Fenerbahçe - Konyaspor maçının yazar yorumları
Fenerbahçe evinde konuk ettiği Torku Konyaspor'u Fernandao'nun 77. dakikada attığı golle 1-0 yendi. HTSPOR yazarları Fenerbahçe'nin performansını yorumladı
SERDAR ALİ ÇELİKLER | ALİ İLE VELİ BİR DAHA GELMEZ
Ali ile arkadaşı Veli, Konya maçına gitmek için anlaştılar. İkisi de saat 13:30 gibi evlerinden çıkıp yarım saat sonra buluştular. Yoğurtçu Parkı’ndan Develi’ye doğru yürüdüler. Her ikisi de iyi Fenerbahçeli olduklarından sene başında 2 bin 250 TL verip kombine almışlar, iş ve ev bilgisayarlarına Yandex’i indirmişlerdi. Yolda yürürken Ali, Veli’ye android telefonundaki; Veli de Ali’ye I-Phone uygulamasını gösterdi. Futboldan memnun değillerdi ama olsundu takımları puan olarak iyi durumdaydı. Develi’de yemeğe oturdular, biri diğerine; “Sene başından beri 5 maça gittim, birinden bile keyif almadım” dedi. Diğeri ona katıldı. Bu maç için pazar günü pastırma yazında eşi ve çocuğuyla yapabileceği planları iptal ettiğini, buna değmesini umduğunu söyledi. Develi’de kişi başı 125 lira hesap ödeyip kalktılar.
Maça girdiler, coşkuları arttı. Kadroya baktılar yine 2 stoper önünde 2 ön stoper (Josef-Topal) vardı. “Artık kabul edelim. Hoca kendini kurtarmak için kazanmak adına tamamen defansif bir kurgu ile oynatacak” dediler. İlk 45 dakikada Konya bıraktım pozisyon üretmeyi; pozisyona girebilecek akın bile yapamadığı halde takımlarının ‘rezil’ futboluna kahrettiler. İlk 45’te takımı ıslıklayanlara katılmadılar ama bir ara esnemelerini tutamadılar.
Devre arasında kişi başı 22 lira harcayıp atıştırmalık ve içecek bir şey aldılar. 2. yarı başladı baktılar ki RvP yine kement yemiş. Zaten sağ bek kovalatılan tek büyük yıldızlarını yine doya doya izleyemeyeceklerini düşünürken Ali; “Yahu bizim ne zaman yıldız kompleksi olmayan bir hocamız olacak” dedi. Veli de Vitor’a salladı ve “Bak görürsün şimdi ceza sahasına daha çok top inecek ama içeri atacak adamlardan en önemlisini yine eksiltti bu adam” dedi. İkisi de aynı anda; “Böyle giderse Ocak’ta Barcelona’ya gider” dediler. İlk yarıda tek yırtınan adam olan Gönül’e Diego’nun da katılması, Konya’nın çok çok erken ceza alanına çekilmesiyle heyecanlandılar. Pozisyon yine yoktu ama baskı vardı. Heyecan arttı. 66’da Ozan da girince iyice umutlandılar. Hasan Ali ince iş yapıp Fernandao’ya golü attırdığında sevinçle birbirlerine sarıldılar. 86’da Veli, Maçkolik’ten istatistiklere baktı ve takımının kendi evinde Konya önünde daha fazla faul yaptığını gülerek anlattı. 89’da 2’yi aramak yerine vakit geçiren oyuncularına da söylendiler; son dakikada Konya atağa kalkarken ıslıkladılar. Rakipleri, G.Saray-Beşiktaş- Chelsea-Barcelona falan değildi. Son dakikalarda ıslıklanan takım Konyaspor’du!
Ali ile Veli, dün Saracoğlu’daki 23 bin 650 kişi arasındaydı. F.Bahçe 40 bini aşkın kombine sattı. Maça gitmeyen 17 bin kişinin en az 7-8 bininin neden gelmediği belli. Ali ile Veli de maç sonu konuştular; “Bu futbola değer mi? Hadi ligin son 6-7 maçı olur. Yarışta puan önemlidir de anlarım. Ama karakterimiz bu oldu” dedi biri; “Bundan sonra bir içerideki Beşiktaş maçına gelirim. Belki bir iki Avrupa maçına” dedi diğeri. Yorgun, kazanılan 3 puan için mutlu, ama futbol olarak tatmin olmamış geleceğe dair umutsuz bir şekilde evlerine gittiler.
GÖKHAN GÖNÜL
Alkış-Alkış-Alkış.. Bu ne istek bu ne mücadele.. Tebrikler..
OYUN
Söylenecek fazla bir şey yok. Hikayede anlattım.
