Hakem seminerini bastılar!
Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu tarafından düzenlenen 49. Uluslararası Hakem Semineri başladı.
Seminerde Romanya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Azerbaycan ve KKTC futbol federasyonlarına bağlı hakem ve temsilciler de yer alıyor.
Açılış konuşmasını yapan Oğuz Sarvan, geçen yıllara göre kıyaslandığında seminerde her yıl bir adım daha ileriye gidildiğini ifade ederek, ''Bu sene sezon başlarken hakemlerimizin hem fiziksel hem mental olarak daha iyi olduğunu düşünüyoruz. İnşallah aksilikler ve şanssızlıklar da olmaz. 2009-2010 sezonunda başarılar diliyorum'' dedi.
Hakem camiası olarak kamuoyunda genellikle hatalardan sonra eleştirilerle gündeme geldiklerini ifade eden Sarvan, zaman zaman iyi şeylerin de olduğunu, bunları da kamuoyu ile paylaştıklarını anlattı.
Sarvan, şöyle devam etti:
''Bunlardan birini geçen yıl yaşadık. UEFA hakem konvansiyonuna müracaatımız olmuştu. Geçen süre içinde çalışmalar, incelemeler yapıldı ve buraya kabul edilme noktasına geldik. Eğer çok önemli adımlar atılacaksa bunun için en üst düzeyde niyet olması çok önemliydi. Federasyonumuz da en üst düzeyde büyük bir niyeti vardı. Bu, bize kadar geldi ve biz de üzerimize düşen gerekli çalışmaları yaptık. Sayın Onursal Başkanımıza, Federasyon Başkanımıza, Yönetim Kurulumuza Türk hakemleri adına teşekkürlerimizi sunuyoruz. Onlar istediği için çok önemli bir adım atılmış oldu.''
-ÖNEMLİ KRİTERLERDEN BİRİ İSTİKRAR-
UEFA konvansiyonunun istediği önemli kriterlerden birisinin istikrar olduğunun altını çizen, kadrolarda ve kurullarda 2 yıl içinde önemli noktalara gelindiğini ifade eden Sarvan, yaptığı barkovizyon sunumunda, hakemlikte Avrupa ve dünyada en ileri seviyede bulunan ülkelerden Almanya'nın, Türkiye'deki hakemlerle deneyim olarak kıyaslamasını yaptı.
Hedeflerinin, bu işi yapacak şekilde 35-45 yaş arasında bir kadro oluşturmak ve talimatları, adımları buna göre atmak olduğunu belirten Sarvan, ''Böyle olduğu zaman hem hakemler doya doya 35-45 yaş arası mutlu bir şekilde hakemlik yapacak hem de bu, kulüplerimize olumlu bir şekilde yansıyacak'' diye konuştu.
Hakem seminerlerinde yapılan çalışmaları da özetle anlatan Sarvan, seminerlerde 20. günü geride bıraktıklarını, toplam 602 hakem ve 287 gözlemcinin katılım gösterdiğini bildirdi.
Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, hakemlerin, futbolun en dikkat gerektiren işini büyük bir sevgi ve azimle yaptığını, onların bu dikkat ve sevgisine aynı dikkat ve ihtimamla karşılık vermek istediklerini belirterek, ücretlerinde yüzde 30'luk bir artışla iyileştirme yapmaya karar verdiklerini bildirdi.
Silivri Klassis Resort Hotel'de başlayan 49. Uluslararası Hakem Semineri'nde yaptığı konuşmada, ücretlerin artırmanın yanında, hakem, gözlemci ve temsilcilerin tamamına görev aldıkları maça gidiş-dönüş sırasında yaptıkları yolculuklarda ve maç sırasında geçerli olmak üzere 100 bin lira ölüm ve sürekli sakatlık ile 10 bin lira tedavi kapsamında ferdi kaza sigortası yaptırılması kararını aldıklarını da ifade etti.
Özgener, yardımcı hakemlere de antrenman ücreti uygulamasını başlattıklarını belirtti.
Hakemlerin dikkat ve sevgisine aynı dikkat ve ihtimamla karşılık vermek istediklerini kaydeden Özgener, ''Tüm futbol ailesinin en yüksek seviyede dikkat etmesi gerekiyor. Söylemlerimize dikkat etmeliyiz. Nasıl ki onlardan dikkatli ve doğru kararlar bekliyorsak biz de onların ihtiyaçlarına ve mutluluğuna dikkat etmeliyiz'' diye konuştu.
