Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

ŞAMPİYONA TEBRİKLER - Ercan Taner

1- İlk alkış önce taraftara, yurdun dört bir yanından gelen 25 bin Beşiktaş taraftarı, şampiyonluk akşamını yerinde yaşadı...

2- Tebrikler Şenol Güneş... Futbolu güzel oynatmak isteyen önemli karakter...

3- Hiçbir rakibinden korkmadı... Yenildi, bazen kötü oynadı, ama oyun anlayışından hiç taviz vermedi...

4- Gaziantepspor maçında Cenk, Aboubakar, Babel, Talisca ile sahaya çıkan ve hücum kadrosundan hiç vazgeçmeyen Şenol Güneş...

5- Tebrikler Fikret Orman... “Feda” dedi, acele etmedi, takım bir buçuk yıl gurbette oynadı, yendi, yenildi...

6- Fikret Orman, ortamı hiç germedi... Son dört yılda, Beşiktaş onun sayesinde dev adımlar attı...

7- Tebrikler Süreyya abi... Belki çoğunuz tanımaz, yılların malzemecisidir o, ama Süreyya abi ışıktır, Beşiktaş’ın kenetlenmesinin önemli parçasıdır...

8- Şampiyonluk maçının taktiği nedir biliyor musunuz, “Arkadaşlar çıkın, ‘şampiyon’ olarak soyunma odasına gelin!”

9- Böyle başladı maç, böyle gitti ilk yarı boyunca...

10- İkinci yarı, ilk yarı gibiydi.. Bazı maçlar vardır, öyle havaya girer, öyle inanırsınız ki, maçı başlamadan kazanırsınız...

11- Sezonun genelinde, Beşiktaş şampiyonluğu hak ettiği çok maç oynadı. O yüzden, “Tebrikler Beşiktaş” diye bitiriyorum yazıyı...

UZAT GÖZLERİNDEN ÖPEYİM - Umur TALU

Babel attı şampiyonluk geldi.

Oğuzhan attı şampiyonluk geldi.

Talisca attı şampiyonluk geldi.

Talisca yine attı şampiyonluk yine geldi.

Oyundan çıkanın üzüldüğü takım!

Bugünleri gören bazı gözler ağlayabilir…

Bilelim ki, göremeyen gözler de ağlar!

Biz iki çocukmuşuz. O daha büyük.

Ben iki gözüm babamı kaybetmişim; o gözlerini kaybetmiş.

Babamdan bana Beşiktaş miras kalmış, gözlerinden miras kalmış ona Beşiktaş.

Ben tabuttaki Beşiktaş bayrağına sarılmışım; o, gözleri kapanmadan önce tribünde Beşiktaş’a âşık olmuş.

Fenerbahçeli ailesine rağmen Beşiktaşlı ya, Âşık Veysel gözleri aşkı kaybetmemiş. Kabristandan çıkıp 6 yaşımda Galatasaray Lisesi İlk Mektebe girmişim; kalbimde Beşiktaşlı baba, elimde bayrak kokusu, dudağımda ikisi.

Ankara Körler Okulu’nda yatılıyken o, arkadaşları hep Fenerli. Ben yatılıyken; okul, idare, yatakhane hep Galatasaraylı. Şampiyonluk gelsin babam uyansın istiyorum.

Körler Okulu’nda radyodan dinlerlermiş maçları; babamın naklettiklerini de. Radyo; gören-görmeyen gözlerimizin eşitliği; maçı kulakla seyrediyoruz o vakit!

“Okuldayken iki sene üst üste şampiyonluk” diyor, 1956- 57, 1957-58 olmalı. Benim “ilkokuldayken iki sene üst üste şampiyonluk” dediğim, 1965- 66, 1966-67.

Sonra 14 yıl şampiyonluk görmüyor, gören-görmeyen gözler; 89-92 üçlemesine kadar, “iki sene üst üste” hiç görmüyor.

Mektepte deplasman seyircisinden beter azınlık halimiz, muhalif, asi duruşumuz bükülmüyor. İnadına!

Onun “iki sene üst üste”sinin 40’ıncı, benimkinin 30’uncu yılı, 1997, büyümüşüz ya, Körler Okulu’ndaki çocuk, Eşber Yağmurdereli hapse atılıyor. “Duygusuz yargı” diye yazmışım. “Muhalif olduğum için Beşiktaşlı olmadım, Beşiktaşlı olduğum için muhalif oldum” diyen o.

