HABERTURK.COM

Ankara’da 20. kattan şüpheli bir şekilde düşüp ölen Şule Çet’in ölümüne ilişkin davada savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

 Habertürk'ten Fevzi Çakır'ın haberine göre, savcı mütalaasında sanık Çağatay Aksu’nun “kasten öldürme ”, “cinsel saldırı” ve “alıkoyma” suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Savcı sanık Berk Akand’ın ise “kasten öldürmeye yardım” suçunun yanı sıra “cinsel saldırı” ve “alıkoyma” suçlarından cezalandırılmasını talep etti.

Savcının talebine göre, sanık Aksu’nun “kasten öldürme” suçundan müebbet, “alıkoyma” ve “cinsel saldırı” suçlarından ise 39 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istenmiş oldu. Sanık Akand’ın ise 'cinsel saldırı', 'alıkoyma' ve 'kasten öldürme' suçlarına yardımdan toplam 31 yıl hapisle cezalandırılmasını talep etti.  

ÇET’İN AVUKATI: NİTELİKLİ HALDEN CEZA VERİLSİN

Şule Çet'in avukatı Umur Yıldırım, sanıkların üzerlerine atılı suçların nitelikli hallerinden cezalandırılmalarını ve hiçbir indirim uygulanmamasını talep etti. Suçlamaları bir kez daha reddeden sanık Çağatay Aksu ise “Bizim bu suçu işlemediğimiz çok net ortada” dedi. Yine suçlamaları kabul etmeyen Berk Akand ise “Vicdanım rahat” diye konuştu. Sanık avukatları ise olayın intihar olduğunu savundu.

Yoğun bir katılımın olduğu duruşmada Şule Çet'in erkek arkadaşı Furkan C. tanık olarak dinlendi. 

Furkan C. özetle şunları söyledi:

“1,5 yıllık ilişkimiz vardı. Sorunlu bir ilişkimiz olmadı. İş nedeniyle aramızda normal bir soğukluk vardı. Ölümünden 3-5 gün önce benim iş yerime geldi, sonra patronları ile görüşeceğini söyledi. Öldüğü gün telefonla görüştüğünü söyledi. Sabah 11’de beni Şule’nin aynı iş yerinde çalışan arkadaşı arayarak, Şule’nin öldüğünü söyledi. En son yüz yüze 3 veya 4 gün önce görüştüm. Ondan sonra olay gününe kadar konuşmadım. Utanarak söylüyorum. Şule ile cinsel birlikteliğimiz vardı. Tahminin son ilişkimiz olaydan 9-10 gün önce oldu. Psikolojik durumu iyiydi. İlaç kullanmıyordu. Köpeği ile çok mutluydu. Son günlerde herhangi bir sıkıntısı yoktu. Psikolojik rahatsızlıkla hastaneye gittiğine şahit olmadım.”

SANIKLAR CEZAEVİNDE MEKTUPLAŞMIŞ

Sanıklar Berk Akand ve Çağatay Aksu cezaevinde birbirlerine yazdıkları mektup dava dosyasına girdi. Çet’in avukatları neden mektup yazdıklarına dair sanıklara soru yöneltti. Sanıklar dava ile gelişmeleri paylaşmak için mektuplaştıklarını söyledi. Sanık Çağatay Aksu “Ya beraber çıkarız, ya beraber batarız” ifadesini neden kullandığını sordu. Aksu, “Gayet normal, sosyal medyada, yapılan yanlış haberlerde durum ortada. Ne maksatla sordunuz anlamadım” dedi.

YUHALAMA SESLERİ

Duruşmada Çet avukatı sanıklara ait dokuların Çet’in tırnakları arasında bulunduğunu söyledi. Bu ifadeye sanık avukatları itiraz etti. Bir sanık avukatı, “Adli Tıp raporunda sadece Akand’ın dokusu var. Çağatay’ın değil. Dosyaya hakim değilsiniz. Şov yapmayın” dedi. Bu ifadeler üzerine salonda yuhalama sesleri yükseldi.

Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet, 29 Mayıs 2018'de Ankara'daki bir plazanın 20'nci katından düşerek yaşamını yitirmiş, olayla ilgili Çağatay Aksu ve Berk Akand hakkında "cinayet", "nitelikli cinsel saldırı" ve "hürriyeti tahdit" suçlarından dava açılmıştı.

'ŞULE ÇET İÇİN ADALET'

DHA'nın haberine göre, duruşma öncesi adliye önünde toplanan Ankara Kadın Platformu, Kadın Meclisleri ile çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve üyeleri 'Erkek adalet değil gerçek adalet', 'Şule Çet için adalet' yazılı pankart açarak, Boyun eğme, katillerden hesap sor sloganları attı. Kadın dernekleri adına konuşan Deniz Akıl, "Şule Çet başta olmak üzere, işlenen tüm kadın cinayetlerinin üzerinin örtülmemesi için buradayız. Burada olmaya devam edeceğiz. Ta ki adalet yerini buluna kadar. Kadın cinayetleri durana kadar" dedi.

CEREN'İN BABASINDAN DESTEK

DHA'nın haberine göre, Ankara'da Çankaya Üniversitesi'nde, sınavda kopya çekerken yakaladığı öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından geçen 2 Ocak'ta öldürülen Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel'in babası Mustafa Damar da kadınlara destek verdi. Mustafa Damar, "Öldürülen kadınlarımızın sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Gün geçtikçe toplum duyarsız, sessiz kalamaz. Kadın cinayetleri davaları başka noktalara evrilmiştir. Akıl dışı, mantık dışı, ahlak dışı, hukuk dışı yöntemlerle öldürülen Şule Çet’lere, Ceren Damar’lara iftiralar atılmaya ölülerin hatıralarına saldırılmaya ve öldürülen kadınlarımızın, kızlarımızın naaşları üzerinde tepinmeye başlamışlardır. Ceren Damar’ların, Şule Çet’lerin ruhları sizin yakanızı bırakmayacak. Biz de bırakmayacağız. Adaletin tecelli etmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız" diye konuştu.