Hakemlerin futbol ailesi içinde kendi mutluluklarını bir yana bırakıp en zor görevlere gözü kapalı giren, futbolun iyiliğini, sağlığını, başarısını düşünen, aileyi bir arada tutan temel taşlardan olduğunu düşündüğünü anlatan Özgener, özetle şunları söyledi:
''Futbolumuzun güzelliği ve sağlığı onlara emanettir. Gösterdikleri büyük dikkat sayesinde futbolumuz sağlıklı ve dengeli bir şekilde büyüyebilir. Dikkat kelimesi onlar için çok önemli. Her pozisyona dikkat ediyor her futbolcunun sağlığını korumak için dikkat gösteriyorlar. Onlar futbolumuzun en dikkat gerektiren işini büyük bir sevgi ve azimle yapıyorlar. Peki biz futbol ailesi olarak onlara dikkat ediyor muyuz? İhtiyaçlarına, önceliklerine dikkat gösteriyor muyuz? Hakemlerimizden beklediğimiz dikkati futbolun etik değerini korumak için aynı oranda gösterebiliyor muyuz? Onların yaptıklarını takdir etmeyen, gösterdikleri özen ve dikkatin karşılığını vermeyenlerin sayısı maalesef fazla. Futbol kamuoyu olarak onların gösterdiği sevgi ve dikkate aynı şekilde karşılık vermiyoruz. TFF olarak yeni dönemde bu görüntüyü yıkabilmek için bir dizi girişimde bulunma kararı aldık.''
Özgener, ücret artışı konusunda dünya ülkelerinde ve özellikle Avrupa ülkelerinde yaptıkları araştırma sonucunda aradaki farkları yok etmek için ilk adımı attıklarını kaydetti.
-UFUK ÖZERTEN'İN KONUŞMASI-
TFF Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Özerten ise yaptığı konuşmada üzerinde durmak istediği iki önemli konunun kul hakkı ve adalet olduğunu söyledi.
''Kul hakkı en büyük günahtır'' diyen Özerten, hakemlerin sahada iki takımın hakkını yemeden adalet dağıtmak zorunda olduğunu anlatarak, ''Gözlemci kardeşlerimiz, hakemlerin hiçbir zaman Allah'ın kulu olduğunu unutmayın. Sizlerde onları değerlendirirken lütfen hakkını yemeyin. Bütün bunları isteyebilmek için Merkez Hakem Kurulu'na da büyük görev düşüyor. MHK de hakemlerimize karşı son derece adil olmak zorunda. Bu adaleti dağıttığımız zaman inanıyorum ki saha performanslarımız da olumlu yönde maksimum tavan yapacaktır'' diye konuştu.
2009-2010 sezonunun, geçen sezona göre Türk hakemliği açısından çok daha iyi geçeceğine inandığını belirten Özerten, özetle şöyle dedi:
''Bizler sizlerin eğitimleri için sahada dik durabilmeniz için Mahmut Özgener federasyonu olarak elimizden geleni yapacak kadar size yakınız. Ancak görevleriniz esnasında ne sizlerin ne MHK'nin işine karışmayacak kadar sizlerden uzak ve mesafeliyiz. Tek istediğimiz sahaya çıktığınızda başınız dik olarak çıkabilmek, adil güvenilir bir maç yönetip sahayı aynı şekilde başınız dik olarak terk etmenizdir. Kul hakkını ve adaleti sahada gerçekleştirdiğiniz taktirde sorunlarınızın yüzde 98'i bence çözülecektir. Geri kalan hatalar da insani hatalardır, refleksler gereği yapılan veya o an başka tarafla meşgulken görülmeden yapılan hatalardır ki bunların tolore edilmesi kendini bilen herkes tarafından mümkündür. 2009-2010 sezonunun, 2008-2009 sezonundan Türk hakemliği açısından çok daha iyi geçeceğine inanıyorum. Bu inancın temel nedenleri, sizlerde gördüğüm ışıltı, pırıltı ve güvenilirliktir. Bizi mahcup etmeyeceğinize inanıyorum.''
UEFA Asbaşkanı Şenez Erzik, son iki senede Türk futbolunun gelişimi ve daha ileri gitmesi için çok önemli adımların atıldığını söyledi.
