ve DEAŞ başta olmak üzere Suriye'de mevcudiyetini sürdüren terör örgütleri, ülkemize yönelik eylemlerini sürdürmektedir." ifadesi kullanıldı.

FIRAT'IN DOĞUSU VE İDLİB TEZKEREDE

Suriye'de, Fırat'ın doğusunda sınıra mücavir alanlarda meşru ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda bir güvenli bölgenin tesisine yönelik faaliyetlerin devam ettirildiğine yer verilen tezkerede, Astana Süreci ile başlayan ateşkesin kalıcı barışa ve çözüme ulaştırılması yönünde Türkiye'nin ilgili diğer ülkelerle yürüttüğü çalışmalarda önemli mesafe kaydedildiği vurgulandı.

Bu bağlamda Türkiye'nin, Suriye sınırları içinde ilan edilen İdlib gerginliği azaltma bölgesinde terör faaliyetlerinin sonlandırılması, huzur, barış ve güvenliğin sağlanması bağlamında yükümlülükler üstlendiğine işaret edilen Cumhurbaşkanlığı tezkeresinde, şunlar kaydedildi:

"Ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin, 2170 (2014),2178 (2014),2249 (2015) ve 2254 (2015) sayılı kararlarıyla, Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve bağımsızlığının teyit edilmiş olmasının ve yine 2170 (2014) sayılı kararda bu ülkelerdeki terör faaliyetlerinin kınanarak, DEAŞ ve benzeri terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı Birleşmiş Milletler üyesi tüm ülkelere 1373 (2001) sayılı Karar ve uluslararası hukuk çerçevesindeki sorumluluklarına uygun şekilde gerekli tedbirleri alma çağrısında bulunulmuş olmasının ışığında, Türkiye'nin DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle mücadele amacıyla oluşturulan uluslararası koalisyon bünyesinde iştirak ettiği faaliyetlerin sürdürülmesi de önem taşımaktadır.

Bu mülahazalar ışığında, Türkiye'nin milli güvenliğine yönelik ayrılıkçı hareketler, terör tehdidi ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Irak ve Suriye'deki tüm terör örgütlerinden ülkemize bundan sonra da yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek ve kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı milli güvenliğimizin idame ettirilmesini sağlamak, Türkiye'nin güney kara sınırlarına mücavir bölgelerde yaşanan ve hiçbir meşruiyeti olmayan tek taraflı bölücü girişimler ve bunlarla ilgili olabilecek gelişmeler istikametinde Türkiye'nin menfaatlerini etkili bir şekilde korumak ve kollamak, gelişmelerin seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara matuf olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması, bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilebilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için izin süresinin, 30 Ekim 2019 tarihinden itibaren bir yıl uzatılması hususunda gereğini Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca bilgilerinize sunarım."

TBMM BAŞKANI ŞENTOP: TÜRKİYE'Yİ KİMSENİN TEHDİT EDEMEYECEĞİNİ İFADE ETMEK İSTİYORUM

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, ABD Başkanı Trump'ın Türkiye'ye yönelik sözlerine ilişkin, "Bu tür sözlerin ABD iç politikasıyla alakalı olduğunu düşünüyoruz. Türkiye olarak böyle bir tehdidin bir kıymet ifade etmediğini, Türkiye'yi kimsenin tehdit edemeyeceğini ifade etmek istiyorum." dedi.

Şentop, Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon konusunda Cumhurbaşkanına verilen iznin bir yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin TBMM Genel Kurulunda kabulünün ardından iktidar kulisini ziyaret ederek, burada milletvekilleriyle bir süre sohbet etti.

Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtlayan Şentop, Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin hayırlı olması temennisinde bulundu.

Daha önce de bu tarz tezkerelerin olduğuna işaret eden Şentop, "Belli bir süreyle veriyordu parlamentomuz. Sonra süresi dolmak üzereydi, bu bakımdan uzatma kararı alındı. Bunu önemli kılan biraz gündemle kesişmesi oldu." diye konuştu.

Daha önce de sınır ötesi operasyonların olduğunu ve bunların da söz konusu tezkereye dayanarak gerçekleştirildiğini ifade eden Şentop, "Parlamentoda bir parti grubu hariç, büyük bir çoğunlukla tezkerenin geçmiş olması, Türkiye'nin temel meselelerde, milli meselelerde ittifak edebileceğini göstermesi bakımından önemli. Hayırlı olsun diyorum." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Şentop, ABD Başkanı Trump'ın Türkiye'ye yönelik sözlerine ilişkin, şu değerlendirmelerde bulundu:

"ABD Başkanı Trump'ın Türkiye'ye yönelik sözlerinin tamamına baktığınızda ne söylemek istediğini anlayamıyorsunuz. Çünkü her Tweet'te daha farklı yorum, değerlendirme var. Bir tanesinde Türkiye'yi bir nevi tehdit eden bir ifade, bir yaklaşım vardı. Ben bunun iç politikayla alakalı olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin bu tür tehditlere pabuç bırakmayacağını onlar da gördüler. En azından Suriye'deki Fırat'ın doğusuyla ilgili gelişmeleri şöyle biraz geriye dönüp bakarsak, Türkiye'nin bu konuda ne kadar ciddi olduğunu ve nasıl bir neticeye geldiğimizi görmüş oluruz. Bu tür sözlerin ABD iç politikasıyla alakalı olduğunu düşünüyoruz. Türkiye olarak böyle bir tehdidin bir kıymet ifade etmediğini, Türkiye'yi kimsenin tehdit edemeyeceğini ifade etmek istiyorum."

