Taşıyıcı annelik günah mı? Diyanet'e göre taşıyıcı annelik caiz mi?
Evlat sahibi olmak, neslini devam ettirmek ve bir çocuğun masum gülüşüyle yuvasını şenlendirmek, insanoğlunun fıtratında var olan en köklü ve en güçlü arzulardan biridir. Ancak biyolojik nedenler, sağlık sorunları veya genetik faktörler, bazı çiftlerin bu hayale ulaşmasını zorlaştırabilir hatta imkansız hale getirebilir. Günümüz tıp teknolojisi, tüp bebek gibi yöntemlerle pek çok aileye umut ışığı olsa da, kadının rahminin hamileliğe elverişli olmadığı durumlarda tıp dünyası "taşıyıcı annelik" gibi alternatif ve bir o kadar da tartışmalı çözümler sunmaktadır.
ABONE OLBir başkasının rahmini kiralayarak veya gönüllü yardımıyla çocuk sahibi olma fikri, çaresizlik içindeki aileler için bir çıkış yolu gibi görünse de, işin içine dini, ahlaki ve hukuki boyutlar girdiğinde durum oldukça karmaşıklaşır. Modern tıbbın sınırları zorlayan bu uygulaması karşısında vicdanları ve inançları arasında sıkışıp kalanların en çok merak ettiği "Taşıyıcı annelik günah mı, Diyanet'e göre taşıyıcı annelik caiz mi ve İslam fıkhı bu yönteme nasıl bakıyor?" soruları, günümüzün en güncel biyoetik tartışmalarından biridir. İşte annelik kavramının fıkhi sınırları...
İslam hukuku, ailenin korunmasına ve "nesebin" (soyun) karışmamasına hayati derecede önem verir. Bir çocuğun annesi ve babasının kim olduğu, miras hukukundan evlilik yasaklarına kadar pek çok dini hükmün temelini oluşturur. Taşıyıcı annelik yönteminde, genetik anne-baba ile çocuğu doğuran annenin farklı kişiler olması, "Gerçek anne kimdir?" sorusunu beraberinde getirir. Doğuran mı, yoksa yumurtasını veren mi? Bu karmaşa, sadece biyolojik bir detay değil, aynı zamanda manevi ve toplumsal bir kriz potansiyeli taşır. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın tüp bebek ve taşıyıcı annelik konusundaki hassas çizgilerini, nesebin korunması ilkesini, bu yöntemin neden zina kapsamında değerlendirilebileceğine dair görüşleri ve İslam alimlerinin ittifak ettiği noktaları bu yazımızda tüm detaylarıyla ele alıyoruz.