Klassis Resort Otel'de bugün başlayan Futbolda 49. Uluslararası Hakem Semineri'nde konuşan Erzik, Türkiye'deki gibi dışarda hakemlerle uğraşılmadığını belirterek, ''Dışarıda başka şeylerle uğraşıyoruz. Her yıl olduğu gibi değişik konularla uğraşıyoruz. Daha ziyade hakemlerin sağlıklı maç yönetmesi için gerekli bütün olanakları sunmak yolunda çeşitli adımlar atıyoruz. Bunlardan biri UEFA Hakem Konvansiyonu. Ne mutlu bana ki son iki senede Türk futbolunun gelişimi, bulunduğu yerden daha ileri gitmesi, daha bilimsel, daha çağdaş, daha sosyal sorumluluk içinde olması için çok önemli adımlar atıldı. 2 sene geç kalınmış bir zamandı. Ama mutlu sona ulaşmanın gururunu ve rahatlığını yaşıyorum. Tüm emeği geçenlere, tüm federasyonlara ve tüm kurullara teşekkür ediyorum'' diye konuştu.
Dün pro-lisans töreni yapıldığını hatırlatan Şenes Erzik, ''20 arkadaşımıza Avrupa'da üst düzeyde teknik direktörlük yapacak lisansı verdik. Ne mutlu bize'' dedi.
Bugün de ikinci önemli olayı yaşadıklarını kaydeden UEFA Asbaşkanı Erzik, şunları söyledi:
''UEFA Hakem Konvansiyonu'nun çerçevelenmesinde, projelendirilmesinde emeği geçen biriyim. Mali destek olmadıkça 53 ülke federasyonunun bundan gereğince yararlanma olanakları kısıtlı kalacak yorumum olmuştu. Öncelikle bütçe çok önemli. 53 ülke federasyonu dediğiniz zaman minimum rakamlarla hareket ederseniz büyük rakamlara ulaşılıyor. Çok şükür başarıyla geliştirdiğimiz Avrupa şampiyonaları, Şampiyonlar Ligi ve bu sezondan itibaren yeni adıyla gerçekleştirilecek UEFA Avrupa Ligi bize ve federasyonlara mali olanaklar sağlıyor. Hele hele hakemlik konusunda çeşitli fırsatlar veriyor. Bizim Türkiye olarak üzüntümüz vardı. Çok geride kalınmış olmanın ezikliği olarak tabir ediyorduk. Maalesef gerek milli takım, gerek kulüpler düzeyinde hakemlerimizin paralel yönde hareket ederek UEFA Hakem Konvansiyonu sistemine dahil edilmediği dönemler yaşadık. Ama bu geç kalınma konusunu içimizde aramamız gerekiyordu. Özellikle Merkez Hakem Komitemizle, genel sekreterimizle, benim zamanımın merkez hakem komitesi başkanı Ahmet Güvener olmak üzere çok büyük emekleri oldu. Tabi ki federasyon başkanı başta olmak üzere tüm yönetim kurulu bu konuda büyük destek verdi. Biz de kendi çapımızda UEFA'da desteğimizi esirgemedik.''
-''FUTBOL HAKEMLERLE İLERİ GİDER''-
Mutlu bir günün yaşandığını kaydeden Erzik, ''Hakemlerin sorunları, hakemlerin müşterek beklentileri yerine getirilmedikçe hangi ülke olursa olsun futbolun ileriye gitmeyeceğini düşünenlerdenim'' dedi.
Futbolun her yerinde bulunduğunu, her şeyini yaptığını hatırlatan Şenez Erzik, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Tek yapamayacağım iş hakemlikti. Onun da nedeni 90 dakika demiyorum. 90 artıda çok sonuç değiştiği için, özellikle o zamanlarda değiştiği için bu anlarda bir saniye olsun, salise olsun başka bir tarafa bakarken ya da başka bir şey düşünürken bir olay olur siz onu göremezsiniz. Dört dörtlük veya 86-87 puanlık yönettiğiniz maçta bir penaltı, bir gol kararıyla bütün emekleriniz boşa gider. Sizler aslında dokunulmazlığı olan insanlar olmalısınız. Yeter ki cesaretinizi ve özgüveninizi ortaya koyup bütün gereklikleri yerine getirmiş olarak maça çıkın'' diye konuştu.