Geçen yıl 17 Mayıs, yazmışım: “Müsaadenizle şampiyonluğu babamın kabrine bırakayım. Teknik direktörün, takımın, statsızlığın ve ‘kaybettikleri’ne rağmen inadına sevenlerin karakteriyle onun karakterine benzeyen bir şampiyonluk.”

Bu şampiyonluğu da, yatılı okulda isyanımızın sığındığı yalnızlıktan sıyrılıp gözlerinden öperek, Eşber’in “Beşiktaşlı duruşu”na adamış olayım.

Onun iki sene üst üste şampiyonluğunun 60’ıncı, benimkinin 50’nci senesi “üst üste iki sene yine bu sene” işte! Karalamak isteyenin kararmış kalbine inat.

ÜÇÜNCÜ YILDIZ - Ali GÜLTİKEN

Şampiyonluğa oynamak ve şampiyon olmak farklı şeyler. Şampiyonluğa oynamak demek, hissettiğiniz baskıyı başarıya çevirebilmek demektir. Krizlerden ve sıkıntılardan çıkabilecek iradeyi ortaya koyabilmek demektir. Her zaman her yerde kazanmak için oynamak demektir. Beşiktaş iki sezondur tüm bunları açık bir şekilde sahada ortaya koydu.

Şampiyonluk çizgisi çok önemlidir. Takımları da oyuncuları da teknik adamları da yöneticileri de kulüpleri de geliştirir. İşte geçen sene elde edilen bu önemli başarı, bu senenin de habercisi oldu. Olgunlaşan kadro kendi içerisinde dönüşüm yaşasa da istikrarından taviz vermedi. Dünkü ilk 11’de geçen sezondan 6 farklı oyuncu var. Fabri, Gökhan Gönül, Adriano Babel, Talisca ve Aboubakar bu sezon takıma katıldılar ama geldikleri takım şampiyon Beşiktaş kadrosuydu. Bu takım mayası onların yetenekleriyle de birleşince Beşiktaş tekrar şampiyonluğu kucakladı. Talisca her topun başına geçtiğinde heyecanlandık. Sahada öyle güzel işler yaptı ki bu heyecanlarımızı boşa çıkartmadı. Attığı goller birbirinden keyifliydi. Gomez’den sonra Beşiktaş’a santrfor olarak gelmek kolay değildi. Aboubakar, “Biraz bekleyin, beni zamanla göreceksiniz” mesajından sonra sezon içerisinde müthiş işlere imza attı.

Devre arası transferleri zordur ve birden katkı yapması da kolay değildir. Babel bu varsayımların hepsini bir kenara iterek Beşiktaş’ın şampiyonluk hikayesini yazan isimlerden biri oldu. Kaleci olmak zordur. Kurtarışlarınızdan çok yaptığınız ufak hatalarla da gündemde yerinizi alırsınız. Bir iki temel hata yapsa da genel performansıyla şampiyonluğu getiren isimlerden biri oldu. Adriano usta bir oyuncu, gösterişi yok ama katkısı büyük. Formayı giydiği her maçta takımın ustalarından biriydi. Onu izlemekten büyük keyif aldık. Bir diğer yeni isim Gökhan Gönül de Beşiktaş’a ilk sezonunda şampiyonlukla “Merhaba” dedi.

Yeni gelen isimlerin dışında kadro içerisinde olan büyük yeteneklerin de bu başarıda büyük katkısı var. Oğuzhan, Tolgay, Atiba’sından, Quaresma, Cenk, Marcelo, Tosic’ine kadar herkese ayrı ayrı methiyeler düzmek gerekiyor. İki sezondur şampiyonluğun altına imzasını atan Şenol Hoca da alkışların en büyüğünü hak ediyor. Şenol Güneş’i kutluyor ve Beşiktaş’ın tarihindeki altın sayfalarına isimini yazıyoruz.

Hakkıyla, şerefiyle, onuruyla ve temiz mücadelesinin yanına güzel futbolu, klas golleri ekleyerek şampiyon olan Beşiktaş, dün akşam hem kendi hem de Türk futbol tarihi adına müthiş bir performansı bizlere tekrar yaşattı. Bu başarıya üçüncü yıldız çok yakıştı. Yalnızca yakışmakla kalmadı, üst üste üçüncü şampiyonluğun da müjdesini verdi.

TARAFTAR

Gaziantep Stadı’nı kendi evine çeviren Beşiktaş taraftarı da dün akşam şampiyonluk maçının değerini artırdı.