 

"TEZKEREYE 'HAYIR' DEMEYİ AKLIMIZDAN BİLE GEÇİRMEYİZ"

Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon konusunda Cumhurbaşkanı'na verilen yetkinin bir yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin görüşmeleri, TBMM Genel Kurulunda gerçekleştirildi.

Tezkere üzerine söz alan İYİ Parti İzmir Milletvekili Aytun Çıray, İYİ Parti olarak bu yıl da bu izin yetkisini vermekte hiçbir tereddüt göstermeyeceklerini belirtti.

Bu kararlarında belirleyici unsurun, Türkiye Cumhuriyeti'nin var oluşuna yönelik tehditlerin ciddi boyutlara ulaşmasından kaynaklandığını dile getiren Çıray, "En hayati yüksek çıkarlarımız tehlikededir. Tehdit ve tehlike bu kadar açık ve somutken biz tezkereye 'hayır' demeyi aklımızdan bile geçirmeyiz." diye konuştu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın dün akşamki Türkiye'ye yönelik Twitter mesajlarını eleştiren Çıray, "Trump, dün akşamki tweet'i ile Türk milletini tehdit etmek ve küçük düşürmekle kalmamıştır, Cumhurbaşkanı'nda somutlaşan iktidarı da feci ve aldatıcı bir tuzağın içine çekmiştir." ifadesini kullandı.

Türk milletini, bu yüce çatısı altında yer alan bütün milletvekillerini, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bu hakarete gereken cevabı gerekli ağırlıkta vermeye davet ettiğini söyleyen Çıray, ilk iş olarak Trump'ın, Beyaz Saray davetinin geri çevrilmesi gerektiğini kaydetti.

Çıray, dış ve iç politika ile ekonomi alanında atılması gereken adımlar konusunda da önerilerinde bulundu.

"EN KRİTİK DÖNEMİ YAŞIYORUZ"

HDP Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy, "Biz bu tezkerelere içimiz yana yana 'evet' demeyeceğiz, gönül rahatlığı ile 'hayır' diyeceğiz." dedi.

Türkiye'nin 40 yıldır sınır ötesi operasyon yaptığını belirten Özsoy, "Geldiğimiz noktada Kürt sorunu konusunda en kritik dönemi yaşıyoruz" diye konuştu.

Türkiye'nin güvenlik kaygılarının "doğru olmadığını" savunan Özsoy, "Kürtlerin Suriye'de Kuzey Irak'takine benzer bir bölgeye sahip olmaları gerçek bir tehdit olarak görülüyor." ifadesini kullandı.

"Bu meseleler tezkerelerle çözülmez." diyen Özsoy, "Bir an önce Suriye'de istikrarlı, demokratik bir rejimin ortaya çıkması gerekiyor. Suriye'de olan bütün ülkelerin oradan zaman içinde çıkması gerekiyor. Suriye ile ilgili masada herkes var ama orada yaşayan halklar yok." dedi.

"BİZE KİMSE NE YAPACAĞIMIZI SÖYLEYEMEZ"

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, hükümetin Suriye politikasına ilişkin eleştirilerde bulundu.

"Bir ülkenin muhatabı başka bir ülke olmalıdır. Bizim muhatabımız terör örgütleri olamaz." diyen Özkoç, "Bize kimse ama kimse ABD de dahil ne yapacağımızı söyleyemez. Ne yapacağımızı yüzyıllara dayanan devlet kültürümüzle, tarihi birikimimizle biz biliriz." dedi.

Torba yasa gibi "torba tezkere" getirildiğini, her ülkenin kendine özgü koşullar taşıdığını belirten Özkoç, Meclisin elinden birine "evet" birine "hayır" deme tercihinin alındığını savundu.

"Birlikte çözüm aradığınız ABD lideri dün bilgisayarı başında, tüm dünya nezdinde Türkiye'ye, size ültimatom verdi." ifadesini kullanan Özkoç, "Tehdit bile değil. Yekten Türkiye'yi aşağıladı. Ben Cumhuriyet çocuğuyum, bu ülkenin evladıyım. Benim ağrıma gidiyor, sizin ağrınıza gitmiyor mu?" diye sordu.

Hükümete bazı uyarılarda bulanacaklarını belirten Özkoç, şunları kaydetti:

"Bütün görüşmelerde Suriye'de toprak bütünlüğüne duyulan saygıyı tekrarlamalıyız. Harekatın amacını, süresini ve öngörülen sonuçlarını açıklamalıyız. Suriye, Şam ile Esad ile aracısız konuşmayı başarmalıyız.

PKK, IŞİD ve tüm terör örgütlerine karşı sınır güvenliğimiz önemlidir, korumalıyız. Bölge halkının can ve mal güvenliğini garanti etmeliyiz. Adaletli olacağımızı, Türk askerinin adalet dışında bir zulme asla alet olmayacağını bölge halkına iyi anlatmalıyız. Kimseye ayrımcılık yamayacağımızın sözünü vermeliyiz.

İç politikada savaştan çıkar sağlayan tutumu bir kenara bırakmalıyız. Çocukların kanı üzerinden siyasi hatalarınızı asla temizlemeye kalkmamalısınız.

Yanlış dış politikanız nedeniyle bugüne kadar karşı karşıya kaldığımız bir gerçek var, bizim askerlerimiz maalesef orada. Onların can güvenliği ve hayatı, bizim her şeyimizdir. 'Hayır' demememizin, evlatlarımız için olduğunu gayet iyi bilin; vatanımız, onurumuz için olduğunu gayet iyi bilin; bölgenin barışı için olduğunu gayet iyi bilin. Biz, vatanın, milletimizin, ordumuzun, bayrağımızın yanında durmaya devam edeceğiz. Siz de artık gerçekleri görün ve emperyalistlerin eş başkanlığını yapmaktan vazgeçin."