-IRKÇILIK KONUSUNDA HASSAS OLUNMASINI İSTEDİ-
UEFA olarak hakemler konusunda da kararlar aldıklarını ifade eden tecrübeli futbol adamı, şunları söyledi:
''UEFA 3 yılda bir ırkçılık konferansı yapıyor. Bu sene Polonya'nın başkenti Varşova'da oldu. Ben de konuşmacıydım. Katılım çok yüksekti. Bütün Avrupa'nın ilgisini çeken katılım vardı. Bu durumlarda geçen yılda olduğu gibi bu sezon da maçı durdurma, hatta tatil etmeye kadar giden durumları sanıyorum başkan anlattı. O konuda hassas olmanızı rica ediyorum. Özellikle Avrupa maçlarını yöneten arkadaşların unutmaması gereken bir konu. Futbol kurallarının 5. kuralı oyuna müdahale şeklinde geniş kapsamda yorumlanıyorsa da ırkçılık konusundaki hassasiyeti özellikle vurguluyorum. 'Bizde ırkçılık yok' deyip ayrımcılığı bir tarafa bırakmak ya da istemediğimiz söylemleri bir tarafa bırakmak doğru değil.''
Maçlarda iki ek hakem konusu olduğunu anlatan Erzik, ''UEFA olarak bu konuyu üstümüze aldık. Fransa ve İtalya gibi üst düzey ülkeler uygulayacaklarını açıkladılar, Ama onlardan yanıt gelmeyince UEFA Avrupa Ligi'nde uygulama kararı aldık'' dedi.
İspanya'nın Malaga kentinde gerçekleştirdikleri hakem komitesi toplantısında bazı üst düzey hakemlerin atletik olarak yetersiz olduğunu gördüklerini vurgulayan Şenes Erzik, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Rakam olarak fazla sayıda hakemin geçmez sonuçlar aldıklarına şahit olduk. Federasyonların Avrupa'ya gönderdiği hakemlere medikal konularda, daha doğrusu sakatlığın önlenmesi konusunda çok fazla yardımcı olmadığı düşüncesine vardık. Çeşitli konuşmalardan sonra medikal pasaport çıkarılması kararı alındı. Atletik sorunlardan dolayı bazıları hakemliği bıraktı. Bu güzel bir şey değil. Performans açısından üst sonuçlara yaklaşıldığı anda elimizdeki kadronun bu kadar azalması güzel bir şey olmuyor. Federasyonlara bu konuda daha hassas olmaları ve bu yönde gerek bilgi, gerekse yardım talebi aktarıldı. Aktarılmadıysa ben aktarayım. Sadece psikolojik ve mental olarak değil. Mademki hakem tek başına, futbolculardan daha çok koşmak zorunda. Özellikle sahanın ortasında olan arkadaşın fizik olarak güçlü olması gerekiyor.''
Atletik testlerin önemini gördükten sonra hakemlik yaşının 45'e indirilmesinin doğru bir davranış olduğunu gördüğünü dile getiren Şenes Erzik, ''Çeşitli dünya kupalarında, Avrupa şampiyonalarında bizzat sahada görerek anladığım kadarıyla yaşın 45'e çekilmesiyle çok doğru bir iş yapılmış. Son iki yılda ne kadar güçlü hakem olursa olsun, ne kadar zirvede bulunursa bulunsun bu yaştaki hakemler 20'li yaşlardaki gençlere ayak uydurmakta zorlanıyor. Oyunun temposu arttığı için Şampiyonlar Ligi'nde de bu durumu sık sık görüyoruz. Yetişmekte zorlanıyorlar. Her işin zamanını bilmek lazım'' diye konuştu.
