Kritik altyapı ve tesislerin korunması: Fiziksel ve siber saldırılar yapılabilir
Rusya'da meydana gelen 8.8 büyüklüğündeki Kamçatka Depremi, depremin ardından Rusya, Japonya, Meksika ve ABD'nin tsunami riskiyle karşı karşıya kalması, ülkelerin kritik altyapı ve tesislerinin korunması ihtiyacını gündeme getirdi.
ABONE OL2011’deki Töhoku Depremi ve tsunamisi sonrasında 11 Mart 2011’de Japonya’daki Fukuşima Nükleer Santrali’nden atmosfere ve denize radyoaktif maddeler karışmıştı. Son depremden sora Fukuşima Nükleer Santrali tahliye edildi.
Tsunami riski olmasa da doğal afetler, terör saldırıları, savaş ve kriz durumları Türkiye’nin kritik altyapı ve tesislerinin korunması ihtiyacını her zaman ön sıralarda tutuyor. Henüz faaliyete geçmese de Türkiye’nin de nükleer santral inşa çalışmaları bulunuyor. Aynı zamanda çok geniş alanda ve farklı coğrafyalarda kritik altyapı tesisleri var.
Kritik altyapılar, gizliliği, bütünlüğü veya erişilebilirliği bozulduğunda; can kaybına büyük ölçekli ekonomik zarara, kamu düzeninin bozulmasına veya milli güvenlik zafiyetine neden olabilecek ve günümüzde genellikle elektronik bilgi sistemlerini de bünyelerinde barındıran fiziki tesisler veya bilgi teknolojisi ağlarıdır.
Kritik altyapılar, tesislerin elektronik bilgi sistemleri vasıtasıyla yönetilmesi sebebiyle siber saldırılara ve yanı sıra fiziki tahriplere maruz kalabilmektedir. Kritik altyapıları hedef alan saldırıların etkili olabileceği alanlar; elektrik, su, gaz dağıtım hatları, haberleşme, ulaşım, sağlık, finans, medya, lojistik ve eğitim tesisleri olabilir.