FAİK ÇETİNER | KARAR FENERBAHÇELİLER'İN
İlk yarı bittiğinde maç için not tuttuğum kağıt bomboştu. Gerçekten fıkra gibi... Transfer şampiyonu Fenerbahçe kendi sahasında Konya ile oynuyor. İlk 45 dakika içerisinde bırakın gol atmayı, gol pozisyonuna bile giremiyor. Hadi Fenerbahçe giremiyor, rakip Konyaspor ne yapıyor dersiniz? O da ‘Kocaman bir hiç.’ Maç orta sahada al gülüm ver gülüm oynanıp duruyor. Seyirci kötü futbolu zaman zaman ıslıklıyor. Gökhan Gönül’ün tek başına sağ kanat bindirmeleri ve çırpınışları onların tek tesellisi. Sadece onu alkışlıyorlar. Forvette Fernandao ve Van Persie, birlikte oynuyorlar ama “tık yok.” Josef De Souza zaten el freni... Ofansif oyuna katkı sağlayamıyor. Diego kendi ekseni etrafında dönüp duruyor, Alper ise etkisiz. Mehmet Topal, ofans mı defans mı bocalıyor. Fenerbahçe’nin bu evlere şenlik hali bile Konyaspor’u uyandırmıyor ve ilk yarı futbolsuz ve golsüz bitiyor. Pereira da oynanan futboldan sıkılmış olacak ki ikinci yarıya hamle yaparak başlıyor. Van Persie-Souza dışarı Nani-Volkan Şen içeri...
İki hareketli, adam eksilten oyuncunun girmesiyle de Fenerbahçe kıpırdanmaya başlıyor. Bu yarıda daha etkili görünen Sarı-Lacivertliler rakip alana yerleşiyor. Yerleşiyor ama pozisyon üretmekte yine zorlanıyor. Pereira son yarım saatte bir hamle daha yapıp Alper’in yerine Ozan Tufan’ı alıyor. Hücumu hiç düşünmeyen ve pas oyununu beceremeyen Aykut Kocaman’ın ekibi, son bölümde tamamen kendi alanına kapanıyor. Hem de defans yapmayı hiç düşünmeyen bir Fenerbahçe karşılarında varken. Hedefleri belli; gol yemeden maçı bitirmek. Gol atmayı değil gol yememeyi düşünen bir takım, sonuçta hüsrana uğruyor. Fenerbahçe’nin silahlarının (Nani- Volkan-Ozan-Fernandao) sahneye çıkmasıyla da sonunda beklenen gol geliyor. Benim aklımın almadığı ise Konya’nın oynadığı ilkel futbol. Özetle Fenerbahçe, yine taraftarını memnun ve mutlu edemeden bir maç daha kazanıyor. Kazanan daima haklıdır derler, doğru. Futbol oynayıp kazanamamak mı iyi yoksa oynamadan kazanmak mı? Karar Fenerbahçeliler’in...
OZAN-VOLKAN
Fenerbahçe’nin yeni transferleri Ozan ve Volkan, oynadıkları her maçta fark yaratıyor. Bence bu iki oyuncunun yeri kulübeden çok sahanın içi olmalı.
HOLMEN
İstanbul Büyükşehir’den Fenerbahçe’ye geldi. Sonra Bursa’ya gitti. Şimdi de Konya’da... Bu kötü futbolu devam ettirdiği sürece bundan sonra Süper Lig’de zor iş bulur haberi olsun.
BÜLENT YAVUZ | ALİ ARTIK USTA HAKEM
İyi hakem olmanın baş prensibi ciddiyettir. Eğer böyle bir karaktere sahipseniz, başarılı olmamanız için hiçbir sebep yoktur. Dün akşam Saracoğlu Stadı’nda Türk hakemliği adına gurur duydum. Hakem Ali Palabıyık gerçekten 90 dakika boyunca mükemmele yakın bir hakemlik performansı sergiledi. Oyuncularla ilişkisi, çağdaş ve örnekti. Oyun kurallarını yorumlamada ustalığını gösterdi. Bunun dışında topa yakın olması, pozisyonları iyi süzmesine sebep oldu. Avantaj uygulamalarında, değme Avrupalı hakemlerden daha iyiydi. Disiplin uygulamalarında aşırıya kaçan katı bir uygulaması yoktu. 90 dakika boyunca çıkardığı sarı kartlar hem maçın kontrolünü, hem de otoritesini sağladı. Oyuncuların artık Ali Palabıyık kimliğine saygı gösterdikleri net bir şekilde ortada... Çaldığı düdüklere, çıkardığı kartlara büyük bir saygı var. Bundan iyisi Şam’da kayısı... Genç hakemlere örnek olsun.
NOTUM: 8.5 / ÇOK İYİ