-''YABANCI HAKEM LAFI BENİ RAHATSIZ EDİYOR''-
Şu anda Türkiye'de yabancı hakem lafını duymanın kendisini fazlasıyla rahatsız ettiğini vurgulayan Erzik, ''Her türlü eleştiri yapılabilir, yanıtı verilebilir. Hakem konvansiyonu buraya gelmişken bunu dillendirmek değil, anmak bile çok büyük bir yanlış. Böyle bir şeyi dillendirmek çok yanlış. UEFA ve biz böyle bir şeye hemen karşı çıktık. Bu uygulamanın pratik yanı yok. Ancak girişimler oldu. Saygı duyduk. Madem denenecek 'Denensin' dedik. Bazı yabancı federasyonlar başka ülkeden hakem istediler. Zannettiler ki diğer ülke iyi hakemlerini o ülkeye gönderecek. Peki kendi liginde ne olacak? Hangi ülke en iyi hakemini başka bir ülkeye gönderir. Bu konuda rahatsızım. Bunu irdeleyen arkadaşlarımız bugünden sonra böyle bir adres değişikliği yapmasınlar, uğraşmasınlar. Sizlere güvenimiz sonsuz. İleride daha fazla maç yönetip, daha az hata yaptıkça kendilerine verilen istikamette hareket ettikçe, fizik ve mental olarak güçlü oldukça hakemlerimizin dünyada ve Avrupa'da değerli sonuçlar almaları ve iyi yerlere gelmeleri her zaman mümkün. Kafanız rahat olsun. Sizin yanınızda federasyon var. Doğruları yaptıkça inanın ki kamuoyu var. Kamuoyu daima kendine güvenenlerin yanında oluyor. En güzel örneği benim. Halkın arasında dolaşmaktan gurur duyuyorum. Benim bu güveni sağlamam da sizlerin sayesinde oluyor'' diyerek sözlerini tamamladı.
-HAKEM SEMİNERİNDE DAVETSİZ MİSAFİR-
Silivri Klassis Resort Hotel'de bugün başlayan üst klasman hakem ve yardımcı hakemleri, bayan FIFA ve FIFA yardımcı hakemleri, Turkcell Süper Lig ve (A) Klasman gözlemcilerinin eğitim gördüğü seminerin açılışının ardından, üst klasman hakemleri Bülent Demirlek ve Vedat Yüksel, kendilerine haksızlık yapıldığı gerekçesiyle kürsüye yürüyerek, 1 dakika konuşma hakkı istedi.
Seminere davet edilmedikleri halde Silivri 1. Noteri ve Avukatlarıyla birlikte toplantı salonuna gelen ve toplantı başladıktan sonra görevlilerin engellemeye çalışmasına rağmen yan kapıdan içeri giren Demirlek ve Yüksel, açılış konuşmalarını ve UEFA hakem eğitimcisi Jorn West Larsen'i dinledikten sonra, yerlerinden kalkıp kürsüye doğru yürüyerek, programı sunan Eğitim Planlama Alt Komisyonu (EPAK) Bakanı Zihni Aksoy'dan 1 dakika söz hakkı istedi.
Ancak Aksoy seminere ara verildiğini belirtmesi ve TFF Onursal Başkanı ve UEFA 1. Asbaşkanı Şenes Erzik, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, Başkanvekili Lutfi Arıboğan, TFF Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Özerten, Merkez Hakem Kurulu Başkanı Oğuz Sarvan, TFF Genel Sekreteri Ahmet Güvener ve diğer katılımcıların toplantı salonundan ayrılmaya başlaması üzerine Bülent Demirlek, hakemlere dönerek, ''Arkadaşlar ben 16 yıllık hakemim, 16 yıl şerefimle hakemlik yapmaya çalıştım. Ancak burada bize söz hakkı verilmiyor'' dedi.
Bu yılki listede üst klasmanı hakemi olarak açıklanmalarına rağmen buraya davet edilmediklerini anlatan Demirlek, ''Biz mağduruz. Bizi töhmet altında bırakıyorlar. Ne yaptıysak açıklansınlar. Babayız, öğretmeniz. Böyle olduğu için toplum içinde bizi zor durumda bırakıyorlar'' diye konuştu.
''Sayın Oğuz Sarvan neden açıklama yapmıyorsunuz?'' diye Sarvan'ın arkasından bağıran Vedat Yüksel ise, ''Burada neyiz biz. Kul hakkından bahsediyor. Bizim burada kul hakkımız yenilmiyor mu? Hem seminere çağırılmıyorum, hem müsabaka verilmiyor. Bir tane muhatap yönetici bulamıyoruz. Buraya geliyoruz, herkes sırtını dönüp gidiyor. Varsa suçumuz günahımız açıklasınlar'' şeklinde konuştu.
Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu (MHK) tarafından düzenlenen 49. Uluslararası Hakem Semineri'nin açılışına, seminere davet edilmeyen üst klasman hakemleri Bülent Demirlek ve Vedat Yüksel'in açıklamaları damga vurdu.
Silivri Klassis Resort Hotel'de bugün başlayan seminerin açılışında, seminere davet edilmediklere halde salona giren üst klasman hakemleri Bülent Demirlek ve Vedat Yüksel, açılış konuşmaları ve UEFA hakem eğitimcisi Jorn West Larsen'i dinledikten sonra, kürsüye yürüyüp, 1 dakika söz hakkı istediler. Hakemler kendilerine söz hakkı verilmeyince, gazetecilere açıklama yaptılar.
Bülent Demirlek, kendilerinin mağdur edildiğini ileri sürerek, ''Bizle ilgili bir yamukluk varsa bu çoktan deşifre olurdu. Biz hala üst klasman hakemi olarak burada tutuluyoruz, bizi neden düşürmediler. Düşürmediklerine göre demek ki problem bizde değil'' dedi.
Kendisinin devlet memuru ve her şeyinin ortada olduğunu anlatan Demirlek, şunları söyledi:
''Bizim 1,5 senelik sessizliğimiz efendiliğimizden. Herhangi bir korkumuz olduğundan değil. Bizler artık dışarı çıkamaz olduk. Bizim de ailemiz, çocuklarımız var. Öğretmen olduğum için öğrencilerim var. Bakın arkalarını dönüp gittiler. Federasyona yazıyoruz cevap vermiyorlar, MHK'ye yazıyoruz cevap vermiyorlar. Biz buraya avukatımız ve noterle geldik. Buraya girerken bile bize hangi muamele yapıldığını herkes gördü. Sadece bizler değil. Bizler piramidin üstünde olduğumuz için dikkat çekiyoruz. Klasman listeleri açıklandığı zaman Anadolu'daki Türk hakemliği ve gözlemcilerde ciddi bir problem başlamıştır. Bunların sorumlusu biz değiliz.''
Bülent Demirlek, sonuna kadar konunun takipçisi olacaklarını vurgulayarak, ''Buranın sonu UEFA ise UEFA, FIFA ise FIFA, en son İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar nereye gidecekse sonuna kadar takip edeceğiz. UEFA'nın yetkilisi burada. Geçtiğimiz yıl ben FIFA hakemiyken müsabakam geri alındı. Burada şikayet edilen Türk hakemi değil mi? Sonra ne oluyor, Şenes Erzik'in açıkladığı gibi 'Yabancı hakem gelsin'e dönüyor iş'' diye konuştu.
-YÜKSEL: ''VARSA BİR SUÇUMUZ YÜZÜMÜZE SÖYLENSİN''-
Vedat Yüksel de daha önceki seminere geldiğinde de aynı muameleyle karşılaştığını ifade ederek, ''Şu anda bizim akreditasyon kartımız yok. Biz buna rağmen oturduk. Fakat bu durumların olacağını tahmin ediyorduk'' dedi.
''Varsa bir suçumuz yüzümüze söylensin'' diyen Yüksel, ''Herkes eteğindeki taşı döksün. Biz ne yaptık, maç mı sattık, ne şerefsizlik yaptık? Bunu açıklasınlar. Hiçbir gerekçe yok'' diye konuştu.
Haklarını aramak için buraya geldiklerini ifade eden Vedat Yüksel, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bizle konuşmuyorlar bile. Sadece 'çalışma ekibini kurduk' diyor. Bizler inşaat işçisi miyiz, 'Seni beğendim, seni beğenmedim'' diye bir şey olabilir mi? Ben Türk futboluna 16 yıl hizmet ettim. Hiç kimse benim hakkımda en ufak bir şey söyleyemez. Kim ne biliyorsa çıkıp söylesin. Hodri meydan diyorum. Kürsüye çıksaydık, 'Lütfen bize neden maç verilmediğini, sayın Oğuz Sarvan açıklasın' diyecektik. Bir şey yaparken bunun gerekçesi olması lazım. Hiç kimsenin babasının çiftliği değil. Burası muz cumhuriyeti değil. Bu şarkı burada bitmez.''
Hakemler, gazetecilere açıklama yaparken, toplantı salonundaki müziğin sesinin yükseltilmesi üzerine, dışarı çıkarak, açıklamalarına devam ettiler.
Yüksel ve Demirlek, ayrılırken gördükleri UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik'in yanına giderek, Erzik ile kısa bir süre konuştu. Şenes Erzik, ''Eski hakem arkadaşlarım olarak konuşuyorum. Daima hakem arkadaşlarımı seviyorum'' dedi.
Vedat Yüksel, Şenes Erzik'e daha önceki bir açıklamasıyla ilgili yanlış anlaşılma olduğunu söylediğini belirterek, ''Şenes başkanımızın bu olaylara girmemesi doğal. Bizim muhatabımız Şenes başkan değil. Saygı duyduğumuz çok değerli bir insan'' diye konuştu.
Yüksel, kapıdan çıkarken de molada bir şeyler içen hakemlere dönerek, ''Bugün bize yarın size. Bunu asla unutmayın'' şeklinde bağırarak, arabalarına doğru gitti.
Öfkeli olan iki hakemden özellikle Vedat Yüksel'in zaman zaman gözlerinin dolduğu görüldü.
Yüksel ve Demirlek'in avukatı Tuğba Sezlikli ise bundan sonra prosedürleri başlatacaklarını belirterek, ''Ciddi bir hak yeme durumu var. Her şey ortada. Müvekkillerimin bu seminere katılma hakkı var. Çünkü üst klasman hakem kendileri. Her türlü müracaatlarımızı yapacağız, gerekirse İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar müracaatlarımızı yapacağız'' dedi.
Hakemlerle birlikte gelen Silivri 1. Noteri Berrin Çınar ise sadece tespit için geldiğini söyledi.
Olayın ardından UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik, Federasyon Başkanı Mahmut Özgener, otelden ayrılırken, ara verilmesine rağmen seminere devam edilmedi.
UEFA Hakem Eğitimcisi Jorn West Larsen, Türkiye'nin UEFA Hakem Konvansiyonuna üyeliğinin onaylanması durumunda, UEFA'nın para ve eğitimci desteği sağlayacağını söyledi.
Silivri Klassis Resort Hotel'de başlayan 49. Uluslararası Hakem Semineri'ndeki açılışın ardından ''Türkiye'nin UEFA Hakem Birliği'ne geçiş süreci'' konulu bir konuşma yapan Larsen, Türkiye'de kaliteli olan hakemlerin, kalitesini tüm eğitimcileri ve gözlemcileriyle birlikte daha da geliştirdiklerini kaydetti.
Çalışmaya başladıklarında kendilerine ''Türkiye'de istikrar yok'' dediklerini kaydeden Larsen, ''Şu anda bir istikrar görüyoruz. Standartları yükseltmeyi istedik. Konvansiyonun bir diğer hedefi de her ülkede seviyeleri eşitlemektir. Türkiye'nin konvansiyona üyeliği onaylanırsa UEFA da para ve eğitimci desteği sağlayacak'' diye konuştu.
Gözlemcilerin konvansiyona göre hakem kurulunun kontrolünde olması gerektiğini anlatan Larsen, ''Bu konuda bir kaç toplantı yaptık. Herkesin bunun çözülmesi için çalışmasını istiyorum. Gözlemciler de bu konuda çalışmalı. Hem gözlemciler, hem hakemler seminerde aynı şeyleri duymalı ki kararlarını aynı şekilde alabilsinler'' dedi.
Jorn West Larsen, Türkiye'de Futbol Geliştirme Merkezi'nin eğitimleri sayesinde 6 ayda 3 bin 555 yeni hakem yetiştirildiğini, bu rakamın inanılmaz olduğunu söyledi.
Yeni sistemlerine göre gözlemcilerin maçı hakemle birlikte maçtan sonra değerlendireceğini kaydeden Larsen, ''Gözlemcilerin de maç analizi konusunda eğitim alması gerekiyor. Ayrıca iletişim becerileri de yüksek olmalı. Rapor yazma eğitimi de alınması lazım'' diye konuştu.
Mentörlük sisteminde de Türkiye'de sıfırdan başladıklarını anlatan Larsen, ''Önce 4 mentör eğittik. Bunların da şimdi 25 mentör yetiştirdiğini öğrendik. Bunun kaliteyi arttıracağını düşünüyorum. Türkiye, çok yerinde bir kararla, akıllı hakemleri mentör olarak seçti. Türkiye'de iyi bir eğitim var, çok oturmuş bir eğitim sistemi var'' diyerek sözlerini tamamladı.
Bu arada, seminerde mentör kursundan başarıyla mezun olanlara sertifikaları verildi.